Ana içeriğe atla

Din adına şiddete son verin

Dini liderler, Musul ve bölgeyi saran şiddet olaylarına karşı ortak bir çağrıda birleşiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A white dove perches near a cross atop a church in Telkaif near Mosul, in the province of Nineveh, July 20, 2014. The head of Iraq's largest church said on Sunday that Islamic State militants who drove Christians out of Mosul were worse than Mongol leader Genghis Khan and his grandson Hulagu who ransacked medieval Baghdad. Chaldean Catholic Patriarch Louis Raphael Sako led a wave of condemnation for the Sunni Islamists who demanded Christians either convert, submit to their radical rule and pay a religious

Geçtiğimiz günlerde, Hristiyanların Musul’u 24 saat içinde terk etmelerinin istendiğini dehşetle okuduk. Kiliselerin bombalanmasını ve Musul’daki Süryani Ortodoks Başpiskoposluğu’nun makamı olan Aziz Efrem Katedrali’ndeki haçın indirilmesi gibi Hristiyanlığa ait mabet ve simgelere yapılan saygısızlıkları da duyduk.

Bu olaylar, Keldanilere, Süryanilere ve başka Doğu kiliselerine 1700’ü aşkın yıldır ev sahipliği yapan bu bölgenin iftihar kaynağı olan çoğulcu geleneğine kara bir leke sürüyor. Aslında şiddetin yol açtığı tahribat, Irak’ı oluşturan tüm farklı kesimleri vuruyor: Türkmenler, Yezidiler, Sünniler, Şiiler, Kürtler ve can korkusuyla yurtlarından kopan on binlerce Arap ailesi… Suriye’deki zalim savaşı takip eden bu dehşet günbegün sürüyor. Birleşmiş Milletler’in tahminine göre bugün her üç Suriyeliden biri acil insani yardıma muhtaç. En korunmasız insanların, kadın ve çocuklarımızın hayatları din adına söndürülürken kenarda durup olanları izleyemeyiz.

Gazze ve İsrail’deki durumu da endişeyle takip ediyoruz. Olayların dehşeti bir yana, sıradan insanların öldürülmesini meşrulaştırmak için dine başvurulduğunu görmek, bizleri bilhassa kaygılandırıyor. Sosyal medyada masumların öldürülmesini “Allah’ın emri” ile haklı gösteren gençler, şunun kanıtıdır ki şiddet tehdidinin baskısı altında yaşamak, sadece ordular ile güç peşinde olanların değil, sıradan insanların da zihinlerini ve ahlak pusulalarını köreltiyor. Ölenlerin sayısı her geçen gün artarken şiddeti durdurmak için elimizden geleni yapmalıyız. Malaki kitabının 2. bölümündeki 10. kıtayı bugün her zamankinden çok hatırlamalıyız: “Hepimizin babası bir değil mi?”

Eşi görülmemiş bir ahlaki krize tanıklık ettiğimiz bu zor zamanlarda İslam’ın inancı ne olur olsun herkes için öngördüğü hürriyet ve haysiyet hakkı kavramlarını hatırlamalıyız. Kuran’a atıf yapacak olursak, “Şüphesiz ki biz, Âdemoğlunu şerefli kıldık, karada ve denizde onları taşıttık.” (Kuran, İsra, 17:70)

Bize düşen Haham Magonet’in Hallel duasına atfen söylediklerini anımsamaktır: “Darlıktan çıkmak için Tanrı’ya sığındım. Tanrı bana daha geniş bir ufuk açtı. Şükranlarını ebedi iyilere ver, Tanrı’nın sevgisi tüm evren ve tüm dünya içindir.”

Ve hepimiz Papa Francis’in Musul’daki duruma ilişkin söylediklerine kulak vermeliyiz: “Barış tanrısı herkesin içinde gerçek barış ve uzlaşı arzusu uyandırsın. Şiddet şiddetle aşılamaz. Şiddet barış ile mağlup edilir!”

Dini liderler ve takipçileri, medeniyetlerimiz boyunca oluşturulan ahlaki ölçütlerden güç almalıdır. İnsanlar, dini liderlere danıştığında dini inançların yanlış yorumlarına dayanan katı beyanatlar duymamalıdır. Aksine insanlar, uzun yıllar içinde konmuş olan ve adalet, merhamet, cömertlik ve hayal gücü gibi zamansız kavramlardan doğan açık ahlaki ölçütlerden ilham alabilmelidir.

Bu anlayışla Musul’da, Orta Doğu bölgesinde ve tüm dünyadaki liderlere ve erk sahiplerine şu çağrıda bulunuyoruz: Hem ibadethaneler hem kalplerdeki kutsal mekânlar, bizi birbirimizden ayıran mekânlara dönüşmesin. Aksine, bunlar diyalog ve muhabbetin mekânları olsun ki hepimizin altına imza attığı değerler olan insan haysiyeti ve dayanışma gerçekleşsin. Birbirimizi daha iyi anlamamızın tek yolu bu ortak diyaloglardır.

Şimdi her zamankinden çok Kuran’a kulak verme zamanıdır: “Dinde zorlama yoktur.” (2:256) Bu uzlaşı çağrısına kulak asmazsak, tutumlar sertleşir ve Irak halkının hem Müslümanlar arasında hem de farklı dinden insanlar arasında paramparça edildiğine tanık oluruz. Dünyanın en eski medeniyetlerinden birine ev sahipliği yapan bir coğrafyada bu trajedinin yaşanmasına izin veremeyiz. Mezopotamya’ya vefa borcumuzu ödemek zorundayız.

Ortak imzacılar: 

  • Sayın Jamal Daniel, Dinler ve Kültürler Arası Araştırma ve Diyalog Vakfı (FIIRD) Kurucusu, Başkan Yardımcısı ve Mütevelli Heyeti Üyesi

  • Hahambaşı René-Samuel Sirat, FIIRD Kurucusu ve Sekreteri

  • Sayın Michael L. Fitzgerald, FIIRD Yönetim Kurulu Üyesi

  • Hazretleri Fransa Metropoliti Emmanuel (Ekümenik Patriklik), FIIRD Yönetim Kurulu Üyesi

  • Dr. William Vendley, Barış için Dinler Vakfı Genel Sekreteri

  • Dr. Ahmed Al Kubaisi, Irak Âlimler Derneği Kurucusu

Jamal Daniel, Al-Monitor’un CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı’dır.

More from Prince El Hassan bin Talal