Ana içeriğe atla

İsrail ile Nusra Cephesi Suriye’de iş birliği mi yapıyor?

Güney Suriye’deki muhalif aktivistlere göre Nusra Cephesi’nin Kuneytra ve Dara’da son dönemde elde ettiği kazanımlarda İsrail kilit bir rol oynadı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Israeli soldiers observe the Syrian side of the Quneitra border crossing between the Israeli-controlled Golan Heights and Syria, August 29, 2014. U.N. officials shuttled along the rocky frontier between Syria and the Israeli-occupied Golan Heights on Friday, trying to establish the whereabouts of 44 United Nations peacekeepers seized by al-Qaeda-linked militants inside Syria. Israeli forces took up positions at Quneitra, a fortified crossing between Syria and the Golan, barely 400 meters (437 yards) from Nu

KUNEYTRA, Suriye — Suriye krizinin başlangıcından bu yana Şam yönetimi olaylarda gizli İsrail parmağından söz eder. Bu ithamlar, özellikle mayıs 2013’te Humus kırsalındaki Kuseyr çarpışmalarının ardından ve eylül 2014’te alevlenen güney cephesinde isyancıların sağladığı başarılar üzerine dile getirildi. Aralık ayında yayımlanan Birleşmiş Milletler raporları da rejimin İsrail’in güneydeki isyancılarla irtibatlı olduğu iddialarını doğrular nitelikte.

Mart-mayıs 2014 dönemini kapsayan BM raporu, BM Ateşkes Gözlem Misyonu’nun (UNDOF) Golan’daki ateşkes hattında isyancılar ile İsrail ordusu arasında temaslar tespit ettiğini, temasların bilhassa Suriye ordusu ile isyancılar arasında şiddetli çarpışmaların yaşandığı günlerde gerçekleştiğini belirtiyor. Rapora göre BM güçleri isyancıların ateşkes hattını geçerek 89 yaralıyı İsrail tarafına taşıdığını, tedavisi tamamlanan 19 kişiyi ve iki naaşı da teslim aldığını tespit etti. Bir diğer tespite göre İsrail ordusu iki koliyi Golan’ın Suriye tarafında isyancılara teslim etti.

Konunun hassasiyeti nedeniyle Muhammed Kasım takma adıyla anacağımız Kuneytralı bir aktivist, İsrail ordusu ile isyancılar arasındaki temasların Dara ve Kuneytra’daki çatışmaların eylül ayında alevlenmesi öncesinde arttığını anlattı.

Eylüldeki taarruzda isyancılara destek vermiş olan Kasım Skype üzerinden yapılan görüşmede Al-Monitor’a şunları aktardı: “27 Eylül’de Kuneytra’nın alınmasıyla sonuçlan taarruzun öncesinde Nusra Cephesi liderlerinden Ebu Darda ile İsrail ordusu arasında saldırıya hazırlık babında temaslar ve koordinasyon oldu. Çatışmaya kısmen katılan Özgür Suriye Ordusu’nun bir komutanına göre İsrail askerleri, sınır bölgesinin haritalarını ve Suriye ordusunun güneydeki stratejik noktalarının yerlerini Ebu Darda’ya iletti.”

Kasım’a göre isyancıların El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi önderliğinde Kuneytra sınır kapısına taarruzu İsrail ordusu ile Ebu Darda üzerinden sağlanan koordinasyonla gerçekleşti. Kasım “Çatışmalar esnasında İsrailliler bir dizi rejim noktasını yoğun bombardımana tuttu, savaşçıların ilerleyişini engellemeye çalışan bir savaş uçağını düşürdü, başka uçaklara da ateş açtı.” dedi.

Medyada çıkan haberlere göre Nusra’nın başını çektiği isyancılar ile Suriye ordusu arasında çatışmaların yoğunlaştığı günlerde İsrail, Suriye’ye ait bir MiG-21 uçağını Golan Tepeleri üzerinde 23 Eylül’de düşürdü.

Kasım’a göre İsrail çatışmalar öncesinde isyancılara haberleşme cihazları ve tıbbi malzeme verdi. Savaşçıların bu cihazlar sayesinde daha iyi iletişim sağladığını anlatan Kasım, tıbbı yardımın da Suriye’nin güney ve güneybatısında kurulan dört yeni sahra hastanesine gönderildiğini kaydetti.

Kasım, İsrail’in işgal altındaki Golan sınırında ufak bir sığınmacı kampının kurulmasına da müsaade ettiğini aktardı: “Kampta onlarca Suriyeli ailenin kaldığını BM raporları da teyit etti. İsrail buraya insani yardım da sağlıyor. İsrail tarafına sıkça geçen, hatta bazısı bunu günde üç defadan fazla yapan isyancılar bu kampa da gidiyor.”

Kasım, yaralıların İsrail tarafına taşınmasına dair de şunları aktardı: “Bizim sahra hastanelerinde tedavi edilemeyen ağır yaralı her savaşçı veya sivil hemen Golan’ın İsrail kontrolündeki tarafına taşınıyor ve oradan bir İsrail askeri devriyesinin eşliğinde sivil ambulansla hastaneye götürülüyor. Daha sonra isyancılar İsrail ordusuyla temas kuruyor ve yaralıların durumunu öğreniyor.”

