Ana içeriğe atla

Türk savcıları Suriye “muhalefetinin” kimyasal silahlarını kovuşturuyor

Türk savcıları Suriye “muhalefetinin” kimyasal silahlarını kovuşturuyor.
Ammunition is seen at an area controlled by forces loyal to Syria's President Bashar al-Assad at the front line during clashes with opposition fighters during a guided tour by the Syrian Army in the Damascus suburb of Jobar, August 24, 2013. Syrian state television said soldiers found chemical materials on Saturday in tunnels that had been used by rebels, rejecting blame for a nerve gas attack that killed hundreds this week and heightened Western calls for foreign intervention.    REUTERS/Khaled al-Hariri

Suriye'de de herşey ilk önce Arap baharının etkisi altındaki diğer ülkelerde olduğu gibi başladı. Suriye halkı 40’yıldan fazladır ülkeyi yöneten Baas rejimine ve Esad’ların yönetimine karşı ayaklanmıştı. Ancak bir süre sonra bu ayaklanma, bölge ülkelerinin de bir gölge boksu yürüttükleri, kanlı bir mezhep savaşına dönüştü. Suriye'deki iç savaşın en belirgin özelliklerinden bir tanesi de gerek kendilerine “muhalif” ismini veren grupların ve gerekse Esad hükumetine bağlı ordu ve Şabiha gibi paramiliter grupların uluslararası hukuka göre savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işliyor olmaları. Af Örgütü gibi bazı insan hakları örgütleri her iki tarafın da işledikleri bu suçları sistemli bir şekilde kayda geçirmeye devam ediyorlar.

Şam’da 21 Ağustos günü gerçekleştirilen ve binden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan kimyasal saldırının ardından sivillere yönelik saldırılar yeni bir boyut kazanmış oldu. Bu saldırının ardından yaşananları biliyorsunuz. Suriye uluslararası koalisyon tarafından bombalanmanın eşiğine kadar geldi. Rusya'nın devreye girmesiyle, Esad rejiminin ellerindeki kimyasal silahları teslim etme taahhüdünün ardından Suriye'ye yönelik müdahale rafa kalkmış görünüyor.

Bu kimyasal saldırının kimin tarafından gerçekleştirildiği ise hala cevaplanmayı bekleyen bir soru olarak ortada duruyor. Saldırıyı Esad güçlerinin gerçekleştirdiğini öne sürenler, rejimin elinde bol miktarda kimyasal silahın bulunmasına; Esad yanlısı güçlerin daha önce de kimyasal silah kullandığına ve bu kimyasal silahları fırlatacak teknolojik donanımın sadece hükumetin elinde olduğuna dikkat çekiyorlar. Nitekim Amerikan başkanı Obama, 10 Eylül tarihli “ulusa seslenişinde”, kesin bir dille saldırının Esad güçleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtiyor; bu saldırının hemen öncesinde aynı bölgede Sarin gazı da içeren kimyasal silahlarla saldırının gerçekleştirildiğini; askerlere gaz maskesi dağıtımının hemen ardından saldırının başladığını; roketlerin rejimin kontrolündeki mevzilerden ateşlendiğini söylüyordu.

Kimyasal saldırının “muhalifler” tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini ifade edenler de, Esad güçlerinin kontrolü geri kazanmaya başladığı bir dönem de, hele hele BM denetçilerinin Şam'da ve saldırının gerçekleştiği yerden beş-altı kilometre uzakta bulundukları bir anda böyle bir saldırının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını öne sürüyorlar. Onlara göre, bu saldırı Suriye'ye karşı dış müdahaleyi kışkırtmak için muhalifler tarafından gerçekleştirildi. Örneğin Rus Dışişleri Bakanlığı, 4 Eylül tarihli açıklamasında, Rus uzmanların gözlemlerine dayanarak, bu kimyasal saldırının “Bashair An-Nasr” isimli grubun elinde bulunan silahlarla atıldığını ve yine patlayıcı olarak, Suriye ordunun envanterinde bulunmayan hexogen kullanıldığını belirtiyordu.

Kesin bir delil ortaya çıkıncaya kadar bu tartışma devam edeceğe benziyor. Esad yönetiminin elinde bol miktarda kimyasal silah bulunduğuna kimsenin şüphesi bulunmamakla birlikte, muhaliflerin elinde de kimyasal silahların bulunduğuna dair iddialar yabana atılamaz bir seviyeye ulaştı.

Geçtiğimiz Mayıs ayında BM araştırma komisyonu üyesi Carla Del Ponte, muhaliflerin sarin gazı kullandıklarına dair ‘kesin olmayan ama somut ve kuvvetli bulgulara ulaştıklarını (‘strong, concrete suspicisions but not yet introvertible proof’) söylemişti.

Türkiye’de yürütülen bir soruşturma ve Türkiye'nin Güneyindeki Adana ilinde Savcıların açtıkları bir dava Suriyeli muhaliflerin bol miktarda kimyasal silah üretme çabası içinde olduklarını gösteriyor. Adana Savcılığının 22 Temmuz tarihli iddianamesine göre El Kaide terör örgütünün Suriye'de faaliyet gösteren  Ahrar-ı Şam ve Nusret Cephesi örgütleriyle bağlantılı Suriye uyruklu Haytham Qassab, Türkiye’de işbirliği içinde olduğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı diğer dört sanıkla birlikte kimyasal silah üretecekleri maddeleri elde etmek için çalmadık kapı bırakmadı.

Savcının hazırladığı 130 sayfalık iddianamenin büyük çoğunluğu sanıkların birbirleri ve kimyasal maddeleri temin etmek için kontak kurdukları kişilerle aralarındaki telefon görüşmelerinden oluşuyor. Savcı, sanıkların Türkiye'de Suriye'ye gönderilmek üzere Saniyelik fitil, Havan Topu yapılmak üzere krom boru ve belli kimyasal maddeleri toplamaya çalıştıklarını belirtiyor. Sanıkların Türkiye’de temin etmeye çalıştıkları kimyasal maddeler şunlar: Thionyl Chloride(SOCl2), Potassium Fluoride(KF), Methanol(CH3OH), Isopropanol(C3H8O), Isopropanolamine (C3H9NO), White Phosphorus (P4), Medical Glikoz ve Boksit. Savcı bu maddelerin uygun bir şekilde bir araya getirildiğinde Sarin gazı oluşturulabileceğini ve zaten sanıkların amacının da bu olduğunu iddia ediyor.

Telefon görüşmelerine bakıldığında sanıkların Türkiye'deki Makina Kimya Endüstirisi gibi resmi kurumlar ve yine Adana Çukurova Üniversitesi de dahil pek çok kişi ve kurumla temas kurarak bu kimyasalları elde etme çabası içinde oldukları görülüyor.

Savcı, iddianamede sadece sanıkların kimyasal silah elde etme çabalarını değil, El Kaide’nin nasıl Türkiye üzerinden Suriye'ye geçtiğini de anlatıyor. Savcıya göre: “Gerek ülkemizden gerekse ülkemiz üzerinden transit geçiş yapan örgüt mensubu birçok şahsın örgüt liderinin çağrısı/talimatı doğrultusunda Suriye’deki El Kaide terör örgütü saflarına katıldıkları, bu bağlamda katılımlar sağlanması amacıyla propagandif faaliyetler yürüttükleri ve yeni kazanımlar için hız verdikleri, Suriye ülkesindeki mensuplarının iaşe ve silah, mühimmat sağlamak amacıyla nakdi yardımlar topladıkları değerlendirilmektedir.”

Taraf gazetesinin 26 Eylül tarihli haberine göre, Suriye’deki kimyasal saldırının “muhalifler” tarafından gerçekleştirildiği yönündeki tezleri destekleme potansiyeli olan bu iddianame AK Parti hükumetini rahatsız etti.

Sadece Qassap’ın tutuklu bulunduğu, diğer sanıkların tutuksuz olarak yargılandıkları bu davanın ilk duruşması  Adana'da 30 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.

Adana savcılığının hazırladığı iddianame şüphesiz ki, 21 Ağustosta Şam’da meydana gelen saldırının El Kaide tarafından gerçekleştirildiğini ispatlamıyor. Ancak, bu iddianame Suriye'de çarpışan El Kaide bağlantılı güçlerin Sarin gazı üretmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını ortaya koyuyor.

İddianame ve içindeki deliller Suriye'deki kirli savaşta her iki tarafında işledikleri insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının kayıtlarını tutmaya gayret gösteren insan hakları örgütlerine ve Uluslararası Ceza Mahkemesine yeni deliller sunuyor. 30 Ekimde başlayacak bu ilginç dava da, şüphesiz ki, dikkatli bir şekilde izlenmeyi hak ediyor.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial