Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir sorun: Ilısu Barajı

Türkiye’nin baraj projeleri ve özellikle Ilısu Barajı Irak’ın su durumunu etkiliyor. Sulak alanlar kururken tarım sektöründe önemli bir gerilime yaşanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Bağdat’ın güneydoğusundaki Nasıriye’de yer alan Çebayiş bataklığından kayıklarıyla geçen Iraklı kadınlar, 15 Şubat 2013 Photo by REUTERS/Thaier al-Sudani.

İşlenmiş konular

water management, water crisis, tigris, euphrates, displacement, dam, agriculture

Eki 7, 2016

BAĞDAT — Irak’ta yaşanan ciddi kuraklıklar nehirlerin düşen su seviyesi nedeniyle ülke genelinde tarım alanlarını etkiliyor. Türkiye tarafından Dicle Nehri’ne inşa edilen ve 2016 sonunda tamamlanması beklenen Ilısu Barajı’nın yaratacağı olumsuz etkiler Iraklı yetkilileri alarma geçirmiş durumda.

Su Kaynakları Bakanı Hasan El Cenabi başta olmak üzere Iraklı siyasetçiler konuyu son günlerde sık sık gündeme getiriyor. Cenabi 17 Eylül tarihli basın açıklamasında şöyle dedi: “Yeni barajın faaliyete geçmesiyle Irak felaketin eşiğine gelecek. Irak hükümeti bu konuda Türk hükümetiyle tatminkâr bir çözüme ulaşmayı umut ediyor.”

Meclisteki El Ahrar blokunun vekillerinden Resul El Tai de 25 Eylül’de yaptığı basın açıklamasında hükümete “baraj inşaatını durdurtmak için Türkiye’ye karşı uygun ekonomik kozları kullanma ve Türkiye’yle su anlaşmalarını etkin hâle getirmek için gerekli önlemleri alma” çağrısında bulundu.

Söz konusu anlaşmalar kritik önem taşıyor. Zira Fırat ve Dicle nehirlerinin kaynak suları Türkiye ve İran tarafından kontrol ediliyor.

Bir diğer vekil Aziz El Ugayli de 24 Eylül’deki basın açıklamasında Ilısu Barajı’nın “17 Temmuz 2016’da Dünya Mirası listesine dâhil edilen Irak’taki sulak alanların sürdürülebilirliğini etkileyeceği” uyarısında bulundu.

Türkiye geçmiş yıllarda su akışını defalarca kesti ve her seferinde ciddi insani krizlere neden oldu. Anbar vilayetinde Fırat’ın geçtiği Ramadi bölgesinden onlarca aile yurtlarını terk etmek zorunda kaldı.

Al-Monitor’a konuşan Parlamento Su ve Tarım Komisyonu Başkanı Fırat El Tamimi de Ugayli’nin kaygılarını teyit etti: “Barajın son aşamaları da tamamlanınca Türkiye, Irak topraklarına uyguladığı sistematik su kısıntısını daha da artıracak ve bu, tarıma büyük zarar verecek. Irak baraj projesine öteden beri itiraz ediyor ama sonuç alınamıyor. Baraj tamamlandığında Irak Dicle Nehri’nin yaklaşık yüzde 50’sini kaybedecek.”

Su Kaynakları Bakanı’nın “baraj inşaatının riskleri ve sulama ile tarıma olumsuz etkileriyle ilgili planları” ekimde parlamentoyla görüşmesinin beklendiğini belirten Tamimi şöyle devam etti: “Parlamento ayrıca Dışişleri Bakanlığı yetkililerini ağırlayacak ve baraj projesine karşı uluslararası lobi çalışmaları anlamında ne gibi diplomatik çabalar sarf edilebileceği görüşülecek.”

Su Kaynakları Enstitüsü’nün ekim 2015 tarihli çalışmasına göre Irak, topraklarından iki nehrin geçmesine rağmen su kriziyle karşı karşıya olan ülkeler arasında yer alıyor ve listenin 21’inci sırasında bulunuyor.

Irak’ın iç ve güney kesimlerindeki sulama projelerinde çalışmış olan mühendis Kahtan Hayal El Sultani Al-Monitor’a şu bilgileri aktarıyor: “İslam Devleti ve başka bazı silahlı gruplar ülkenin batı ve doğusundaki baraj ve su tesislerinin kontrolünü ele geçirdi. Irak’ta görülen kuru iklim ve yüksek sıcaklıklar suyun buharlaşmasını artırıyor ve bu da çiftçilerin topraklarını terk etmesine neden oluyor. İptidai sulama yönetimleri ve su depolama tesislerinin eksikliği nedeniyle de büyük miktarda su heba ediliyor. Suyun büyük bölümü hiç kullanılmadan Şattülarap’a, oradan da Körfez’e akıyor.”

Sulama kanallarında su seviyesinin azalma riski yükselirken su güvenliğinin sağlanması da giderek gündeme geliyor. Başbakan Haydar El Ebadi’nin makamından 17 Haziran 2015’te yapılan açıklamada şu ifade yer almıştı: “Su konusu Irak’ın Suriye ve Türkiye’ye yönelik dış politikasında büyük önem taşımaktadır ve Irak, sudan aldığı payı artırmak için bu ülkelerle çözümler ve anlaşmalar sağlamaya çalışmaktadır.”

Al-Monitor’a konuşan milletvekili Ali El Bedri’ye göre çözümlerden biri, Türkiye’nin yapacağı barajları Irak’la koordine etmesi için bu ülkeye karşı “ekonomik kozların” kullanılması ve yukarı kıyıdaş ülkeler olan Türkiye ve İran ile aşağı kıyıdaş ülkeler Irak ve Suriye arasında “adil su paylaşımının” sağlanması. Bedri, Türkiye’yi anlaşma zeminine çekmek için “Türkiye üzerinden taşınan petrolün kullanılabileceğini” çünkü Türkiye’nin buna “fazlasıyla muhtaç” olduğunu düşünüyor.

Türk barajlarının siyasi amaçları da olduğunu belirten Bedri şöyle devam ediyor: “Türkiye, komşu ülkelerdeki bölgesel krizlere etki etmek için su politikası güdüyor. Türkiye’nin su kozunu kullanarak Suriye ve Irak’taki durumu etkileme çabası bunu açık bir göstergesi.”

Su Kaynakları Bakanlığı Baraj ve Göletler İdaresi Müdürü Mehdi Raşid ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada farklı bir çözüm savundu: “Irak’ın Türkiye ile anlayış birliğine varması lazım. Aslında barajın Irak’ın aldığı su miktarını olumsuz etkilememesi için ekim ayında Su Kaynakları Bakanlığı aracılığıyla resmi görüşmelere başlanması planlanıyor. Ilısu Barajı’nın Dicle Nehri’nden gelen suyu yılda 8 milyar metre küpe düşürmesi bekleniyor. Bu da tarım sektörüne zarar verecek ve Irak’ta çölleşen arazileri önemli oranda artıracak. Bunun yanı sıra Musul Barajı ile Samara Barajı’ndaki hidroelektrik üretimi de etkilenecek.”

Babil’deki Mussayib Enstitüsü’nde tarım ve sulama uzmanı olan Amir Habib ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye 1990’da Fırat Nehri üzerinde dünyanın en büyük barajlarından biri olan Atatürk Barajı’nı tamamladı. Bu baraj, Babil vilayeti de dâhil nehrin geçtiği bölgelerde sulama suyu sıkıntısına neden oldu. Türkiye’den gelen su payının küçülmesi Irak’ta toplumsal ve çevresel etkiler doğuruyor. Çünkü tuzluluk seviyesi ve çölleşme artıyor ve bu da çiftçilerin topraklarını işlemesini engelliyor.”

Sonuç olarak su krizini aşabilmek için Irak’ın yukarı ve aşağı kıyıdaş ülkeler arasında su paylarını düzenleyen ve uluslararası hukukun güvencesinde olan uluslararası antlaşmaları hayata geçirmesi lazım. Bunun yanında Irak, suyu boşa harcamamak ve asgari miktarda suyla azami miktarda araziyi sulamak için modern sulama yöntemlerini kullanmaya başlamalı.

Recommended Articles

Fırat’ın doğusunda silahlar niçin susmuyor
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Nis 13, 2020
Suriye: Korona virüs Rusya-Türkiye-İran dinamiklerini değiştirecek mi?
Anton Mardasov | Suriye'de Rusya | Mar 31, 2020
Hasankeyf’in Acısını Kadınlardan Dinleyin
Mahmut Bozarslan | Kadın hakları | Mar 6, 2020
Libyalı Yahudiler ülkelerine dönüş hakkı istiyor
George Mikhail | etnik azınlıklar | Şub 21, 2020
İdlib’deki insani kriz: Kaçacak başka yer yok
Madeline Edwards | Suriye çatışması | Oca 2, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Coronavirus | Nis 22, 2020
al-monitor
Gorani lehçesini yaşatmak isteyen öğretmen Kuran’ı Kürtçeye çevirdi
Dana Taib Menmy | Tehlike altındaki diller | Oca 31, 2020
al-monitor
Türkiye Irak’ta PKK bağlantılı Ezidi milisleri vurdu
Saad Salloum | Ezidiler | Oca 24, 2020
al-monitor
Mühendis’in ardından Haşdi Şabi’yi neler bekliyor?
Mustafa Saadoun | | Oca 21, 2020