Bölgede görev yapan rejim birlikleri İsrail’in isyancılara yardım ettiğinin farkında. General Rami El Hasan komutasındaki birlikler, Kuneytra vilayetinin Madinat El Baas kasabasının girişlerinde konuşlanmış durumda. İsyancı kontrolündeki bölgelerin bitişiğinde bulunan kentin her yerinde zırhlı araçlar, tanklar ve onlarca kontrol noktası var.

General Hasan konuya ilişkin şunları aktarıyor: “İsrail ordusu ile militanlar arasındaki iş birliği ilk meyvesini militanların Kuneytra’da sınır kapısını ele geçirmesiyle verdi. İsrail, ‘açılan ateşe karşılık verme’ görüntüsü altında isyancılara koruma sağlayarak destek verdi, Suriye hava kuvvetlerinin müdahalesini engelledi ve uçaklarımızdan birini düşürdü. İsrail, militanlara Suriye ordusunun tahkimatlarına karşı teçhizat da sağladı. Golan’ın tamamını kontrol etmek isteyen İsrail, BM gözlemcilerinin ürkütülmesinde etkili oldu ve bunların, çoğu görev noktasından çekilmesini sağladı.”

Nusra Cephesi ve isyancılar, 4 Ekim’de Kuneytra kırsalına komşu kuzeybatı Dara kırsalındaki Tel El Hara’yı ele geçirdi. Yine takma isimle andığımız Daralı muhalif aktivist Gazvan El Hurani, İsrail’in desteği olmadan bu büyük zaferin kazanılamayacağını belirtti ve Nusra Cephesi ile İsrail arasında temaslara tanıklık ettiğini kaydetti.

Hurani Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Tel El Hara savaşında İsrail’in desteği üst düzeydeydi. Planlama, taktik ve takip bakımından bu savaşın mimarı İsrail ordusu oldu. Savaşçılara haberleşme cihazlarından Arapça ayrıntılı talimatlar geldi, anbean ne yapmaları gerektiği söylendi.”

Hurani ayrıca Tel El Hara’da rejime ait muhabere merkezinde onlarca sinyal kesici, verici ve gözlem cihazının yanı sıra gelişkin radar teçhizatının ele geçirildiğini, Nusra Cephesi’nin buradaki belgeleri, haritaları ve taşınabilir cihazları kapalı kamyonlara yükleyip bilinmeyen bir yere götürdüğünü anlattı.

Hükümetin güney Suriye’de çalışır durumdaki son gözetleme merkezi olan Tel El Hara’daki hava keşif istasyonu, isyancıların eline geçtiği 7 Ekim’den bir ay önce İsrail uçaklarınca 5 Eylül’de bombalandı.

General Hasan’a göre bu tesadüf olamaz: “İsrail’in Tel El Hara’ya saldırı düzenlemesi ve sonra militanlara da buraya saldırı emri vermesinin nedeni buradaki radar istasyonunun 2012-2013’te ve en son 2014’ün başlarında yeni teknolojiyle modernize edilmiş olmasıydı. Suriye Savunma Bakanlığı’nın Rusya’yla yürüttüğü ortak çalışmayla istasyonun kapsama alanı işgal altındaki Filistin’in güneyini, Suudi Arabistan’ın kuzeyini, Kıbrıs’ı ve Akdeniz’i kapsayacak şekilde genişletilmişti. İsrail, işgal ettiği Golan’daki hareketlerinin Suriye askeri tarafından izlenmesini, uçaklarına havada önleme yapılmasını engellemek istiyor.”

Komutana göre İsrail, militanlara askeri ve lojistik destek vermekle, yaralıları tedavi etmekle kalmıyor, onlara Golan’daki bir kampta askeri eğitim de veriyor: “Bu kampı UNDOF sorumlusuna şikâyet ettik ve burayı hedef alacağımıza dair uyarıda bulunduk. Ancak gözlemciler yanıt vermedi ve kamp hâlâ orada duruyor.”

Kasım ve Hurani bu hassas konuları Al-Monitor’la konuşurken gergindi. Kesik kesik cümleleri, titrek sesleri ve yanlarına biri yaklaşınca iletişimin aniden kesilmesi bu bilgileri ifşa ederek kendilerini tehlikeye attıklarına işaret ediyor. İsyancılara yakın olan birçok muhalif aktivist gibi onlar da İsrail ile iş birliğini devrime ihanet olarak görüyor.

Kasım sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bu koordinasyon işi ihanet anlamına geliyor. Binlerce insan öldü. Bunlar başkaları düşmanla gizli iş birliği yapsın diye can vermedi. Devrimi kimseden yardım almadan başlattık ve kimseden yardım almadan da sona erdireceğiz. Hele de ülkemizin bir parçasını işgal eden, Filistin’de kan dökmüş ve dökmeye devam eden, binlerce insanı evinden eden ve etmeye devam edenlerden yardım almayacağız.“

More from Khaled Atallah

Recommended Articles