Pentagon’un baharda Musul’a bir taarruz planlandığı açıklamasının ardından tartışmalar büyük ölçüde çeşitli Iraklı ve Kürt birliklerinin eğitimine ve mevzilenmesine odaklandı. İslam Devleti’nin (İD) Irak’taki merkezi sayılan Musul’da faal olan yerel direniş gruplarının bu harekâta olası katılımı ise sadece fısıltıyla konuşuluyor.
Bu gruplardan Özgür Subaylar Hareketi, şubatta şehirdeki iki İD komutanını sessiz sedasız öldürdü. Ancak Pentagon yetkilileri bu grupların varlığını pek kale almıyor. Oysa Musul’da askeri başarı kazanmak bir yana, sürdürülebilir bir yönetim stratejisi oluşturmayı hedefleyen herhangi bir askeri plan yerel direniş gruplarına bu harekâtta etkin görev vermek zorundadır.
Musul’daki Sünni halkın haziran 2014’ün ilk haftalarında İD’i bir nevi memnuniyetle karşıladığı doğru. Zira örgüt, Şii hâkimiyetindeki ordunun baskı altında tuttuğu Musul’un Sünni kurtarıcısı olarak algılandı.
İD, 2014’te ele geçirdiği Musul’un yabancısı değildi. Son birkaç yıldır Irak El Kaidesi, Mücahitler Meclis Şurası ve Irak İslam Devleti adlarıyla Musul’da çeşitli yasa dışı faaliyetler yürütmüştü. Bunlara para sızdırma, haraç ve kara borsa kaçakçılığı da dâhildi. Örgütün bu müphem konumu, Musul halkında İD’in hedeflerine dair büyük bir kaygı uyandırmamıştı. Ancak örgüt temmuzda kendi Şeriat anlayışını hayata geçirince durum değişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.