Ana içeriğe atla

Dara yavaş yavaş Suriyeli isyancıların eline geçiyor

Suriyeli isyancılar ülkenin güneyinde kazandıkları bir dizi zaferle Suriye ordusunu gafil avladı. Dara vilayetinin neredeyse tamamı isyancı grupların elinde. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Free Syrian Army fighters take positions in Deraa during what they said an offensive to liberate the checkpoint No. 41, a border point with Jordan, June 14, 2013. Picture taken June 14, 2013. REUTERS/Ali Abu Salah/Shaam News Network/Handout via Reuters (SYRIA - Tags: CONFLICT) ATTENTION EDITORS - THIS PICTURE WAS PROVIDED BY A THIRD PARTY. REUTERS IS UNABLE TO INDEPENDENTLY VERIFY THE AUTHENTICITY, CONTENT, LOCATION OR DATE OF THIS IMAGE. FOR EDITORIAL USE ONLY. NOT FOR SALE FOR MARKETING OR ADVERTISING CAM

ŞAM, Suriye — Suriyeli isyancılar 9 Kasım’da Dara kırsalının batısında bulunan Nava şehrini aldıklarını duyurdu. Şam’ın 85 kilometre güneyinde ve İsrail sınırına yalnızca 10 kilometre uzaklıkta bulunan Nava’da rejim güçleri ile isyancılar arasındaki savaş, 1 Kasım’da başlamıştı. Muhaliflerin “Duvarın Yıkımı” ismini verdikleri bu operasyon sonucunda önceden Suriye ordusunun hâkimiyetinde bulunan bölgeler “kurtarıldı” ve böylece ordunun başkenti güneyden gelen saldırılara karşı korumak için oluşturduğu ilk savunma hattı çökertilmiş oldu.

Muhalif savaşçılar, Dara yakınlarında bulunan El Şeyh Meskin kasabasındaki rejim kuşatmasını kırmayı 6 Kasım’da başardı. Çatışmalar sonucunda Suriye’nin en büyük askeri üslerinden olan 82. Tugay düştü. Aynı gün kasabaya girerek El Şeyh Meskin ile Nava arasındaki yolu açan isyancılar, bu sayede Suriye ordusunun ikmal yollarını kesip orduyu mevzilerine hapsetti ve bölge üzerindeki hâkimiyetlerini ilerletti.

Bölgenin isyancıların kontrolüne girmesiyle Havran Ovası’nın kuzeyinde Nava, El Şeyh Meskin ve 15 Temmuz’da isyancıların eline geçen Şeyh Saad’ın oluşturduğu üçgen Suriye ordusuna tamamen kapandı. Suriye ordusu için güneyde güvenli bölge işlevi gören bu üçgen, bölgede yapılan harekâtların da merkez üssüydü.

Suriye ordusundan isminin açıklanmasını istemeyen bir askeri kaynak, Al-Monitor’a konuya ilişkin şu bilgileri verdi: “Ordunun son birkaç aydaki hâkimiyeti, bölgeye giden kırsal, tali yollarla sınırlıydı. Köylere giden ana yollar ise militanların elindeydi. Suriye ordusunun kontrol ettiği bölgeler ile muhaliflerin kontrol ettiği bölgeler kesişiyor. Bu nedenle cephe hatlarındaki çatışmalar devam ediyor. Bu bölgelerin düşmesi, Şam’la Dara arasındaki eski yolun kullanımını olumsuz etkiledi. Zira militanlar Nava, El Şeyh Meskin ve 112. Tugay üssünü tamamen ele geçirerek ana yol üzerindeki baskıyı artırdı ve Dara’daki ordu birliklerinin ikmal hattını kesti.”

Kaynak şöyle devam etti: “Militanlar, bu köyleri kontrol etmenin ötesinde bir amaç güdüyor. O da Dara’nın doğu girişinde bulunan ve aylardır Suriye ordusunun kuşatması altında olan Atman kasabası üzerindeki baskıyı hafifletmektir.” Yetkiliye göre Suriye ordusu güneydeki bu yenilgiyi beklemiyordu. Militanların Dara vilayetini tamamen ele geçirmesine zemin hazırlayan bu sonuç hüsrana yol açtı.

Resmi medya, Dara’daki kasabaların isyancıların karşısında domino taşı gibi düşmesinden pek bahsetmedi. El Vatan gazetesinin resmi haber ajansı SANA’ya atfen verdiği 9 Kasım tarihli habere göre Nava’daki ordu birlikleri, yaşanması beklenen olası çarpışmalara göre yeniden konumlanma manevrası gerçekleştirdi, diğer birlikler ise Tel El Koder’in batısında, El Şeyh Meskin, Deil, Abta ve Tafas’ta birçok teröristi öldürdü.

Güney cephesi Şam için en büyük tehlike arz ediyor. Rejim, başkentin güneyinde ve doğuda Guta istikametinde yürüttüğü tüm muharebelerde Şam’ı gücünün merkezi olarak korumayı ve merkezi Suriye devleti üzerindeki kontrolünü pekiştirmeyi amaçlıyor. Şam olmadan rejim, güç ve etki bakımından sahadaki herhangi bir silahlı gruptan farklı olmaz. Dolayısıyla isyancıların doğudaki kontrolü, kuzeyde ve Guta’nın doğusunda ardı ardına zaferler kazanan Suriye rejimine baskı uygulamanın bir yolu olabilir.

Muhalif siyasi yorumcu Ali Kamil, Dara’daki son gelişmeleri Al-Monitor’a şöyle yorumladı: “Muhalif savaşçıların güneyde kazandığı zaferler, askeri düzeyde olduğu kadar siyasi düzeyde de önem taşıyor. Zira bu zaferler, ılımlı muhalif olgusunun sahada, bilhassa da kuzeyde giderek zayıfladığı bir zamanda geldi.”

Kamil’e göre güneydeki silahlı muhaliflerin başarısı “Belki de uluslararası toplumun ılımlı muhalefet şartlarını karşılayabilir.” Kamil şöyle devam etti: “Dara’daki fiili koşullar kuzeydekinden farklı. Zira İslam Devleti (İD) Dara’da yaygın bir varlık göstermediği için Özgür Suriye Ordusu çatısı altındaki militan grupların buradaki varlığı İdlib’e kıyasla daha güçlü.”

İsyancılarla Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, 15 Kasım’da El Şeyh Meskin ve Nava’nın iç kesimlerinden bu bölgelerin dış çevrelerine yayıldı. 14 Kasım’da 82. Tugay’ın yakınlarını Rus yapımı Fagot roketiyle hedef alan isyancılar, orduya ait bir Fozdeka muharebe aracını tahrip etti.

Nava’daki muhaliflerin basın bürosu, Facebook’tan paylaştığı açıklamada şehirdeki evlerin yüzde 25’inin kullanılamaz durumda olduğunu bildirdi ve “insan hakları alanında çalışan devrimci birimlere” şehre dönen, ama evsiz kalan yüzlerce aileye barınma sağlanması için çağrıda bulundu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de 15 Kasım’da şu açıklamayı yayımladı: “Suriye hava kuvvetlerine ait savaş uçakları, Dara kırsalında bulunan El Dali, El Sihailiye ve Burka köylerinin yakınlarını varil bombalarıyla vurdu. Can kaybı bildirilmedi. Savaş uçaklarının Deyr El Adas kasabasına düzenlediği dört hava saldırısında can kaybı olup olmadığı ise henüz bilinmiyor. El Şeyh Meskin’de rejim güçleriyle çıkan çatışmalarda İslamcı tugayların bir saha komutanı ve İslamcı taburlardan bir savaşçı öldü.”

Suriyeli isyancılar, kuzeyde gerilemiş olsa da güneyde zaferler kazanabilen ve çoğu isyancı örgütün aksine İslamcılıktan uzak kalabilmiş ılımlı bir muhalefet örneğini ortaya koymaya çalışıyor. Nusra Cephesi’nin güneyde sınırlı bir varlığı var. Ayrıca muhaliflerin Dara’daki ortak komuta merkezinin askeri yapısı, sivil yönetim birimlerini de içine alacak şekilde yeniden yapılandırıldı. Bu durum, Batılı güçlerle bölgesel müttefiklerini Şam’daki Esad rejimine baskı aracı olarak güneydeki isyancıları desteklemeye teşvik edebilir.

More from Mustafa al-Haj

Recommended Articles