Ana içeriğe atla

Suriye ile Batı arasında İD’e karşı iş birliği arayışları

Batılı istihbarat yetkililerinin İslam Devleti tehdidine karşı iş birliği için Suriye hükümetiyle temas ettiği bildiriliyor. Ancak şimdilik fazla bir ilerleme sağlanabilmiş değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Syria's Foreign Minister Walid al-Moualem listens to EU foreign policy chief Catherine Ashton (R) as they wait for lunch during a break in the Geneva-2 peace talks in Montreux January 22, 2014. Syria's government and opposition, meeting for the first time, angrily spelled out their mutual hostility on Wednesday at a U.N. peace conference where world powers also offered sharply divergent views on forcing out Bashar al-Assad. REUTERS/Arnd Wiegmann (SWITZERLAND - Tags: CIVIL UNREST POLITICS CONFLICT) - RTX17PZ

Şam hükümeti, Suriye’de İslam Devleti (İD) ile mücadelede Batı için tek seçeneğin kendisi olduğunu göstermek istiyor. Irak’taki kazanımlarının ardından Suriye’nin doğusunda ilerleyerek cihatçı rakibi Nusra Cephesi’ni Deyrizor’dan çıkaran, rejimi de Rakka’daki son kalesinden eden terör örgütü İD, Halep kırsalında isyancı bölgelerini vurarak ülkenin ikinci büyük şehrine doğru ilerliyor.

Rakka’daki Tabaka Hava Üssü’nün şoke edici kaybı ve İD’in tutsak ettiği onlarca Suriyeli askeri infaz etmesine rağmen Suriye rejimi, hâlen Nusra Cephesi ve diğer isyancı gruplarla mücadeleye öncelik veriyor.

Suriye hükümetine yakın Lübnanlı bir kaynak, isminin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Rejim, Nusra Cephesi ile İD arasında seçim yapmak zorunda kalsaydı İD’i seçerdi.”

Kaynağa göre Suriye rejimi, Batı’nın İD’e karşı kullanabileceği tüm alternatifleri yok etmek istiyor: “Nusra Cephesi, birkaç gün önce Kuneytra sınır kapısını ele geçirdi. Yarın İslam Devleti’ne katılacak olsalar, oraya İslam Devleti bayrağını dikseler rejim onlara dokunmaz.”

İD’in Irak’taki sarsıcı kazanımları, ülkenin ikinci büyük şehri Musul’u ele geçirip Irak Kürtlerinin başkenti Erbil’e yönelmesinin ardından ABD İD’e karşı tavrını sertleştirdi. Başkan Barack Obama, ABD’nin İD’e karşı Irak’ta düzenlediği hava operasyonlarının Suriye’ye genişleyebileceği sinyalini verdi. Şam yönetimi ise iş birliği ihtimaliyle ilgili görünüyor ve bu şekilde meşruiyetini yeniden kazanmayı umuyor.

Şam’ın bu yöndeki ilgisini 26 Ağustos’ta dile getiren Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, İD ve Nusra Cephesi’ne karşı uluslararası toplum ile Suriye makamları arasında iş birliği çağrısı yaptı.

Ne var ki Batı ile Suriye hükümeti arasında böyle bir iş birliği kolay görünmüyor. Batılı güçler, 190 bini aşkın insanın hayatına mâl olan üç yıllık iç savaşta sürekli kınadıkları bir rejimle açıkça iş birliği yapmaya gönüllü değil.

Lübnanlı kaynağa göre İtalya, terörle mücadelede olası iş birliği için bu yaz Suriyeli yetkililerle temas kurdu. İtalyan istihbarat yetkilileri Şam’da Suriye istihbarat şefi Ali Memluk’la görüştü. Ancak İtalya, Suriye’nin aleni iş birliği talebini kabul etmeyince geri çevrildi. Suriye’nin bu talebi, Şam’daki İtalya elçiliğinin açılmasını ve İtalyan büyükelçisinin görevine dönmesini kapsıyordu.

Kaynağa göre İtalya, Akdeniz’den İtalyan kıyılarına ulaşan Suriyeli mülteciler nedeniyle iş birliğine özellikle hevesli. Zira mültecilerin arasına teröristlerin karışması, İtalya için ulusal güvenlik tehdidi oluşturabilir.

Geçtiğimiz aylarda Cenevre-2 görüşmelerine katılan Suriyeli bir kaynağın isminin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Batılı yetkililer, İD’le mücadelede Suriye ordusuyla iş birliği yapabileceklerini özel olarak dile getiriyor, ancak birçok Batılı devletin çekilsin diye ısrar ettiği Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı muhatap almak istemiyor. Kaynağa göre, “Mesele, iş birliğini mümkün kılacak bir formül bulmak.”

Suriye yönetimi için doğru formül, sahada ABD’yle iş birliği yapacak rakiplerin kalmamasını sağlamak. İD’in Rakka’da Tabaka askeri üssünü ele geçirmesi gündemi meşgul ederken Suriye hükümet güçleri, isyancıların Şam yakınındaki kalesi Cobar’ı almaya yoğunlaştı. Bölgede günlerdir ağır çatışmalar yaşanıyor. Cobar’ın düşmesi, rejim için önemli bir kazanım olacak. Zira bu şekilde Şam fiilen emniyete alınmış olacak, isyancıların Şam’a çoğunlukla Cobar’dan açtığı top ateşi azalacak.

Ancak İD’in kazanımları, rejim yanlılarının dikkatinden kaçmış değil. Tabaka’daki yenilgiyle çileden çıkan birçok rejim yanlısı, bu kaybın hesabını soruyor ve harekete geçilmesini talep ediyor.

Lübnanlı kaynağa göre hükümetin İD’e yönelik yaklaşımıyla ateşle oynadığını düşünen rejim destekçilerinin kaygıları yersiz: “Haritaya bakınca geniş bölgeler İD’in elinde görünüyor. Ancak örgüt, Suriye’nin hiçbir önemli şehir merkezini kontrol etmiyor. Suriye’nin esası, hâlen hükümetin elinde. İD’in elindekiler hep çöl.”

Esas bölgelerin Suriye hükümeti için kırmızı çizgi teşkil ettiğini vurgulayan kaynak, şöyle devam etti: “Hükümet, son iki yılda Şam’la kıyı arasında bir koridor oluşturacak şekilde kazanımlar sağladı, iç kesimlerde büyük kentleri ele geçirdi ve Lübnan sınırını emniyete aldı. Hükümet, kazandıklarını bırakmaz.”

Lübnanlı kaynağa göre Suriye hükümeti, İD’in büyük şehir merkezlerini alamayacağından emin: “İD’in stratejisi, gaddarlığını herkese duyurmak ve yolu üzerinde bulunan sıradaki köyleri ürkütüp insanları kaçırmaktan ibaret. Ama Suriye ordusu kaçmayacak.”

Suriye Amerikan Forumu üyesi ve Suriye Amerikan Kulübü eski başkanı Münif Atassi ise Suriye ordusunun İD’i tek başına mağlup edemeyeceğini, uluslararası ortaklara ihtiyacı olduğunu belirtti. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Atassi’ye göre “Suriye hükümetinin mevcut müttefikleri, İD’in oluşturduğu yakın tehdidi bertaraf etmek için yeterli olmaz.”

Ancak bunun iki yönlü bir durum olduğunu vurgulayan Atassi, ABD’nin de Suriye ordusunun etkin katılımı olmadan İD’le baş etme olasılığının düşük olduğunu belirtti: “Suriye ordusu, İD’le savaşmak için en iyi donanıma sahip. İstihbarat birimlerinden tutun da topografya, haritalandırma ve örgütün üslendiği bölgeleri tanımaya kadar. Suriye ordusunun katılımı gerçekten elzem ve İD’i bertaraf etmenin kritik unsurlarından biri. ABD ve müttefikleri tek başına hareket etmek isterse bu girişimin başarılı olma olasılığı, Suriye ordusunu içeren bir koalisyon oluşturmakla aynı olmayacak. Biri olmadan diğeri başarılı olamaz.”

Ancak böyle bir ortaklığın sağlanabilmesi, Şam’ın siyasi düzlemde ABD’nin iş birliğini mümkün kılacak bazı geri adımlar atmasını gerektiriyor.

Atassi: “Keşke Suriye rejimi kalıpların dışında düşünebilse ve ABD’ye birkaç havuç vermenin yolunu bulsa.” şeklinde konuştu.

Suriye muhalefetinin temsilcileriyle bir ulusal birlik hükümetinin kurulması, böyle bir havuç olabilir. Ancak Şam’da bu konuda bir iradenin olduğu pek söylenemez. Öte yandan ABD de Suriye yönetiminde herhangi bir değişimin Esad’ın çekilmesini içerecek şekilde olmasında ısrar ediyor. Her iki taraf, Suriye krizine siyasi çözüm bulmak adına taviz vermekten uzak görünüyor.

Hâl böyle olunca İD’i bertaraf etmek için gerekli olan etkili ortaklık kurulamaz ve bundan radikal örgüt kazançlı çıkar. Oysa Atassi’nin deyimiyle “Bu, tüm eksenlerin birleştiği, bir kesişme noktasında buluştuğu tek fırsattır.

More from Antoun Issa