Ana içeriğe atla

Türk ordusunda eşcinsel olmak

Türkiye’de eşcinsellere karşı ayrımcılığın medyaya daha çok yansıması, kanun koyuculara “cinsel yönelim” temelinde yapılan ayrımcılığın ne kadar ağır bir hak ihlali olduğunu anlatmaya yardımcı olabilir.

Gay rights activists carry a rainbow flag during a protest at Tunel Square in Istanbul June 23, 2013.  REUTERS/Marko Djurica (TURKEY - Tags: CIVIL UNREST SOCIETY) - RTX10Y6V

30 Haziran günü yolu İstanbul’un Taksim bölgesine düşen herhangi birisi, Türkiye’de homoseksüellerin büyük bir özgürlük alanından faydalandıkları şeklinde yanlış bir intiba edinebilirdi.

30 Haziran günü Türkiye’nin dört bir tarafından gelen on binlerce LGBT birey İstanbul’un Beyoğlu semtinde bir insan seli olmuş akıyordu. Ellerinde renkli flamalar, davullarını çalarak, sloganlar atarak ilerleyen oldukça canlı bu grup fotoğrafı eşcinsellerin Türkiye’deki durumuna ilişkin oldukça yanıltıcı bir izlenim sunuyordu aslında.

Türkiye’de eşcinseller “namus” cinayetlerine kurban gidiyor; çalışma hayatı ve sosyal yaşamda ciddi bir şekilde ayrımcılığa uğruyorlar. Homoseksüellerin değişik düzeylerde gördüğü muamele ciddi bir toplumsal ikiyüzlülüğü ve kökleri çok derinlere inen bir homofobiyi ortaya koyuyor. Örneğin, Türkiye’nin eğlence sektöründe pek çok homoseksüel ve transseksüel ciddi bir rağbet görürken, aynı kişilerin ortalama bir iş yerinde iş bulması neredeyse imkânsız gibi. Yani Türkiye toplumu televizyonda ya da gittiği gazinoda, şarkıcı veya sinema oyuncusu olarak görmekten keyif aldığı eşcinsel figürüne gündelik hayatında bir türlü tahammül gösteremiyor.

Homoseksüellerin karşı karşıya kaldıkları ambivalans tutum sadece toplum düzeyinde değil aynı zamanda kurumlar nezdinde de kendisini ortaya koyuyor. Örneğin Türkiye ordusu, homoseksüellere ilişkin oldukça net bir dışlayıcılık tablosu ortaya koyuyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish