Çok değil, iki hafta kadar önce, bir AB ülkesinin Ortadoğu’nun sosyal dokusunu çok yakından bilen, kitaplar yazmış, ‘derin’ Suriye uzmanı diplomatıyla yemek yemiştim. Vahşetin insani boyutlarıyl mülteci trajedisiyle ilgili konu açılınca acı acı güldü. ‘Daha kıyıma başlamadı bile, başlayınca neler olacak görürsünüz’ dedi.
Banias’ta yaşanan Sünni tehcirini ve El-Bayda’daki katliamı duyunca bu konuşmayı hatırladım. Şurası açık ki, Beşar Esad şimdiye kadar elindeki dehşet menüsünün sadece ilk sayfasını gösterdi. Şimdi yavaş yavaş elini açıyor.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Banyas ve El Bayda olaylarını bilinen öfkesine öfke katarak karşıladı hafta sonu. Sesini daha da yükselterek Esad’ın bunların bedelini ödeyeceğini söyledi. Hemen ardından da, güvenlik güçlerine Türkiye sınırı yakınındaki Suriye saldırılarında kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını araştırma talimatını verdi.
Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta Washington DC’de ABD Başkanı Barack Obama ile yapacağı görüşmeye, elinde kimyasal silah kullanımı konusunda olmasını umduğu kanıtlarla gitmek istediği kesin. Bu ziyaret, giderek uluslararası denetimden çıkarak, karmakarışık bir çatışmalar tiyatrosuna dönüşen bölgenin geleceğiyle ilgili yeni bir dönemece işaret edebilir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.