Ana içeriğe atla

Kürtlerin Sincar taarruzu bazı Yezidiler için çok geç

Sincar savaşının sonucu ne olursa olsun kasabayı İslam Devleti’ne terk etmekle suçlanan Peşmerge’nin Yezidilerin güvenini yeniden kazanması zaman alacak. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Female fighters of the Kurdish People's Protection Units (YPG) stand near the border between Syria and Iraq, close to the Iraqi town of Snoun December 22, 2014. On Sunday, Kurdish and Yazidi fighters battled to take the Sinjar back from Islamic State after breaking a months-long siege of the mountain above it. Seizing the town would restore the majority of territory Iraq's Kurds lost in Islamic State's surprise offensive in August Picture taken December 22, 2014. REUTERS/Stringer (IRAQ - Tags: POLITICS CIVI

SİNCAR DAĞI, Irak — Latif Alo, Sincar’a savaşmaya giden 40’lı yaşlarında bir Kürt. Kasabaya giden tek yolda arabasıyla ilerleyen Alo cepheye varmak için heyecanlı. ABD önderliğindeki koalisyonun hava saldırılarından destek alan Kürt güçleri ile İslam Devleti (İD) militanları arasındaki şiddetli çarpışmalar bölgede devam ediyor. Alo bu göreve giderken babasından kalma eski BRNO tüfeğini almış, beline de deri bir mermi kemeri takmış.

Bombardımanların sesi bölgede yankılanırken dağın güney eteklerinde yer alan Sincar kasabasından dumanlar yükseliyor. Alo “Buraya Daeş’le savaşmaya geldim. Birçok kızımızı kaçırdılar. Namusumuza el sürdüler. Kızlarımızı kurtarmaya geldim.” diyor.

Hava saldırılarıyla desteklenen Kürt Peşmerge birlikleri, aralık ayının üçüncü haftasında Sincar bölgesinde 3 bin kilometre karelik bir alanı 48 saatten kısa sürede geri aldı. Iraklı Kürt yetkililer bu başarıyı İD’e karşı küresel savaşta şu ana dek kazanılan en büyük zafer olarak tanımladı.

Ne var ki Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna göre bu zafer birçok Yezidi için fazlasıyla gecikmiş olabilir. Örgütün deyimiyle Yezidiler, yaz aylarında Sincar’ı ele geçiren İD militanlarının ”eşi benzeri olmayan barbarlığına” uğradı. Yüzlerce Yezidi katledildi. Birçok kadın ve kız hâlen kayıp. Yezidileri savunma görevini yerine getiremeyen Peşmerge, azınlığın güvenini yeniden kazanmak için şimdi çok daha fazlasını yapmak durumunda.

Yezidilerin trajedisi ağustosta başladı. Sincar’da İD’in saldırısına uğrayınca bölgeden çekilen Peşmerge güçleri, binlerce Yezidi’yi onları şeytana tapan ve katledilmeye, köleleştirmeye ya da Müslümanlaştırmaya müstahak bir topluluk olarak gören radikal örgütün insafına terk etti. Kaçabilenler, yazın kavurucu sıcağında çorak dağlara kaçtı. Yezidilerin trajedisi, ABD Başkanı Barack Obama’yı ABD askerlerinin Irak’tan çekildiği 2011 yılından bu yana ilk hava saldırısının emrini vermeye sevk etti. Komşu ülke Suriye’den de Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) mensup Kürt savaşçılar, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile birlikte Yezidilerin yardımına geldi. Bu savaşçılar, binlerce Yezidi’yi güvenli bölgelere tahliye edip dağlarda konuşlandı.

Adını Ebu Malik olarak veren 26 yaşındaki bir Yezidi gönüllüsü ağustosta dağlara kaçanlardan biri. Dağ çevresindeki kuşatma yarılınca Sincar kasabasının kurtarılmasına yardım etmek üzere geçenlerde geri gelen Ebu Malik şöyle diyor: “Sincar’ı kim savunuyorsa onun yanında yer alırız. PKK’nin katkısı büyük oldu. Sincar halkı en çok PKK’yi seviyor. PKK, hiçbir karşılık beklemeden binlerce aileyi kurtardı.”

Sincar Dağı’nın bir köyünde vadiyi gören bir tepeye yeni gömülen yaklaşık 10 YPG savaşçısının mezarı Kürtlerin bu savaşta ödediği bedeli anlatıyor.

Sincar olayları, bölgede en yaygın desteğe sahip olan ve onu savunma sorumluluğu taşıyan Kürdistan Demokratik Partisi’ne (KDP) de siyaseten zarar verdi. Birçok Yezidi KDP tarafından satıldıklarını düşünüyor.

Kürt yetkililer ise İD’i Sincar’da durdurma imkânlarının olmadığını, çünkü ellerindeki tüm silahların eski olduğunu, militanların ise haziranda Musul’u aldıktan sonra Irak ordusunun terk ettiği silah depolarını yağmaladığını söylüyor.

Ancak İD’in saldırdığı gün Sincar kasabasının yakınında görev yapan KDP’li bir Peşmerge mensubu “Yaşanan trajedi önlenebilirdi.” diyor. Kimliğinin gizli kalması koşuluyla konuşan bu kişi şöyle diyor: “Daeş’e karşı koysaydık yemin ederim ki bu bölgeyi asla alamazlardı. Direnmiş olsaydık onları mağlup ederdik.”

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı ve aynı zamanda KDP lideri olan Mesud Barzani, iki oğlunu ve üst düzey parti yetkililerini de yanına alarak 21 Aralık’ta yaptığı açıklamada Sincar’ı kısa sürede kurtarma ve “insanlık düşmanlarını” bertaraf etme sözü verdi.

Sincar’daki son taarruza bizzat nezaret eden Barzani devamında şöyle konuştu: “Bu başı dik, dağlardan yürekli Peşmerge’yi selamlamak istiyorum. Bu harekâtla birlikte toplumumuzun aziz bir parçasının onuru iade edilmiştir.”

Kentteki çatışmalarda yaralanan Peşmerge savaşçıları, dağın tepesinde kurulan seyyar hastaneye götürülüyor. Yaralıları taşımak için ambulanslar teyakkuzda bekliyor. İD’in sözcüsü olan Bayan kanalı, 25 Aralık’ta Peşmerge’nin topçu ateşi ve füzelerle hedef alındığını bildirdi.

Yaklaşık 60 gündür Sincar Dağı’nda bulunan Hacı Necmi Hüseyin ismindeki Peşmerge mensubu, canları pahasına İD’i bertaraf etme mücadelesi verdiklerini söylüyor: “Uluslararası toplumun uçak ve silah desteğiyle birlikte bu savaşta kanımızla bedel ödemeye hazırız.”

Hava bombardımanları ve Kürt-Yezidi birliklerinin karadaki mücadelesine rağmen İD militanları Sincar kasabasında tutunmaya devam ediyor. Sincar, İD’in kalesi Musul’u kendinden menkul İD halifeliğinin Suriye’deki bölgelerine bağlayan bir yolun üzerinde bulunuyor.

Sincar’daki harekâtın başlangıcından bu yana bölgede toplu mezarların bulunduğu haberleri çıkıyor. İD’in Yezidilere karşı insanlık ve savaş suçları işlediğini belirten Uluslararası Af Örgütü şöyle diyor: “Birçok kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Buna tecavüz ve cinsel şiddetin başka türleri de dâhil. Ayrıca birçok kişi İslamiyet’i kabul etmek için baskı gördü.”

Yerinden edilmiş yaklaşık 8 bin Yezidi Sincar Dağı’nda kamplarda yaşıyor. Buradaki zor koşullara rağmen memleketlerine yakın olmaktan dolayı memnunlar ve çok geçmeden evlerine dönmeyi umuyorlar.

Gökyüzünde uçaklar ve insansız hava araçları devriye gezerken 17 yaşındaki Base Sino, ekmek için hamur yoğuran annesinin yanında bir çadırın içinde oturuyor. Beş aydır kampta kalan ve sadece ekmek, su, pilav ve makarna yiyerek yaşayan Base şöyle diyor: “Daeş kötü. İnsanları katlettiler ve onurumuzu çaldılar. Sincar ne zaman kurtarılır bilmiyorum ama artık köyüme dönmek istiyorum.”

More from Fazel Hawramy (Iraq Pulse)