Ana içeriğe atla

Gül'e yönelik baskı artıyor

Kimi çevreler, Abdullah Gül'ün, Cumhurbaşkanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geleceği için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan daha iyi bir seçenek olduğuna inanıyor. İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.
Turkish President Abdullah Gul addresses the 68th United Nations General Assembly in New York, September 24, 2013.   REUTERS/Andrew Burton/Pool (UNITED STATES  - Tags: POLITICS)   - RTX13XT5

Mart sonunda yapılacak yerel seçimler yaklaşırken, yerel seçimlerin ardından yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin dedikodu kazanı kaynamaya başladı. Kamuoyunun şu ana kadar üzerinde durduğu iki geçerli Cumhurbaşkanı adayı var: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.

Erdoğan'ın görevi istediği açık olsa da, konuya ilişkin sorulara ihtiyatlı yanıtlar veriyor. Ne var ki AKP'li yetkililer açık bir şekilde Erdoğan'a işaret ediyor. Örneğin, AKP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da bir numaralı Cumhurbaşkanı adayıdır" diyerek bunu bir kez daha dile getirdi.  

Bu arada AKP, parlamenter sistemi başkanlık sistemine dönüştürmek için Anayasal değişiklikler yapmaya çalışıyor. AKP'nin hedefinde ABD'deki gibi güçler ayrılığına dayanan bir başkanlık sistemi yok. AKP başkana mutlak iktidar sağlayacak serbest bir sistem istiyor.

Rakiplerine göre, Erdoğan, Mısır'ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler'in Mısır'da kurmayı deneyip, başarısız olduğu sistemi istiyor. AKP'nin kanaat önderleri ise halkın çoğunluğu tarafından seçilen başkanın, halka daha iyi hizmet etmek için tam yetkiye sahip olacağı bir sistem aradıklarını söylüyorlar. Böylece başkan parlamenter sistemin getirdiği siyasetle uğraşmak zorunda kalmayacak.

Ne var ki bu sav herkes tarafından kabul görmüyor ve AKP içinde bile bazı anlaşmazlıklara neden oluyor. Zira mevcut sistemi değiştirmegerekliliği görmeyen AKP'liler de var. Gül de başkanlık sistemine itiraz eden isimlerden biri.

Gül Mart'ta Endonezya'ya gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında başkanlık sistemine ilişkin şöyle konuştu: "Türkiye’de demokrasiye yeni geçiş yapılıyor olsa, parlamenter sistem söz konusu olmasa, belki o zaman daha uygun olabilirdi. Fakat başkanlık çok farklı bir sistem." Gül mevcut sistemi değiştirmek yerine geliştirmek gerektiğini de belirtti.

Erdoğan ise bir ikilemle karşı karşıya. AKP tüzüğü ona bir kez daha Başbakan olma şansı tanımıyor ve Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığından başka bir seçenek bırakmıyor. AKP 2015'teki genel seçimleri kazanırsa, Erdoğan elbette tüzüğü değiştirip yeniden Başbakan olabilir. Ancak bu kendisine yönelik güveni sarsacaktır, zira üç yıl kuralı, Başbakanın görev süresinin başkalarına da şans tanımak için sınırlanması gerektiği ilkesine dayanıyor.  

Gül'ün ise Erdoğan'ın aksine başka seçenekleri de var. Gül Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir kez daha aday olabilir ya da yeniden AKP lideri seçilerek, AKP'nin seçimleri kazanması halinde Başbakanlık görevini üstlenebilir. Lakin bu durumda sorulması gereken asıl soru, Gül'ün Putin-Medvedev benzeri bir düzen içinde ikinci planda yer almayı kabul etmeye hazır olup olmadığıdır. Bilhassa da iki liderin en önemli konularda yaşadığı fikir ayrılıkları ortadayken...

Gül ile Erdoğan arasındaki fikir ayrılıkları geçen yazki Gezi Parkı protestoları sırasında daha görünür oldu. Gül’ün demokratik ve uzlaştırmacı dili, Erdoğan'ın protestoculara yönelik misillemeci tavrından keskin bir şekilde ayrıştı.

Gül,  New York'ta 24 Eylül'de Merrill Lynch tarafından düzenlenen çalışma kahvaltısında yaptığı açıklamada, protestolardaki şiddet unsurlarını eleştirdi ama bu protestoların Türk gençliğinin gelişmiş ülkelerdekine benzer sorunlarla ilgilendiğini göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı bu açıdan Gezi Parkı protestocularıyla "gurur duyduğunu" söyledi. 

Bu genç kesimi kendisine yönelik varoluşsal bir tehdit olarak gören Erdoğan ise "uluslararası güçleri ve onların içerideki maşalarını" bu protestoları kullanarak kendisini devirmeye çalışmakla suçladı. Bugün de hükümeti töhmet altında bırakan büyük bir yolsuzluk skandalıyla karşı karşıya olan Erdoğan yine aynı söyleme başvuruyor.

Gül, hükümetin hukuken bağımsız bir kurum olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) kontrol altına almaya yönelik yasa teklifine de karşı çıktı. Hükümet de güçler ayrılığı ilkesine düpedüz aykırı olan bu teklifi AB'den gelen itirazlar üzerine bir süreliğine rafa kaldırdı ve Gül'ün muhalif tutumunun da bu kararda etkili olduğu belirtiliyor.

Bu değişikliğin Anayasa ve ilgili AB standartlarına uyumlu olmasını isteyen Gül, Ocak ortasında yaptığı bir konuşmada bu noktaları vurguladı. Gül'ün bu konudaki talepleri bir anlamda hükümetin teklifini alt etmiş oldu.

Çoğu Türk ve yabancı analiste göre, hükümet bu değişikliklerle esasen Erdoğan ve AKP'yi şu anki yolsuzluk suçlamarına benzer suçlamalardan korumayı amaçlıyor. Zira, HSYK'nın AB standartlarıyla uyumlu mevcut yapısının değiştirilmesi için başka bir neden yok. Ayrıca, görünen o ki hükümet, Gül'ün itirazlarına rağmen, HSYK’nın yapısını her koşulda kendisine uygun şekilde değiştirme konusunda kararlı.

Gül bugüne kadar ifade özgürlüğü ve interneti sınırlamaya yönelik girişimlere ilişkin de son derece demokratik bir tutum sergiledi. İnternete pek çok kısıtlama getiren yeni internet yasasının geçen hafta mecliste kabul edilmesinin ardından şimdi bütün gözler Gül'de.

Son derece katı hükümler içeren yasa basın kuruluşları, ABD, AB ve Avrupa Konseyi tarafından şiddetle eleştirildi. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Gül'e 28 Mayıs 2011'de paylaştığı bir Tweet'i anımsattı. Gül o paylaşımında şöyle demişti: "Benim görüşüm temelde hiçbir özgürlük kısıtlaması olmamalı. İsteyen herkes internette özgürce dolaşabilmeli".

Türkiye'deki pek çok kişi gibi, IPI de Gül'e yetkilerini kullanarak, internet yasasını veto etme çağrısında bulundu. Kimileri ise Gül'ün yasayı veto etmeyeceğini düşünüyor. Hatta Gül'ü, düpedüz antidemokratik olan hükümet uygulamalarına karşı sessiz kalmakla suçlayanların sayısı giderek artıyor.  

Gül'ü eleştirenlere göre, Cumhurbaşkanı kulağa hoş gelen ancak etkisi olamaya ilkesel açıklamalar yapmak yerine, Anayasa'ya aykırı hiç bir düzenlenmenin kendisinden geçmeyeceğini açıkça beyan etmeli. Aynı çevreler, Gül'ün bir taraftan liberal ve son derece demokratik açıklamalar yaparken bir taraftan da AKP'nin kendisine gönderdiği her yasaya imza koyduğuna dikkat çekiyor.

CNN Türk'ün tanınmış isimlerinden Cüneyt Özdemir de Radikal gazetesindeki çok okunan köşesinden Gül'e sert ifadelerle seslendi. Özdemir, 4 Şubat'taki yazısında, Gül'ün bugüne dek kendisine gönderilen hemen her yasayı onayladığını belirterek, Cumhurbaşkanına veto çağrısı yaptı: "Bunca yıl sonra bari bir kez, tek bir kez dik durun. İnternet yasaklarına karşı durun en azından bunu yapın".

Gül ise kendisine yönelik pasif kalma iddialarına, ısrarla yetkileri kapsamında yapılması gereken her şeyi yaptığını belirterek yanıt veriyor ve bu yönde yaptığı açıklamalara ve temaslara işaret ediyor. Ne var ki, o da bir ikilemle karşı karşıya.

Gül’ün esasen bu konularda Erdoğan'a muhalefet etmesi, hatta Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakanın rakibi olması beklenir. Lakin, Gül, kurucularından biri olduğu AKP tarafından halen takdir ediliyor ve görünen o ki eski "yol arkadaşlarının" desteğini kaybetmekten çekiniyor.

Ne var ki, Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak seçilip, Cumhurbaşkanlığının kendisine verdiği yetkileri Gül'den daha etkin bir şekilde kullanırsa, bu Gül'ün pasif kaldığı iddialarını doğrulayacak bir tablo ortaya koyacak.  

Ayrıca Gül Başbakan, Erdoğan da gerekli gördüğü yerde hükümeti çiğneyen etkin bir Cumhurbaşkanı olursa- Turgut Özal gibi- Gül'ün kendisine çizdiği ilkeli ve kararlı liberal demokrat imajı sadece bir balondan ibaretmiş gibi görünecek.

Gül için asıl soru şudur: Cumhurbaşkanı ilerleyen yıllarda Erdoğan'ın liderliğini kabul ederek, ikinci plana mı çekilecek; yoksa Türkiye'yi sürüklendiği ekonomik ve siyasi bataklıklardan kurtaracak güçlü bir demokratik lider mi olacak?

Gül'ün zamanı azalıyor ve nasıl bir rota izleyeceğine kısa bir süre içinde karar vermeli, zira Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Nitekim, konuşmak için henüz erken olsa da, Ankara'da, Gül'ün Türkiye'nin gelecekteki lideri olma şansını halihazırda kaybettiğini düşünen kimi çevreler bile var.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial