Ana içeriğe atla

Lübnan vize düzenlemesiyle Suriyelilerin çilesini artırıyor

Suriyelilere Lübnan’a girmek için vize koşulu getiren yeni düzenlemeler, Suriyeliler arasında olduğu gibi Lübnan hükümetinde de şaşkınlık ve kafa karışıklığı yarattı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Syrians stand in a queue to get a visa stamp entering Lebanon town during their arrival at the Lebanese Masna'a border point in eastern Bekaa of Lebanon January 22, 2013. 
REUTERS/Jamal Saidi  (LEBANON - Tags: POLITICS CIVIL UNREST) - RTR3CSRV

BEYRUT- 2015’in başlarında Lübnan-Suriye ilişkilerinde bir ilk yaşandı. Lübnan, Suriye vatandaşlarının ülkeye girişi veya ülkeden geçişi için vize koşulu getirdi.

1943’te Lübnan’ın, 1946’da Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasından bu yana Lübnan ve Suriye vatandaşları iki ülke arasında oldukça özgür bir şekilde gidip gelebiliyordu. Suriyeliler sadece kimlik belgesiyle Lübnan’a giriş yapabiliyor, Lübnan’da ikamet edip çalışabiliyordu. Bunun için ne kendileri herhangi bir mali veya idari yükümlülüğe tabiydi ne de işverenlerden herhangi bir harç alınıyordu. Çalışma iznine bile gerek yoktu.

Ancak şimdi tüm Suriyeliler ülkeye giriş nedenlerini belirterek form doldurmak ve istenen diğer evrakları sunmak zorunda. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Başkanı Tümgeneral Abbas İbrahim bu değişikliği Lübnan’daki Suriyeli mülteci sayısının 1,6 milyona ulaşmış olmasına bağladı.

Bakanlar Kurulu 23 Ekim 2014’te Suriyeli mültecilerden sorumlu bakanlar komitesince hazırlanan bir belgeyi onaylamıştı. Bu belgede Lübnan’ın “istisnai insani durumlar hariç sınırdaki mülteci akınını durdurmak ve giriş yapanları giriş sebebine göre kayıt altında almak’’ zorunda olduğu belirtiliyor, alınan tedbirlerin “doğru şekilde uygulanmasına” vurgu yapılıyordu. Belgede ayrıca “bu hususta Lübnan yasalarının katı şekilde uygulanması, Suriye’den girip Lübnan yasalarını ve giriş koşullarını ihlal edenlerin mülteci statülerinin iptal edilmesi’’ gerektiği belirtiliyordu.

En çarpıcı gelişme ise 5 Ocak’ta yaşandı. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan EGM, Suriyelilerin giriş vizesi almak zorunda olduğunu duyurdu ve her biri belgelerle desteklenmesi gereken dokuz vize çeşidini açıkladı: turist vizesi, ticari vize, taşınmaz mülk sahibi vizesi, öğrenci vizesi, transit geçiş vizesi, tıbbi tedavi vizesi, yabancı elçiliklerle görüşme vizesi ve Lübnan davetli kişi vizesi. Ülkede kalış süresi tüm vizeler için azami bir ay ile sınırlandırıldı.

Al-Monitor’a konuşan güvenlik kaynakları, Lübnan ile Suriye arasında mayıs 1991’te imzalanan Kardeşlik, İşbirliği ve Eşgüdüm Anlaşması göz önüne alındığında bu adımın “şaşırtıcı’’ olduğunu belirtti.

Suriyelilerin ise muhtemelen en kötü beklentisi süreci düzenleyen hukuki kurallar olmadan yeni mültecilerin girişine izin verilmemesiydi.

Yeni düzenlemeler itirazlarla karşılaştı. Hükümetteki bazı partiler, bu kararın oluşmasında yer almadıklarını ve yeni kurallara karşı olduklarını açıkladı.

8 Mart Koalisyonu’ndan bakan düzeyindeki kaynakların medyada yer alan demeçlerine göre Hizbullah ve Emel Hareketi’ne mensup bakanlar, yeni uygulamayı kabul etmediklerini Başbakan Temmam Selam’a iletti ve vize getirilmesine değil, sadece mültecilerin girişinin düzenlenmesine onay vermiş olduklarını öne sürdüler.

Suriye’nin Lübnan Büyükelçisi Ali Abdül Kerim Ali de hoşnutsuzluğunu dile getirerek bu kararın ülkesiyle koordineli şekilde alınmadığını söyledi ve Lübnan hükümetinin yeni düzenlemeleri uygulamamasını diledi.

General İbrahim ise 12 Ocak’ta El Masnaa Sınır Kapısı’nı teftiş ederken şu yanıtı verdi: “Suriyelilerin Lübnan’a girişini düzenleyen uygulamalar son günlerde dile getirilen bazı eleştirilere rağmen sürecek.’’ Ancak bunu söyledikten sonra “Vize konusu bir seçenek değildir.’’ diye ekleyerek Suriyelilerden vize istenip istenmeyeceği konusunda kafa karışıklığına yol açtı.

Konuya ilişkin bilgi veren kaynaklara göre yeni tedbirler İçişleri Bakanı Nuhad Maşnuk ve Başbakan Selam arasında kararlaştırıldı. Konu Bakanlar Kurulu’na getirilmedi. Çünkü 8 Mart Koalisyonu’na mensup bakanlar bu tedbirlere karşı çıkar ve Suriye ile koordinasyon talebinde bulunurdu. Bu talep ise mevcut Suriye rejimiyle her türlü teması reddeden 14 Mart Koalisyonu’na mensup bakanlar tarafından kabul görmezdi.

Kaynaklar, vize konusundaki karışıklık ve gerginliğin İbrahim’i Suriyeli yetkilileri bilgilendirmek üzere 14 Ocak’ta Şam’a gitmeye sevk ettiğini belirtti. İbrahim bu ziyareti gerçekleştirirken Lübnan Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama yaparak şöyle dedi: “Suriyelilerin Lübnan’a giriş yapmak için herhangi bir vize almaları gerekmiyor. Ancak geliş sebeplerini açıklamaları ve gerekli belgeleri sunmaları gerekiyor.’’

Maşnuk da akabinde şöyle dedi: “Vize gerektirmeyen ve daha ziyade mülteci olmayan Suriyelilerin girişini düzenleyen bu tedbirler geri alınmayacaktır.’’

Kaynaklara göre tüm bu açıklamalar Lübnan’ın şimdilik Suriyelilere vize konusundaki tutumunu değiştirdiğini açıkça gösteriyor.

Vize kararı EGM’nin açıklamasında şöyle duyurulmuştu: “5 Ocak 2015’ten itibaren Lübnan’a giriş yapmak isteyen Suriye vatandaşları giriş vizesi almak zorundadır.” O günden bu yana Lübnanlı yetkililer ve Dışişleri Bakanlığı tutum değiştirmiş olsa da EGM henüz konuya bir açıklık getirmiş değil.

Kaynaklara göre Suriye’nin durumu tırmandırması hâlinde ortaya çıkacak olumsuz sonuçları önlemek adına durumu yatıştırma yoluna gidildi. Bu bağlamda en ciddi olumsuzluk, Lübnan’ı diğer Arap ülkeleriyle bağlayan tek güzergâh olan Suriye topraklarından geçiş konusunda yaşanabilir. Kaynaklar “Suriye tarafı daha önce yaptığı gibi sınırı kapatmaya karar verirse ne olacak?’’ sorusunu gündeme getiriyor.

Kaynaklara göre Şam’ın savaş esnasında Suriye’ye giren Lübnanlıların sayısını kısıtlama maksadıyla mütekabiliyet ilkesine başvurup Lübnan vatandaşlarına vize şartı getirmesi hâlinde oluşacak olumsuz etkiler, şu an değerlendirilemez. Ancak Suriye’deki durum istikrara kavuştuğunda ve Lübnan vatandaşları Irak, Türkiye, İran, Ürdün gibi ülkelere gitmek için veya ticari amaçlarla yine Suriye üzerinden seyahat etmeye başladığında olumsuz yansımalar kaçınılmaz olarak ortaya çıkacak.

EGM yeni düzenlemelere ilişkin resmi olarak herhangi bir güncelleme yapmış değil. Dolayısıyla bunlar şimdilik geçerliliğini koruyor. Düzenlemeler, Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin artmasını önleyip bir kısım mülteciyi de hukuki statüye kavuşturmuş olsa da hâlihazırda ülkede bulunan 1,6 milyonu aşkın mültecinin yarattığı kriz aynen devam ediyor.