Ana içeriğe atla

Gulf Cities the New Centers of the Arab World

Kahire, Bağdat, Şam gibi tarihi Arap başkentleri iç kargaşalarla çalkalanırken Körfez ülkelerinin şehirleri Arap kültürünün, eğitimin ve finans dünyasının yeni merkezleri olarak öne çıkıyor.
A general view shows Dubai's cityscape September 24, 2013. Dubai's government is working on new rules to protect its real estate market and prevent any excessive rise of property prices that could end in a crash, a senior official said on Tuesday. REUTERS/Ahmed Jadallah (UNITED ARAB EMIRATES - Tags: REAL ESTATE BUSINESS CITYSCAPE) - RTX13Y0C

Eski bir Arap özdeyişi şöyle der: “Kahire yazar, Beyrut yayımlar ve Bağdat okur.” Bu üç başkent ve Şam, tarih boyunca Arap dünyasının kültür ve eğitim merkezleri olagelmiştir. Eskiden bölgenin dört yanından Araplar bu şehirlere okumaya ve çalışmaya gelirdi. Iraklı sanatçı Cevat Salim'in 1958'te Bağdat'ta yaptığı Özgürlük Anıtı ve ünlü sanatçı Mahmud Muhtar'ın Giza'da 1928'de sergilenen “Mısır'ın Rönesansı” yapıtları da bu şehirlerin itibarını simgeler.

Fakat son birkaç yıldır bu geleneksel Arap başkentleri kargaşa ve keşmekeş içine girdi. Körfez ülkelerindeki bir dizi şehir ise Arap Dünyasının yeni cazibe merkezleri olarak yükselişte. Birleşik Arap Emirlikleri’nden Abu Dabi,  Dubai ve Şarika ile Katar'ın başkenti Doha çağdaş Arap dünyasının kültür, ticaret, tasarım, mimari, sanat ve akademi merkezi haline geldi. Yüz binlerce Arap göçmeni artık bu şehirleri cazip buluyor. Göçmenler arasında akademisyenler, iş adamları, gazeteciler, atletler, sanatçılar, yatırımcılar ve sağlık uzmanları da var. Nitekim, Körfez şehirleri, siyasi hareketlilik bakımından diğer Arap şehirleriyle yarışamasa da neredeyse geriye kalan her alanda Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'deki kardeş şehirlerini geride bıraktılar.

Abu Dabi, 248 milyar doları bulan devasa GSYH'si ile Suudi Arabistan hariç tüm Arap ülkelerini geçti. Başlattığı kültürel yenilenme programı, dünyaca ünlü bazı okulların bu şehirde yapılacak kampüslerini de kapsıyor. Bu okullar arasında New York Üniversitesi, Paris’in saygın okulu Sorbonnne ve dünyanın en iyi on işletme okullarından biri olan INSEAD da var. Abu Dabi'de şu an Norman Foster'ın tasarladığı Ulusal Zayed Müzesi, Jean Nouvel'in Louvre'u, Frank Ghery'nin Guggenheim'i, Tadao Ando'nun Deniz Müzesi ve Zaha Hadid'in tasarladığı bir konser salonu inşa ediliyor. Emirliğin  Etihad Hava Yolları pek çok ödüle layık görüldü. Şehrin havaalanı da 2017'de bitirilmesi planlanan genişletme projesiyle 40 milyon yolcu kapasitesine ulaşacak ve yüz ölçümü Pentagon'u bile aşacak. Bunlar sadece petrol sayesinde olmuyor.  Abu Dabi ekonomisinin petrol dışı gelirlerinin 2012 itibarıyla 107 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.  Bu rakam emirlik ekonomisinin yüzde 43.5'ini oluşturuyor.

