Irak'ın Nabzı

ABD-İran restleşmesinde Irak’taki Şii milisler ne yapacak?

By
p
Article Summary
ABD ile İran arasında tansiyon yükselirken Irak’taki İran yanlısı milisler kritik bir kararla karşı karşıya: Bu kavgada tarafsız kalan Irak hükümetinin yanında mı duracaklar yoksa ABD’nin karşısında mı yer alacaklar? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

BAĞDAT — Son günlerde yine ağız dalaşına tutuşan İran ve ABD yetkililerinin kafalarında ne olduğunu söylemek zor ama Bağdat’ın olası bir çatışmaya yaklaşımı son derece açık: Benim arka bahçemde olmaz!

İki taraf da savaş istemediklerini iddia etseler de Tahran-Washington hattında restleşmeler uzayıp gidiyor, Irak ise bu kavganın savaş sahası olmayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplar hesaba katıldığında resim biraz bulanıklaşıyor.

Örneğin radikal bir Şii milis grubu olan Nuceba Hizbullah Hareketi öteden beri Amerikan askerlerinin Irak’tan gitmesini istiyor. Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) bünyesinde yer alan İran yanlısı grup kendisini “anayurdu ve Irak’la Suriye’deki kutsalları savunmayı amaçlayan İslami direniş grubu” olarak tanımlıyor. Nuceba yıllardır İran ordusunun seçkin kanadı Devrim Muhafızları’yla çalışıyor.

Yakın zamanda Devrim Muhafızları’nı terör örgütü ilan eden ABD, mart ayında Nuceba’nın kendisini de küresel terör örgütleri listesine eklemiş, hem örgütü hem de lideri Ekrem Kâbi’yi yaptırımlar kapsamına almıştı.

Bu bağlamda Nuceba’nın 13 Mayıs’ta gerekli gördüğünde ABD menfaatlerini hedef alacağını söylemesi pek şaşırtıcı olmadı. Örgüt, “ABD’yle çatışma ancak ABD’nin Siyonist yapıyla beraber bölgeden yok edilmesiyle son bulacaktır” dedi.

Bu ve buna benzer başka tehditler üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı 15 Mayıs’ta acil durum personeli hariç tüm ABD vatandaşlarına Irak’tan derhal ayrılma talimatı verdi. Ardından Almanya ve Hollanda da Iraklı güçlere verdikleri askeri eğitimleri askıya aldılar. Irak’ta 169 askeri ve sivil Hollandalı personel bulunuyor. Iraklı güçlere eğitim veren Alman askeri görevlilerinin sayısı ise 160.

Yine HSB bünyesinde yer alan silahlı Şii grubu Asaib Ehl El Hak’ın parlamentodaki siyasi kolu olan Sadikun bloğunun vekillerinden Naim Abudi Al-Monitor’a şu açıklamayı yaptı: “Irak’ta ABD’ye karşı herhangi bir askeri hazırlık yok. Gerçekleri kasten çarpıtarak HSB gruplarını devletin kontrolü dışında ve Irak’taki ABD kurumlarına karşı saldırı hazırlığı içindeymiş gibi gösterme çabası var.”

Sadikun bloğunun bir diğer vekili Hasan Salim ise 9 Mayıs’ta basına şöyle konuşmuştu: “Washington İran’a saldırarak doğrudan İslam ülkelerini kışkırtmaya çalışıyor. İslami hareketlerin ABD’nin karşısında duracağı muhakkak.”

Irak Medya Gözlemevi’nin genel sekreterliğini yürüten araştırmacı ve siyasi yorumcu Mahmud El Haşimi Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Olası bir çatışma konusunda tutumlar net değil. Çünkü İran şu aşamada bu grupların ABD’ye karşı herhangi bir silahlı eylem yapmasını istemiyor. Durum netlik kazanıncaya kadar beklemek istiyor. Irak’la olan uzun sınırı nedeniyle İran, Irak’ı strateji, ticaret ve güvenlik açısından çok önemli görüyor.”

Haşimi silahlı gruplar arasında “irade çatışması” olduğunu belirtti. Ayrıca Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi’yle iyi ilişkiler içinde olan ABD’nin, silahlı grupları kışkırtmakta menfaati olmadığını çünkü bunun Abdül Mehdi hükümetini zaafa uğratabileceğini vurguladı.

Al-Monitor’a konuşan Nuceba Genel Sekreter Yardımcısı Nasır El Şammari ise hükümetin ABD-İran çatışmasına yaklaşımını dikkate aldıklarını ancak dikkate alınması gereken bir başka hususun da hükümetin, “Irak’ta İslam Devleti (İD) ile mücadelede birçok fedakârlıkta bulunan İran halkına borcunu ödemesi” gerektiği olduğunu belirtti.

HSB ve ona bağlı gruplar bu koşullarda nasıl bir tavır takınır? Asaib Ehl El Hak’a yakın kaynakları olan gazeteci ve aktivist Velid El Tai bu soruyu şöyle yanıtladı: “İran’ın dahil olduğu çatışmalarda HSB’nin rolüne dair çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. HSB otomatik olarak İran’dan emir alıyormuş gibi gösteriliyor. (…) HSB milli menfaatleri dikkate alacaktır. Sahada atılan adımlar her zaman verilen demeçlerle uyuşmuyor. Sahadaki adımlar üzerinde iyice düşünüldükten sonra atılıyor.”

Şiiler başta olmak üzere Irak’ta pek çok kesim, ABD’nin saldırısına uğraması halinde İran’a destek verilmesini istiyor. Bu duruş nedeniyle de Irak’taki ABD varlığına karşı filli bir saldırıyı savunmaktan kaçınıyorlar. İran’a nasıl bir destek verilmesi gerektiği konusunda ise somut bir şey söylemiyorlar.

Birleşik Irak İttifakı’nda yer alan İslami Dava Partisi-Irak Teşkilatı 15 Mayıs’taki açıklamasında İran’a açık siyasi destek vererek, “ABD, İran nükleer anlaşmasını üzerinden attı ve şimdi İran’a karşı savaş tamtamları çalıyor” dedi.

Aynı gün Reuters’e konuşan iki Iraklı güvenlik kaynağına göre ise ABD istihbaratı, İran yanlısı Şii milislerin Amerikan üslerinin yakınlarına füzeler yerleştirdiğini tespit etmişti.

Parlamento Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Ammar Tohme’ye göre bu tür iddialara “ABD’nin korkuları” neden oluyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Tohme, İran yanlısı gruplardan ABD hedeflerine yönelik silahlı eylem beklemediğini çünkü bu grupların “Irak hükümetini Tahran’la Washington arasında zor durumda bırakmak istemediklerini” savundu.

Benzer görüşte olan askeri ve siyasi analist Fadıl Ebu Ragif de şöyle konuştu: “Silahlı grupların hükümet yapısıyla ilişkili olduğu düşünülürse ABD güçlerine saldırmaları düşük bir ihtimal. Kaldı ki birileri uluslararası koalisyonda yer alan ülkelerin menfaatlerine zarar verecek olursa Irak yasaları uyarınca cezai takibata uğrar.”

Siyasi demeçlere bakılırsa HSB ve vekilleri hep beraber sükûnetten yana ama bir çatışma çıkarsa da hep beraber İran’ın desteklenmesini istiyorlar. Ancak Irak hükümetiyle iyi geçinen ve İD’in bertaraf edilmesine yardımcı olan ABD’ye karşı desteğin manevi mi yoksa askeri mi olacağını kimse somut olarak belirtmiş değil.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Devlet dışı silahlı unsurlar

Adnan Abu Zeed, Iraklı bir gazeteci yazardır. Zeed, Irak’ta mühendislik teknolojileri bölümünden mezun olmuş, devamında ise Hollanda’da medya teknolojileri okumuştur.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept