Ana içeriğe atla

Obama neden Erdoğan’ı anti-Semitizmle mücadele etmeye çağırdı?

Türkiye'deki anti-Semitizm kaygı verici seviyelere ulaştı.
Pro-Palestinian demonstrators march to protest Israeli military strikes on Gaza, during a rally in central Istanbul July 13, 2014. Thousands fled their homes in a Gaza town on Sunday after Israel warned them to leave ahead of threatened attacks on rocket-launching sites, on the sixth day of an offensive that Palestinian officials said has killed at least 160 people. Militants in the Hamas-ruled Gaza Strip kept up rockets salvoes deep into the Jewish state and the worst bout of Israel-Palestinian bloodshed i

Geçtiğimiz Cuma günü Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça uzun bir aradan sonra Amerikan Başkanı Obama ile Galler’de yapılan NATO liderler zirvesinde bir araya geldi ve yaklaşık bir buçuk saatlik bir görüşme yaptılar.

Bu uzun görüşmenin ardından, Beyaz Saray’dan yapılan kısa açıklamada şu cümle oldukça dikkat çekiciydi: “Başkan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca hoşgörülü ve kapsayıcı toplum inşasının ve ant-semitizm belası ile mücadele etmenin önemini de ele aldılar”.

Türkiye’de İsrail’in Gazze saldırılarının ardından ortaya çıkan histeri düzeyindeki anti-Semitizm’in farkında olmayanlar, bu cümlenin ne kadar büyük bir soruna işaret ettiğini ıskalayabilirler.

Türkiye’de patolojik bir görünüm kazanan anti-Semitizm konusunda kaygı duyanlar sadece ABD yönetimi değil, örneğin, Irkçılığa Dur De girişiminin “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Yahudilere yönelik ırkçı saldırılara “Dur” diyoruz!” başlıklı bildirisinde hem bu konuda duyulan kaygı ve hem de sorunun ne boyutlara ulaştığı şu cümlelerle ifade ediliyordu:

“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Yahudilerin ülkeyi terk etmelerini istemeye kadar varan, ırkçı bir propagandanın bazı anti-Semitist çevreler tarafından sinagoglara yönelik saldırı tehditlerine dönüşmesi ve bu tehditler karşısında kamu görevlilerinin sessiz kalmasının hukuk devleti anlayışıyla bağdaşması mümkün değildir... Yahudi vatandaşların ülkeyi terk etmeleri için mühlet verecek kadar haddini aşan, sinagoglara karşı eylem ve saldırı çağrısında bulunan bu saldırgan tutum, kamuoyunda destek bulamayınca, çifte vatandaşlığı bulunan Yahudilerin vatandaşlıktan çıkarılması için bir imza kampanyasına dönüştü. “İnsanlık suçu işleyen katillerin” cezalandırılmasını talep ettiği izlenimi oluşturan bu kampanyanın asıl amacı, Yahudi vatandaşların bu ülkedeki insanca yaşama haklarını ellerinden almaktır.”

Lund üniversitesi öğretim üyesi Umut Özkırımlı, İsrail’in Gazze’de giriştiği operasyonun Türkiye’de bir ırkçılık ve anti-Semitizm patlamasına neden olduğunu söylüyor ve araştırma şirketi Gonzo Insight’ın “17 Temmuzdan 18 Temmuz saat 18.00’e kadar sadece bir gün içinde toplam 27 bin 309 Twitter kullanıcısı tarafından 30 bin 926 tane Hitler’in Yahudi soykırımını destekleyen Türkçe tweet” atıldığını belirten haberine dikkat çekiyor.

İsrail Gazze’yi bombalarken Türkiye’de “Yahudi mallarını boykot” çağrıları yapıldı ve bu çağrılar, örneğin Yahudi yazar Mario Levi’nin kitaplarını satın almamaya çağıracak kadar çılgınlık noktasına ulaştı.

Bütün bu ırkçı mesajların, histerik kampanyaların sadece lümpen bazı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini düşünenler yanılıyorlar. Bu ırkçı ve anti-Semitist söylemler zaman zaman milletvekili ve akademisyenlere kadar sirayet etti.

Örneğin, iktidardaki AK Partinin popüler milletvekillerinden Şamil Tayyar’ın, korkunç bir nefret söylemi içeren şu sözleri, anti-Semitizmin ne kadar da rahat bir şekilde ifade edilebildiğini gösteriyor. Tayyar “Soyunuz kurusun, Hitleriniz eksik olmasın” diyor bir twitinde. Ne disiplin mekanizması işliyor Tayyar için ve ne de kendi partisinden bir kınama ile karşılaşıyor.

Bilecik Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ali İhsan Göker de, Türkiye’deki anti-Semitizme ilişkin Haaretz’de bir makale yayınlayan yazar Louis Fisman’ı 730 bini aşkın Yahudi’nin katledildiği Treblinka toplama kampını hatırlatarak tehdit ediyordu. Bu akademisyen Louis Fishman’ın yazısına cevaben, twitter hesabından “Treblinka yakında hazır olacak. Şu anda Yahudileri nakil için demiryolunu hazırlıyorlar” (Treblinka will be ready soon. Constructing the railway to transport jews at the moment) diye yazıyordu.

Türkiye’de bütün bu olanların, ırkçılık karşıtı çevrelerde, azınlıklarda ve özellikle Yahudi kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında büyük bir kaygı yarattığı gözlemleniyor. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda çok sayıda gazete ve internet sitesinde yayınlanan, Türkiye’li Yahudi’lerin kaleme aldıkları şu ilan, bu kaygıları oldukça iyi bir şekilde dile getiriyor. Metinden Türkiyeli Yahudilerin İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği müdahaleyi kınama konusunda kendilerini ne denli büyük bir baskı altında hissettikleri hemen anlaşılıyor. Metinde şu görüşler ifade ediliyor: “Bu memleketin hiçbir vatandaşı, dünyanın başka yerlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesinde pay sahibi olmadığı olaylar hakkında hesap vermek, yorum yapmak, görüş bildirmek zorunda değildir. Dolayısıyla Yahudi cemaati de hiçbir konuda ses çıkarmaya mecbur değildir. Zaten yaklaşık 20.000 kişiden oluşan bir toplumun tek bir görüş bildirmesi mümkün olamaz. Hiçbir toplum yekpare bir bütün olmadığı gibi, Yahudi cemaati de değildir. İçinde her türlü görüşten her türlü insan vardır; tek bir görüş hâkim değildir.

IŞİD’in vahşetinden, hareketin içinde bazı Türkler olduğu için bütün Türkiye halkı sorumlu tutulamayacağı gibi,
İsrail’in yaptıklarından Türkiye Yahudi cemaati sorumlu tutulamaz. Bir devletin yaptıklarından bütün bir halkı sorumlu tutmak ırkçılıktır ve buna karşı olduğumuzun bilinmesini isteriz”.

Ancak çoğunluğunu sol ve liberal görüşlü Yahudi’lerin oluşturduğu bu aydınlar, İsrail’in Gazze’de yaptıkları konusunda neler düşündüklerini de aynı metinde belirtmeden edemiyorlar: “Bizler yine de, Yahudi kökenli olduğumuz için değil, insan olduğumuz için, İsrail devletinin Gazze’de yürüttüğü politikaya karşı olduğumuzu beyan ediyoruz” diyorlar.

Ben de tıpkı bu Yahudi aydınlar gibi, İsrail’in Gazze’de yaptıklarına karşıyım. İsrail askeri güçlerinin Gazze’de giriştikleri bazı eylemlerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç (war crimes and crimes against humanity) niteliğinde olduğunu ve bu fiilleri işleyenlerin Uluslararası Ceza Mahkemesinde hesap vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

Ancak bir devlet veya onun ordusu tarafından gerçekleştirilen hiç bir eylemin ırkçı ve anti-Semitik söylemleri haklılaştıramayacağını veya bunlara hoşgörü göstermemize neden olamayacağını düşünüyorum.

Obama-Erdoğan görüşmesinden sonra açıklanan metinde oldukça diplomatik bir şekilde ifade edildiği gibi, anti-Semitizm belasıyla mücadele edilmesi gerekiyor ve bu belanın Türkiye’de ulaştığı düzey alarm veriyor.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Already a Member? Sign in

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial
What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

Text Alerts - Be the first to get breaking news, exclusives, and PRO content.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial