HALEP, Suriye — Suriye’de olağanüstü bir hafta daha geride kaldı. Bir zamanların kudretli Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) şansı, keskin bir şekilde kötüye dönerken, İslamcı gruplar arasında kuzeydeki isyancı bölgelerin hâkimiyeti için amansız, kanlı bir savaş patladı. Peki, ne oldu da düne kadar müttefik olanlar bugün cihatçı kardeşlerini katletmeye koyuldu? Bir dizi cephede IŞİD militanlarını mevzilerinde gafil avlayan ve birçok IŞİD kalesini düşüren bu görülmemiş koordine taarruzlar niçin şimdi başladı?
Sakın yanılmayın. Bu, ne Suriye devriminin yeniden canlanması ne de farklı bir zalime karşı yeni bir halk ayaklanmasıdır. Zira fazlasıyla bölünmüş, moralsiz ve savaş yorgunu olan Suriye halkı, böyle bir şeye kalkışacak hâlde değil.
Olup biten, benzer ideolojiye sahip farklı cihatçı grupların kıran kırana güç mücadelesidir. Öğretilerini dayatma yöntemleri ufak farklılıklar gösterse de bu gruplar arasındaki tek ayrım, isimleri ve arkalarında duran destekçiler.
Şiddet yoluyla tam hâkimiyet sağlamaya çalışan IŞİD, kimden gelirse gelsin- sivil aktivistler, başka militanlar, meraklı gazeteciler- otoritesine karşı duran her türlü direnişi kırdı. Başlıca silahları terördü. İşkenceler, tüyler ürpertici infazlar, meşum bildiriler halka korku saldı. İnsanlar sindi ve yükselen baskı karşısında sessiz kaldı. IŞİD, karargâh olarak kullandığı Halep’in Kadı Asker semtindeki hastaneden çıkarıldıktan sonra yapılan çekimlerde, bağlanıp işkence edilmiş, infaz edilmiş muhalif medya aktivistleri ile isyancı militanların bedenleri görülüyor. Bu görüntüler, IŞİD’in zihniyet ve yöntemlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.