Ana içeriğe atla

İran Meşal’in ziyaretini neden erteledi?

İran, Suriye ve Hizbullah’ın oluşturduğu “direniş” ekseni, Hamas’ı tekrar aralarına alma konusunda hemfikir değil.
Hamas chief Khaled Meshaal (C) visits the Islamic University in Gaza City December 9, 2012. Hamas's vow to vanquish Israel after claiming "victory" in last month's Gaza conflict vindicates Israel's reluctance to relinquish more land to the Palestinians, Prime Minister Benjamin Netanyahu said on Sunday. Meshaal made a defiant speech before thousands of supporters in the Gaza Strip on Saturday, promising to take "inch-by-inch" all of modern-day Israel, which he said he would never recognise.      REUTERS/Suha

Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal’in İran’ı ziyaret edebileceği haberleri, bir süredir Filistin siyasi kulislerini meşgul ediyordu. Gazze, Doha, Tahran ve Şam arasında bu konuda dolaylı mesajlar gidip geldi.

İran Devrim Yüksek Konseyi yetkilisi Emir Musavi Hamas’a bağlı El Risale gazetesine 23 Ekim’de verdiği demeçte, Meşal’le İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ikili ilişkileri güçlendirmek üzere ilerleyen haftalarda bir araya gelmesi için hazırlık yapıldığını belirtti.

Ne var ki İran, bu ziyareti meçhul sebeplerle ertelemiş durumda. Hamas hükümetinin eski siyasi danışmanı Ahmed Yusuf, İran’ın iç meseleler ve uluslararası toplumla yürüttüğü temaslar nedeniyle meşgul olduğunu, ziyaretin bu nedenle ertelendiğini belirtti. Yusuf, fikir ayrılıklarını azaltmak ve stratejik ilişkilerin yürütülmesinde “uzlaşmacı bir yaklaşım” oluşturmak için bir Hamas heyetinin bu ay içinde Tahran’a gizlice gittiğini de açıkladı.

Diğer yandan, Al-Monitor’a konuşan Hamas Siyasi Büro üyesi ve basın sorumlusu İzzet El Rişk, Meşal’in Tahran’a gitmesi için herhangi bir hazırlığın olmadığını, söylentilerin Hamas’ın duruşunu çarpıtma amacı taşıdığını belirtti.

Ağır koşullar

Rişk, Hamas Siyasi Büro Üyesi Muhammed Nasır’ın Hamas yönetimi adına Tahran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini, bu ziyaretin Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye annesinin ölümü üzerine başsağlığı dileme amacıyla yapıldığını söyledi. Rişk, Nasır’ın Tahran’da bulunduğu sırada Meşal’in İran’a gelmesi, bu yönde hazırlık yapması için ricacı olduğunu yalanladı ve dolayısıyla İran’ın böyle bir ziyareti reddedip reddetmediği veya erteleyip ertelemediği konusunda konuşmanın manasız olduğunu belirtti.

Basında çıkan haberlere göre, Hamas Sözcüsü Sami Abu Zuhri de aynı yönde konuştu ve Meşal’in Tahran’a gitmesi için herhangi bir tarihin belirlenmediğini, dolayısıyla görüşmenin iptalinden söz edilemeyeceğini ifade etti.

Ancak Hizbullah’a yakın kimi Lübnanlı gazetecilere göre, İran Meşal’i konuk edecekse bu koşulsuz olmayacak. Zira İranlılar, Hamas’ın son iki yılda sergilediği tavırları telafi etmesini istiyor. Lübnan medyasında çıkan haberlere göre İran’da kimi çevreler, havaalanında gösteriler düzenleyip Meşal’in ülkeye girişini engelleme tehdidinde bulunmuş. Diğer yandan, başka bazı İranlı çevreler, Meşal’in İran’ı ziyaret etmesi durumunda yeni bir sayfanın açılacağını düşünüyor.

Al-Monitor, bu iddiaları Tahran’da mevcut yönetim çevrelerine yakın olan eski bir üst düzey İranlı yetkiliye sordu. Bu kaynağa göre İran, Suriye ve Hizbullah’ın oluşturduğu eksen, Hamas’la ilişkilerin yeniden başlaması konusunda hemfikir değil. Zira farklı hesap ve çıkarlar söz konusu. Kaynak, Hamas’la barışma konusunda Suriye’nin “veto” koyduğunu ve böyle bir adımdan önce Hamas’ın bir dizi koşulu kabul etmesini istediğini anlattı. Bu koşulların arasında Hamas’ın Suriye’den açıkça özür dilemesi ve savaşçılarını Suriye’den geri çekmesi yer alıyormuş.

Cumhurbaşkanı Beşar Esad, yakın zamanda verdiği bir mülakatta bu konuya değindi ve Hamas’ın Müslüman Kardeşler’le arasına mesafe koymasını istedi.

Gazze’deki Hamas hükümetinin başı İsmail Haniye ise geçen hafta yaptığı konuşmada Hamas’ın Suriye’ye yönelik tutumunu ima ederek şu ifadeyi kullandı: “Hamas kimseden özür dilemeyecek, zira dış politikada aldığı pozisyondan pişmanlık duymamaktadır.”

Musavi ise El Risale’ye verdiği mülakatta, İran’ın Hamas’ın Suriye konusundaki tutumunu anlayışla karşıladığını, Hamas’ın Arap devletleriyle ilişkilerini, hareketin maruz kaldığı kuşatma ve tacizleri dikkate aldığını belirtti. Musavi’ye göre, Tahran Hamas’ın özür dilemesini istemiyor. Zira bölgedeki karmaşık siyasi ortam düşünülünce hareketin akıllıca ve rasyonel davranmış olduğunu düşünüyor.

Gazze’de önde gelen bir Hamas mensubu olan Halil El Hayya da Al-Monitor’a gönderdiği özel açıklamada, Suriye’de Hamas unsurlarının savaştığını yalanladı. Açıklamaya göre, Suriye’de kimi Hamas yandaş ve sempatizanları bulunuyorsa, bunlar tamamen kişisel iradeleriyle hareket ediyor ve Hamas bunlara dair hiçbir sorumluluk taşımıyor.

Suriyeli ve İranlı çevreler, Filistin kökenli militanlardan oluşan Aknaf Bayt El Makdis taburunun Hamas desteğiyle Suriye’de savaştığını öne sürüyor. Hamas’ın Lübnan’daki siyasi sorumlusu Rıfat Murra da bu iddiaları reddetti ve Hamas’ın askeri faaliyetlerinin Filistin’le sınırlı olup sadece İsrail’i hedef aldığını vurguladı.

Meşal’in uzak tutulması

İranlı kaynağın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre, Suriye’nin koyduğu “koşul” gereğince İran ve Hizbullah çevreleri, Meşal’in Hamas’ın genel faaliyetlerinden uzak tutulmasını istiyor. Hamas’ın Şam’dan ayrılmasına karar veren kişinin Meşal olduğu düşünülürse bu durum, onu Hamas önderliğinden izole etmek anlamına gelir.

Ancak Al-Monitor’un Hamas içinden edindiği bilgiye göre, 2012 ortalarında Meşal’le yurt dışındaki Hamas kadrosu, Suriye’yi terk etme konusunda ağır bir iç baskı altında kalmış. Zira Hamas’ın orada kalması halinde Esad’ın, barışçıl halk devrimini bastırırken Filistin direnişini de kontrol etme imkânı elde edeceği endişesini yaşanmış. Meşal, Şam’ı terk etmek isteyen en son kişiymiş.

Diğer yandan, İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai’yle bağlantılı olan Tabnak sitesi de Meşal’in Tahran’a gelmesine karşı çıktı ve buna gerekçe olarak Hamas unsurlarının Suriye ordusuna karşı savaşmasını gösterdi. Siteye göre, Hamas’la ilişkilerin bozulmasına neden olan Meşal’in İran’a girmesine izin verilmemeli ve Hamas’la ilişkiler ancak Meşal’in liderlikten ayrılması koşuluyla yeniden başlamalı. Site, Meşal’e yönelik Farsçadaki meşhur tabiri kullandı: “Tahran’da Meşal’e hoş amdid yok.” Yani Meşal Tahran’da hoş karşılanmayacak.

Rişk ise İran’ın herhangi bir koşul öne sürmediğini, iddiaların medya spekülasyonundan ibaret olduğunu kaydetti. Hamas’ın bu tip iddialara cevap vermek istemediğini söyleyen Rişk, şu noktaya da ilke olarak vurgu yaptı: “Bu iddiaları konuşmayı reddediyoruz. Çünkü bunlar, hareketin bağımsızlığına gölge düşürüyor.”

Gazze’deki üst düzey bir Hamas yetkilisi daha da açık konuşarak, Meşal’in hem içeride hem dışarıda Hamas’ın lideri olmakla birlikte kararların tek bir kişinin yetkisinde olmadığını, kararların Hamas yönetiminin tüm kademelerinin onayından geçtiğini belirtti. Yetkili, Suriye’den ayrılma kararı ve İran’la ilişkiler için de bu durumun geçerli olduğunu söyledi.

Yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizimle arasını düzeltmek isteyenler şunu bilmeli ki bizler, hareketin bütünlüğünü korumaya kararlıyız ve hepimiz Meşal’in arkasındayız. Bu, saygı duyup değer verdiğimiz herhangi bir ülkeyle ilişkilerden bizim için daha önemlidir. Dolayısıyla, bizimle görüşen herkes, Hamas’ın ana kapısını kullanmalı. O da Halid Meşal’dir.”

İranlı kaynak ise Meşal’in ziyareti sıkıntıya girse de İran’ın Hamas’la ilişkisini muhafaza etmeye kararlı göründüğünü belirtti. Bu sayede İran, tamamen mezhepsel tutum ve ittifaklara girdiği suçlamasını çürütebilir. Zira Hamas’ın kökleri Sünni Müslüman Kardeşler hareketine dayanıyor. Aynı kaynak, Hamas’ın İran’ı Sünni siyasal İslam’a bağlayan bir köprü olduğunu, Suriye krizinde ayrılık yaşansa da İran’la Sünni siyasal İslam arasında bir dizi ortak tutum ve menfaat bulunduğunu vurguladı.

Yine de Meşal’in ziyaretinin ertelenmesi, Hamas’la Tahran arasında balayı havasının uzak olduğuna işaret ediyor. Ancak Hamas, bu arada İran’la ilişkisinin geri dönülemez bir boşanma sürecine girmemesi için özen gösteriyor.

More from Adnan Abu Amer

Recommended Articles