Dubai ise bölgenin büyük bir kısmı savaşlarla kavrulurken, bir balıkçı köyünden evrensel bir yatırım ve ticaret merkezine dönüşmeyi başardı. Dünyanın en yüksek kulesi, insan yapımı adaları ve son teknoloji altyapısı ile Dubai'de 200'ü aşkın farklı milliyetten göçmenler yaşıyor ve göçmen akışı durmaksızın devam ediyor. Yakında açıklanacak olan World Expo 2020'nin neredeyse tartışmasız galibi Dubai. Kuşkusuz bu da şehrin büyümesini hızlandıracak. Emirates Hava Yolları'na ve dünyanın en iyi beş havaalanından birine ev sahipliği yapan Dubai, “dünya'nın merkezi” diye anılıyor.  Medya, bilgi teknolojileri, finans ve diğer muhtelif alanlardaki serbest bölge uygulaması Dubai'yi Araplar için cazip bir hâle getiriyor. BM Arap İnsani Gelişme Raporu'nda da Dubai'den 2002'den bu yana övgüyle söz ediliyor.

Şarika ise belki de Körfez ülkelerinde Batı tarzı bir gelişme gösteren  ilk şehirdir. Zira UNESCO'nun 1998'de Arap Dünyasının Kültürel başkenti olarak belirlediği ilk şehir Şarika'dır. Seçkin Şarika Amerikan Üniversitesi'nin resmi açılışı da bu yıl yapılmıştı. Şarika aynı zamanda saygın bir sanat bienaline, kitap fuarına ve çeşitli alanlardan 20 farklı müzeye ev sahipliği yapıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin bu şehirlerine ayda 15 bin Arap göçmeninin geldiği bildiriliyor. Güncel bir araştırmaya göre bölgenin dört bir yanındaki Arap gençleri bu şehirleri tercih ediyor ve kendi şehirlerinin bu şehirlere benzemesini istiyor.

Katar Hava Yolları'nın sahibi Doha ise yakında Hamad Uluslararası Havaalanı'na kavuşacak. Doha aynı zamanda ABD'nin önde gelen okullarına da kapılarını açıyor. Georgetown Foreing School, Weill Cornell’e bağlı tıp fakültesi ve Carnegie Mellon bu okullardan sadece bazıları. Sıvı gaz ihracatında dünya devi olan Doha, 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak. Doha'da muhtelif sanat müzeleri de bulunuyor. I.M. Pei'nin tasarladığı İslami Sanatlar Müzesi, Mathaf Modern Sanatlar Arap Müzesi, Jean Novel tasarımlı bir Ulusal Müze'ye yakında bir de Oryantalist Sanatlar Müzesi eklenecek.

Doha ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni sadece güçlü alt yapılarıyla anmak yetersiz kalır. En çok izlenen Arap haber kanallarının merkezleri de buradadır. Sağlık, eğitim ve gelir düzeyindeki ilerleme temelinde hazırlanan son BM İnsani Gelişme Raporu da BAE ve Katar'ı yüksek insani gelişme gösteren yegâne Arap devletleri olarak listeliyor.

Körfez ülkelerindeki hızlı büyümenin iş gücü istismarı ve çevre tahribatı gibi bazı istenmeyen doğal sonuçları da var. Lakin artan yerel bilinçlenme  ve uluslararası çağrılar sayesinde bunları çözmeye yönelik bazı adımlar da atılıyor.

Yetersiz yatırımlar ve sivil savaşlar Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'deki tarihi Arap şehirlerini yıllarca kötü altyapılara, köhnemiş yollara, çağ dışı akademik müfredatlara ve eğitim yöntemlerine mahkum etti. Lakin geleneksel Arap şehirleri şu an dipte olsalar da hâlâ oyun dışı değiller. 20. yüzyıl boyunca Arap zihinlerine yön veren bu şehirler  kültürel, insani ve doğal kaynaklar açısından da zenginler. Ne var ki, şansları dönmeye başlayıp eski konumlarını kazanmak istediklerinde karşılarında Arap dünyasının değişen çehresini bulacaklar. Görkemli Körfez şehirleriyle değişen bu çehrenin artık sadece bölgesel olarak değil, evrensel olarak da yakalanması zor standartları var.

Sultan Sooud Al Qassemi Arap dünyası konusunda uzman bir yorumcudur.  Twitter hesabı:@SultanAlQassemi