Ana içeriğe atla

İslam Devleti niçin Hamas’a yakınlık duymuyor?

İsrail ile savaşmayı meşru bulmayan İslam Devleti, önce İslam dünyasını “arındırmak” gerektiğini söylüyor ve bu kapsamda Hamas’a da meydan okuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A militant Islamist fighter gestures as he takes part in a military parade along the streets of Syria's northern Raqqa province June 30, 2014. The fighters held the parade to celebrate their declaration of an Islamic "caliphate" after the group captured territory in neighbouring Iraq, a monitoring service said. The Islamic State, an al Qaeda offshoot previously known as Islamic State in Iraq and the Levant (ISIL), posted pictures online on Sunday of people waving black flags from cars and holding guns in th

Günümüzdeki cihatçı Selefi hareketlerin çoğu, İsrail-Filistin ihtilafı ile ilgilenmiyor, bu ihtilafı şu aşamada alakasız buluyor. Bunun yerine, Müslümanların yönetimindeki hükümetlere ve Müslüman sivillere karşı bombalı saldırılar, intihar eylemleri, infazlar içeren şiddetli ve kanlı çatışmaların çağrısını yapıyor.

El Kaide yıllardır bu çizgiyi izledi. Şimdi onun izinden giden İslam Devleti (İD) de Irak ve Suriye topraklarında zalim bir savaş yürütüyor, bu bölgeleri katliam ve sürgünler yoluyla “arındırmak” istiyor. İD, bir bölgeyi ele geçirince kontrolündeki halkı İsrail’in Gazze’deki askeri harekâtına karşı seferber etmiyor. Niçin?

Kimi cihatçılar ve cihat yanlısı Selefiler, Filistinlilere neden destek vermediklerini izah eden videolar yayımlıyor, Twitter’da bu konuda mesajlar paylaşıyor? Twitter’daki bir mesajda şöyle deniyor: “Hamas hükümeti dinden dönmüştür. Yaptıkları cihat değil, (Selefilerin reddettiği) demokrasiyi savunmaktır.” Bir başka tweet ise Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal’e atfen şöyle diyor: “Halid Meşal: Hamas özgürlük ve bağımsızlık için savaşıyor. İslam Devleti: Dinin her şeyiyle Allah adına olması için savaşıyor.”

Mısırlı Selefi şeyh Talat Zahran, 22 Temmuz’da yaptığı açıklamada gayrimeşru bir yönetime itaat ettiği için Gazze halkını desteklemenin doğru olmadığını duyurdu. Şeyh, ayrıca Sünni olan Hamas hareketinin Hizbullah ve İran ile bağlarını kastederek Gazze halkının Şiilerin peşinden gittiğini ve dolayısıyla onlara denk olduğunu söyledi. Yani cihatçıların tutumu, siyasi olmanın ötesinde Selefi öğretisinin ilkelerine dayanıyor.

Selefiler, cihadın meşru bir önderlik altında yürütülmesi gerektiğine inanıyor. Bu anlayış “bayrak ve kumandan” kavramına yansıyor. Buna göre cihat etmek isteyen bir kişi, dini ve siyasi önderlik ölçütlerini karşılayan, cihat bayrağını açmış bir kumandanı takip etmeli. Filistin’de ne meşru bir önder ne de Selefilerce onaylanmış bir cihat olduğuna göre orada savaşmak haramdır.

Buna ek olarak İslam ülkelerine hükmeden gayri Müslimler veya İslam dünyasında dinden dönenler varsa İslam dünyasının bunlardan temizlenmesi Selefiler için birinci öncelik hâline geliyor. Kısacası, İslam toplumunun arındırılması, gayri Müslim toplumlarla mücadelenin önüne geçiyor. Buradan hareketle, Selefiler için gayrimeşru olduğunu iddia ettikleri Hamas hükümeti ile çatışmak İsrail ile çatışmaya giden yolun ilk aşamasıdır. Filistin topraklarında silahlı eylem imkanı doğacak olursa Selefiler, bu topraklardan “temizlenmesi” gereken Hamas ve diğer gruplarla çatışacak, ancak ondan sonra İsrail’e yönelecek.

Bu yaklaşımın kökenleri, İslam tarihine dayanıyor. Selefiler de böylece benimsedikleri tutumun geçerliliğinin teyit edildiğine inanıyor. Tarihte buna dair örneklerden biri, fetihlerden çok mürtetlerle mücadeleye öncelik veren birinci halife Ebu Bekir dönemiydi. İslami fetihler ise daha sonra, ikinci halife Ömer bin Hattab zamanında oldu. Benzer şekilde Selahaddin önce Şiilerle savaştı ve onları bastırdıktan sonra Kutsal Topraklarda Haçlılarla çarpıştı.

Günümüz Selefileri de “yakın düşman” dedikleri Şii “münafıklar” ve mürtetler ile savaşmayı öncelik olarak benimsiyor. Son Gazze savaşı sırasında kimi İD savaşçıları Filistin bayrağı yaktılar. Bu bayrağı, İslam dünyasındaki gerilemenin simgesi olarak görüyorlar. Çünkü bağımsız devletlerin kurulmasıyla İslam dünyasının ulusal temelli bölünmeye teslim olduğunu düşünüyorlar. Selefi öğretisine göre tüm İslam dünyası tek bir devletin, yani İslami hilafet devletinin çatısı altında birleşmeli. Nitekim İD haziran ayının sonunda halifelik kurduğunu ilan etmişti.

Gazze’de faaliyet gösteren Selefi gruplar, Hamas’la türlü alanlarda rekabete girişti ama pek tutunamadı. Kimi gruplar, İD’in Irak ve Suriye’deki son zaferlerinin ardından örgüte destek ifade eden videolar yayımladı. Hamas ile Selefi gruplar arasındaki temel anlaşmazlık, iki tarafın benimsediği apayrı ilkelere dayanıyor. Hamas, cihatçı Selefilere nazaran çok daha gerçekçi ve pragmatisttir. Hamas, Filistin topraklarını kurtarma hedefine dönük siyasal önceliklere sahiptir. Selefiler ise totaliter bir İslami halifelik kurma hedefine yönelik dini öncelikler güdüyor, İsrail konusunu da bu temel hedefin ardından gelen ikincil bir mesele olarak görüyor.

More from Ali Mamouri

Recommended Articles