Putin’in yeni Suriye temsilcisi ataması ne anlama geliyor?

Rus lider Vladimir Putin, yeni atadığı özel temsilciyle hem Suriye ile ilişkileri geliştirmek hem de Moskova’nın Suriye dosyasında diplomasi ve askeri pozisyonlar arasında denge sağlamak istiyor.

al-monitor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad Şam’da bir arada, 7 Ocak 2020  Photo by Photo by Sputnik/Aleksey Nikolskyi/Kremlin via REUTERS..
Anton Mardasov

Anton Mardasov

@anton_mardasov

İşlenmiş konular

Suriye'de Rusya

May 28, 2020

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye ile ilişkileri geliştirmek üzere yeni bir Suriye özel temsilciliği pozisyonu açarak 25 Mayıs’ta Rusya’nın Şam Büyükelçisi Alexander Efimov’u özel temsilci olarak atadı. Efimov, Rusya Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev ve Putin’in Orta Doğu’dan sorumlu özel temsilcisi Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov ile birlikte üçüncü özel temsilci olarak görev yapacak. Şam’dan önce Rusya’nın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Büyükelçisi olarak beş yıl görev yapan Efimov, yeni pozisyonuyla birlikte 2018’den bu yana sürdürdüğü Şam Büyükelçiliği görevine de devam edecek.

Efimov’un atamasına iki farklı açıdan bakılabilir. Birincisi atama, Rusya’nın Suriye ile ilgilenen dış politika ekibinin diplomasi ve askeri kanadı arasındaki dengeyi sağlamada Kremlin’in elini kolaylaştıracak. Yeni atamaya kadar spesifik olarak Suriye dosyasıyla ilgilenen tek özel temsilci olan Lavrentiev, askeri kanada daha yakındı.

Lavrentiev Türkiye ve İsrail ile müzakerelerde uzlaşı çabalarının yanı sıra Astana süreci ve Soçi anlaşmalarıyla belirlenen ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı muhalefeti parçalama amacı taşıyan gerginliği azaltma bölgelerinin kuruluşu ve sürdürülmesinden sorumluydu. Lavrentiev, Anayasa Komisyonu’nu ayakta tutmak için zaman zaman Esad’ı da bazı sembolik tavizler vermesi için iknaya çalışıyordu.

Nitekim Astana süreci de uzatmalı Suriye iç savaşından mümkün olduğunca kâr sağlamak için Rus ordusu tarafından ortaya konulan bir fikirdi ve ordu şimdi buna paralel olarak silahlı kuvvetlerin ve Moskova’nın Orta Doğu’daki konumunun daha da güçlendirilmesi için bütçesinin artırılmasını istiyor.

Ancak Suriye’de siyasi uzlaşı penceresinden bakıldığında ordunun yaklaşımı pek yerinde sayılmaz. Barışı muhalif grupları silahsızlandırıp, isyancıları Rusya’nın kontrolündeki 5’nci Taarruz Kıtası’na eklemleyerek tesis etme planı ilk bakışta akla yatkın bir plan olarak görülebilir. Nitekim, Esad destekçileri de bunu başarılı bir plan addediyor. Ne var ki bu tür öneriler, Rusya’nın Şam yönetimini taviz vermeye ikna edebilecek bir arabulucudan ziyade Suriye ordusunun müttefiki hatta doğrudan bir parçası gibi olarak algılanmasına yol açıyor.

Rus ordusunun imaj sorunu da duruma tuz biber ekiyor. Ordunun itibarı video oyunlarının savaş görüntüleri diye servis edilmesi de dahil bir dizi üst düzey gaf ve ABD’ye yönelik ağırlıktan yoksun ithamlar nedeniyle yara almış durumda. Rus Savunma Bakanlığı’nın ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye’de İslam Devleti’yle mücadeledeki her başarısını karalama çabasına da şüpheyle yaklaşılıyor. 

Kendi imajını düşünen Kremlin bile zaman zaman ordunun pozisyonuyla arasında mesafe koymaya ihtiyacı duyuyor. Bunun bir örneği de İD lideri Ebu Bekir Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından yaşanmıştı. Rus Savunma Bakanlığı Bağdadi’nin nasıl öldürüldüğüne dair ABD tarafından açıklanan bilgilerin gerçekliğini sorgulamış, Kremlin de ilk etapta bu sorulara destek vermişti. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov’un sonrasında verdiği demeçler ise Rus Savunma Bakanlığı tarafından dile getirilen iddialarla tezat teşkil etti. Dolayısıyla Efimov’un ataması ordunun, Rus dış politikasındaki nüfuzunu dengelemeye yönelik bir karşı hamle olarak görülebilir. Yeni temsilci Kremlin’in Suriye misyonuna ekonomik ve diplomatik boyutlar kazandırarak bu dengeyi sağlayabilir.

Efimov’un atamasında öne çıkan ikinci boyut ise Kremlin’in gündeminde giderek ağırlık kazanan Suriye’nin yeniden imarına ilişkin planlar. Efimov’un, hem Rusya hem de Suriye için önemi giderek artan bir müttefik olan BAE konusundaki tecrübesi bu kapsamda kullanışlı olacaktır. Putin, ocak ayında Suriye’ye gerçekleştirdiği son ziyaret sırasında güvenlik risklerine rağmen Şam Uluslararası Havaalanı’na inerek havalimanının faaliyetlerinin genişleyeceğinin işaretini vermişti. Nitekim geçen yıl aralarında BAE’nin Etihad ve Bahreyn’in Gulf Air havayollarının da bulunduğu bir dizi havayolu firması Şam uçuşlarının yeniden başlatılmasını gündemlerine aldı. Rus iş insanları da havalimanının genişletilmesine katkıda bulunmaya istekli olduklarını ve ek bir terminal inşa edebileceklerini beyan ettiler. Hatta Rusya’nın İsrail’den havaalanını bombalamaya son vermesini istediğine dair haberler basına yansıdı. Bu haberlere göre, Moskova karşılığında İsrail’e, İran’ın Suriye’ye ihracatının azaltılmasında yardım teklif etti.

BAE, Batı yaptırımlarıyla daha da sıkıntıya giren savaş mağduru Suriye ekonomisinin ayağa kaldırılmasında rol oynamak istediğini Moskova’ya hâlihazırda bildirmiş durumda. Hem Rus hem de Suriyeli devlet yetkilileri bu konuda Abu Dabi ile temaslarını sürdürüyorlar.

Şam Valisi Alâ İbrahim de kimi BAE’li ve Ürdünlü emlak şirketlerinin Daraya’daki muhtelif projelere dahil olmak istediklerini açıkladı. Suriye’nin iç ticaret ve talepten sorumlu bakanlığına kısa süre BAE ile yakın bağlara sahip Telâl El Barazi’nin atanması da bu bakımdan anlamlı. Barazi, Rusya’nın hedefindeki Suriyeli bednam iş adamı Rami Makhlouf ile yakınlığı nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan Atıf El Nad’ın yerini aldı.

Efimov, BAE tecrübesinin yanı sıra iç meseleler ve diplomasi birikimi sayesinde de özel temsilciler listesine önemli bir katkı. Temsilci temaslarını ve farklı yaklaşımını Dışişleri Bakanlığı ve diğer kurumları aşarak doğrudan Kremlin’e aktarabilecek. Atama Rusya’nın Şam Büyükelçiliği’nin konumunu da güçlendirmiş durumda. Şam bundan böyle Moskova’nın Suriye dosyasında sadece Rus ordusunun ya da sözleşmeli özel askeri şirketlerin değil Rus diplomatlarının da devrede olduğunu hesaba katmak durumda.

Son ve bir diğer önemli nokta da atamanın Putin’in Suriye’ye dair meseleler üzerindeki kontrolünü ve Rus dış politikasındaki nihai karar merci konumunu pekiştirecek olması. Putin elçilerinin sayısını artırarak Suriye dosyasında kendisine sunulan bakış açılarını ve Rusya’nın önündeki olası seçenekleri çeşitlendirmek istiyor. Bu da Moskova’nın stratejisinde Putin’in kişisel tercihlerinin giderek daha belirleyici ve öngörülemez olacağına işaret ediyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Rusya’nın Sudan üssü Türkiye ve Biden’a mesaj mı?
Anton Mardasov | Rus etkisi | Kas 19, 2020
İdlib yeni bir savaşın eşiğinde mi?
Sultan al-Kanj | Suriye çatışması | Kas 17, 2020
Suriyeli gruplara yönelik saldırılar Moskova’nın Ankara’ya mesajı mı?
Anton Mardasov | Suriye çatışması | Eki 30, 2020
Rusya Suriyeli Kürtleri Karabağ’da savaştırır mı?
Kirill Semenov | Kürtler ve Kürdistan | Eki 14, 2020
Azerbaycan’dan pay kapma rüyası
Mustafa Sönmez | Petrol ve gaz | Eki 8, 2020

Recent Podcasts

Featured Video