Petrol fiyatları hızla düşerken basında çıkan haberler Suudi Arabistan’ın bu durumdan rahatsız olmadığı izlenimini yaratıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise ekimde yayımladığı raporda Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez ülkelerini ekonomik reformlar yapmaya, harcamaları ve devlet desteklerini kısmaya ve özel sektörde istihdam yaratmaya çağırdı. Raporda ülkelerin iç enerji tüketimlerini de ele alması gerektiği vurgulandı. Zira Suudi Arabistan son beş yılda 1 milyon varillik petrol ihracatını kesti.
Ancak IMF odadaki fili, yani Suudi toplum sözleşmesini göz ardı ediyor. Devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan petrol, tüm Suudi ekonomisinin dayanağıdır. Rantiye devlet Suudi Arabistan’da siyasi istikrarın garantörüdür. Ekonominin bel kemiği olan devlet projeleri, zengin sınıflara gelir, orta ve dar gelirli sınıflara da iyi ücretli iş olanakları sağlar. Öte yandan zenginlik paylaşımının nihai hakemi de devlettir.
Düşük petrol fiyatları Suudi ekonomisini etkileyecektir. Suudilerin bu duruma uyum sağlaması kolay görünmüyor. Bu, Suudi Arabistan’ın düşük petrol fiyatları sorunuyla ilk karşılaşması değil. 1986 tecrübesine bakarak üç politikanın benimsenmesi olası görünüyor. Devlet muhtemelen kendi rezervlerini kullanmak, kamu projelerini kısmak ve kamu istihdamını azaltmak durumunda kalacak.
Suudi Arabistan, mart 1986’da modern tarihinde ilk kez petrol arzı fazlasından kaynaklanan bir kriz yaşadı. Kasım 1985’te 32 dolar olan varil fiyatı 10 dolara düştü. Daha sonra 2008’de tarihi bir seviyeye çıkarak 147 doları gören varil petrolün fiyatı, ocak 2009’da yeniden 40 dolara düştü. Her iki örnekte de petrol, altı aydan kısa bir sürede yüzde 60’tan fazla değer kaybetti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.