Azerbaycan’dan pay kapma rüyası

“Tek millet, iki devlet” sloganıyla anılan Türkiye-Azerbaycan ilişkisinin ekonomik boyutu hâlen heyecan verici olmaktan uzak.

al-monitor .

Eki 8, 2020

Türkiye’nin yaklaşık iki yüzyıldır Rusya’nın nüfuz alanındaki Ermenistan’a karşı Azerbaycan’dan yana ağırlığını daha açıktan koyması, Libya ve Suriye’den sonra Kafkasya’da da Rusya ile karşı karşıya gelmesi demek. Türkiye’nin Azerbaycan cephesinde boy göstermesini, müdahil olmasını, Rusya’dan Suriye ve Libya’da taviz koparma hamlesi diye yorumlayanlar çoğunlukta. Ama bu amacın yanında orta boy bir enerji ülkesi olan Azerbaycan’ın Rusya hâkimiyetindeki enerji kaynaklarından Türkiye’nin de pay alma rüyası, madalyonun öteki yüzü. 

Azerbaycan sahip olduğu ham petrol ve doğalgaz potansiyelinden daha çok yararlanma kapasitesi olan bir ülke. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminden bu yana ve duvarın yıkılmasından sonra da Azerbaycan’ın bu potansiyel enerji kaynaklarının hep Rusya tarafından yönlendirildiği biliniyor. Rusya, Azerbaycan’la enerji ve savunma başta olmak üzere pek çok alanda ortaklığa sahip. Gazprom, Lukoil, Transneft gibi enerji devleri Bakü’de faaliyet gösteriyorlar. Rusların, Azerbaycan kamu enerji şirketi SOCAR’da etkililer. SOCAR ise Rusların Antipinski Petrol Rafinerisi’ne yüzde 10 dolayında ortak. Çok boyutlu yatay ve dikey ilişkiler ile Rusya bölgede “büyük patron”. İddia o ki, Erdoğan Kafkasya’da Putin’den pay kapmak istiyor. Mümkün mü? Rusya, “arka bahçesi”nde rakip bir oyuncuya izin verir mi?

Yeni bir çatışma odağı durumuna gelen Kafkasya’da, savaş klasik çatışma bölgelerinin dışına, Azerbaycan kentlerine ve Ermenistan’a doğru genişleyebilir. Gözler daha çok Rusya’da. Rusya Ermenistan’ı doğal müttefik sayıyor ve Ermenistan Rus himayesine mecbur bir ülke. 

Yaklaşık 3,5 milyon nüfuslu Ermenistan’ın, Rusya’nın ve diaspora Ermenilerinin desteği ile ayakta durabildiği biliniyor. 2019’da kişi başına geliri 4 bin doları bile bulmayan Ermenistan, ekonomik olarak hep güçsüz, dış desteklerle açlığa karşı mücadele eden bir ülke. Türkiye’den de dirsek gören Ermenistan’a Türkiye, 325 kilometrelik sınırdaki iki kapısını Nisan 1993’den beri kapalı tutuyor. Bu karar, Ermeni kuvvetlerinin Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ'ı işgalini protesto etmek üzere alınmıştı. Bu nedenle de Türkiye’nin dış ticaretinde Ermenistan ile alışveriş yok denecek boyutta. 

Azerbaycan’dan 2019’da 1 milyona yakın Azeri yurttaşının Türkiye’yi ziyaretine karşılık, Ermeni ziyaretçiler yılda 50-60 bini ancak buluyor ve Türkiye’ye gelenlerin çoğunun, İstanbul’da yerleşik Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Ermenilerin işyerlerinde kayıt dışı çalışmalarına göz yumulduğu öne sürülüyor. 

Bugünün çatışma ikliminde Türkiye’nin Azerbaycan’a daha yakın durmasının, Rusya’yı Suriye ve Libya’da tavize zorlamak hedefi önde görünüyor. Ama bu yakınlaşmada Azerbaycan’a daha dost görünüp Rusya’nın hâkimiyetindeki Azerbaycan enerji pastasından pay kapma hedefi de yok değil.

Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki 30 yıllık savaşta arabulucular, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu ve eş başkanları Rusya, Fransa ve ABD. Türkiye, kördüğüm hâline gelmiş bu Kafkasya denklemine daha fazla müdahil olma çabasında. Minsk Grubu, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i ateşkese ikna etmeye çalışırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı denklemde yok sayamıyor.

Çatışmanın taraflarından Azerbaycan’ın ekonomisi ağırlıkla enerji üretimi ve ihracına dayanıyor. Azerbaycan normal zamanlarda günlük 800 bin varil dolayında ham petrol üretimi ile dünya petrol üreticisi ülkeler sıralamasında 23’ncü sırada yer alıyor ve üretiminin ağırlıklı kısmını ihraç ediyor. Azerbaycan 7 milyar varil dolayındaki kanıtlanmış ham petrol rezervi ile dünyada 18’nci sırada. Azerbaycan’ın doğal gazda da 991 milyar metreküp rezervi var ve dünyada 25’nci sırada. Azerbaycan normal zamanlarda yılda 17 milyar metreküp de doğal gaz üretiyor. Bu veriler, Azerbaycan’ın orta boy bir enerji ülkesi olduğunu ve potansiyelini daha çok kullanarak zenginleşebileceğini gösteriyor. 

Nüfusu 10 milyon dolayındaki ülkenin kişi başına geliri 5 bin dolar dolayında ve bu, topraklarındaki zenginliği yansıtmayan bir gelir. Azerbaycan’ın ihracatı 15 milyar dolar dolayında ve enerjiye dayanan bu ihracatta ilk sırayı İtalya, ikinci sırayı Türkiye alıyor. İthalat ise 9-10 milyar dolar dolayında ve ithalatta Rusya ilk sırayı alıyor.

Azerbaycan enerji kaynaklarıyla ayakta duran ve cazibesi bu potansiyeline dayanan, yine enerji kaynaklarıyla gelişme peşinde bir ülke. Bu gelişimi Rusya’ya daha az bağımlı kalarak yapmanın yollarını ararken Türkiye’den ve Avrupa’dan destek peşinde. Birçok enerji üreticisi ülke gibi küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalardan anında etkilenen Azerbaycan, özellikle son yıllarda önemli türbülanslara, döviz darboğazlarına girerek Uluslararası Para Fonu (IMF) müdahalelerine de maruz kaldı. 

Kendisine “bölgesel güç” olmayı vehmeden ve bu nedenle özellikle son 10 yılda Orta Doğu’da, son zamanlarda da Doğu Akdeniz’de başına işler açan AKP rejimi, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de bulamadığı nüfuz alanı yaratma serüvenini bu kez Azerbaycan’da, yani Rusya’nın “arka bahçesi”nde deniyor gibi.

“Tek millet, iki devlet” sloganı ile daha da yakınlaştırılmak istenen Türkiye-Azerbaycan ilişkisinin ekonomik boyutu bugüne kadar heyecan verici değil. 10 milyonluk nüfusa ve Türkiye’deki ortalama kişi başına gelirin yarısını bile bulmayan bir kişi başına gelire sahip Azerbaycan, Türkiye’nin ihracatından ancak yüzde 1,3 pay alıyor. Bunun bir kısmının silah satışı olduğu biliniyor. Buna karşılık Türkiye Azeri enerjisinden pek satın almıyor. Rusya ve İran ile yapılmış uzun vadeli anlaşmalar nedeniyle henüz bu kaynak kullanılmıyor olabilir. Türkiye’nin 2019’da Azerbaycan’a ihracatı 1,8 milyar dolara yaklaşırken ithalatı 411 milyon dolarda kaldı. 

Doğrudan yatırım ayağında ise Türkiye’nin Azerbaycan’daki yatırım tutarı bir dönem 8 milyar dolara kadar çıkmışken Merkez Bankası verilerine göre 2019’da 325 milyon dolara kadar azalmış görünüyor. Belli ki Türklerin Bakü hayalleri uzun sürmemiş.

Buna karşılık Azerbaycan’ın 2019’da Türkiye’deki doğrudan yatırımı 6 milyar dolara yaklaşıyor ve bu, ülkedeki doğrudan yabancı sermaye stokunun yüzde 4’ü demek. Azerbaycan’ın Türkiye’deki en önemli yatırımını Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’ın grup yatırımları oluşturuyor. Devlet kuruluşu SOCAR Global ana şirketinin Türkiye’deki iştiraki SOCAR Turkey Enerji A.Ş, 2008 yılında petrokimya sektöründeki kamu kuruluşu Petkim’in yüzde 51 hissesini Özelleştirme İdaresi’nden satın alarak faaliyetlerine başladı. Doğalgaz hattı TANAP, STAR Rafineri, SOCAR Terminal, Petkim RES, Bursagaz, Kayserigaz, Enervis gibi enerji şirketlerini de çatısı altında bulunduran grup, sürmekte olan yatırımlarının tamamlanmasıyla 19,5 milyar dolarlık bir yatırım stokuna sahip olacağını bildiriyor. 

Orta boy bir enerji ülkesi olan Azerbaycan’ın Şii kimliği gibi bir “engele” rağmen daha çok AKP partneri olması, enerji kaynaklarını çıkarma ve pazarlamada Türkiye ile daha çok işbirliği oluşturması, bir Erdoğan rüyası olmaya devam ediyor. Kafkasya krizinden böyle bir fırsat yaratmak, Rusya’ya, hatta İran’a rağmen mümkün olacak mı, evdeki hesaplar çarşıya uyacak mı, yaşayarak göreceğiz.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Rusya’nın Sudan üssü Türkiye ve Biden’a mesaj mı?
Anton Mardasov | Rus etkisi | Kas 19, 2020
Azerbaycan’a asker tezkeresi ne anlama geliyor?
Fehim Taştekin | | Kas 19, 2020
Erdoğan’ın Avrupalı fedaileri: Bozkurt ve Hilal
Fehim Taştekin | | Kas 13, 2020
Ekonomide kadro değişimi erken seçim amaçlı
Mustafa Sönmez | Türkiye seçimleri | Kas 12, 2020
Kriz büyürken iş dünyası suspus
Mustafa Sönmez | | Kas 5, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Türkiye Barış Pınarı’nda yeni bir sayfa mı açıyor?
Fehim Taştekin | türk-kürt çatışması | Kas 25, 2020
al-monitor
Döviz-faiz sıkışması ve yeniden küçülme
Mustafa Sönmez | | Kas 20, 2020
al-monitor
Azerbaycan’a asker tezkeresi ne anlama geliyor?
Fehim Taştekin | | Kas 19, 2020
al-monitor
Erdoğan’ın Avrupalı fedaileri: Bozkurt ve Hilal
Fehim Taştekin | | Kas 13, 2020