Peşmerge’nin Kerkük’e dönüşü Arapları ve Türkmenleri tedirgin ediyor

Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi ile KDP lideri Mesud Barzani arasındaki iyi ilişkiler neticesinde Bağdat’la Erbil arasında sağlanan anlaşma Peşmerge’nin Kerkük’e dönüşünü öngörüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Kerkük ile Erbil arasındaki Altın Köprü bölgesinde görüntülenen Kürt Peşmerge güçleri, 20 Ocak 2017  Photo by REUTERS/Azad Lashkari.

Şub 28, 2019

BAĞDAT — Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi 12 Şubat’ta Kerkük’teki güvenlik durumunun istikrara kavuştuğunu duyurmuştu. Ancak şimdi Kürtler, Peşmerge güçlerinin Araplar, Türkmenler ve Kürtler arasında ihtilaf konusu olan Kerkük vilayetine döndüğünü söylüyorlar.

Eski Başbakan Haydar El Ebadi yönetimindeki federal güçler Kürdistan’daki bağımsızlık referandumunun ardından ekim 2017’de Kerkük ile ihtilaflı bölgelerin kontrolünü Peşmerge güçlerinden geri almıştı. Kerkük’ün Kürt valisi Necmeddin Kerim kentten kaçmış ve yerine vekaleten Arap kökenli Rakan El Caburi atanmıştı.

Gelinen noktada Bağdat-Erbil ilişkileri onarıldı ve Abdül Mehdi’yle arası iyi olan Kürtler yeni hükümette yer aldı. Şimdi Kürt ve Arap çevrelerde merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) petrol zengini Kerkük’te yeniden ortak kontrol tesis etmesi konuşuluyor.

İlk olarak 23 Ocak’ta Abdül Mehdi terörle mücadele birliklerini Kerkük’ten çekme kararı aldı ve bunun üzerine Peşmerge güçleri vilayetin kuzey ve batı sınırlarına dönüş yaptı. Bu gelişmeler, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani’nin 22 Kasım 2018’de Bağdat’a giderek Abdül Mehdi’yle görüşmesinin ardından yaşandı. Tarihi olarak nitelenen bu ziyaret, referandum sonrası başlayan boykotu sona erdirdi ve Kerkük’le ilgili düzenlemelere zemin hazırladı.

KDP yöneticilerinden Muhsin El Sadun Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “KDP’nin yeni Irak hükümetinde yer alması, Bağdat-Erbil ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı ve bu da bütçe ve petrol ihracatı gibi bazı meselelerin çözümünü sağladı, ayrıca Kerkük’te ortak güvenlik yönetimine dönülmesi konusunda mutabakata imkân verdi. Kerkük ve ihtilaflı bölgeler Anayasa’nın 140. maddesine tabi, dolayısıyla güvenlik konusu federal güçler ile Kürt güçlerin idaresinde olmalı. Kaldı ki Kürt partilerin yönetiminde olan onlarca ilçe ve yöre güvenlik konusunda Peşmerge’nin desteğine muhtaç.”

Sadun’a göre mevcut mutabakat Peşmerge’nin şehirlerin dışında kalmasını, iç emniyetin yerel polis tarafından üstlenilmesini öngörüyor.

Kerkük’e yeni vali atanmasından da söz eden Sadun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile KDP arasında KBY hükümetinin kuruluşu konusunda sağlanan anlaşma, önümüzdeki dönemde bu makam için bir ismin belirlenmesine dair bir paragraf da içeriyordu. Yeni vali çok muhtemelen KYB’den olacak. Zira son genel seçimlerde Kerkük’te en yüksek seçmen katılımını KYB sağladı. Yerel meclislerde de KYB üyeleri KDP üyelerinden fazla.”

Yerel basında çıkan haberlere göre KYB’nin Peşmerge güçleri K1 üssüne ulaştı ve Selahaddin vilayetine bağlı olan Tuzhurmatu ilçesine kadar ilerledi. Bu durum Türkmenleri ve Arapları kızdırdı.

Eski Türkmen vekil ve Sadr hareketi üyesi Fevzi Terzi’ye göre “Kentteki Türkmenler durumun eskiye dönmesinden, Kürtlerin tüm resmi kurum ve güvenlik yapılarında kontrolü ele geçirmesinden korkuyorlar.”

Al-Monitor’a konuşan Terzi “Bu olup bitenler, Peşmerge’nin Kerkük’e dönüşü ve Kürt bir valinin atanması yönünde ABD desteğiyle sağlanan anlaşmalar çerçevesinde yaşanıyor. Biz bunları şiddetle reddediyoruz” dedi.

Fetih İttifakı vekillerinden Mansur El Beici’ye göre de Peşmerge’nin şu an Kerkük’e dönmesi “kenti istikrarsızlaştıracak ve durum yine başa saracak.”

Al-Monitor’a konuşan Beici şöyle devam etti: “İddia edilen anlaşmalar kamuoyuna açıklanmalı ve anayasal çerçevede olmalı. Kerkük KBY içinde örgütlenmiş bir vilayet olmadığı için kent federal güçlerin kontrolünde kalmalı.”

Kerkük gibi ihtilaflı bölgeler öteden beri Bağdat ile KBY arasında önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

2005’te kabul edilen Irak Anayasası’nın 140. Maddesi ihtilafın çözümü için bir yol haritası ortaya koymuştu. Buna göre Saddam Hüseyin rejiminin demografik uygulamaları giderilecek, nüfus sayımı yapılacak ve son olarak Kerkük ve diğer ihtilaflı bölgelerde düzenlenecek referandumla halkın KBY’ye katılma ya da federal hükümetin denetiminde kalma iradesi belirlenecek.

Madde 2007 sonuna kadar hayata geçirilecekti ancak Kürtler Bağdat’ı halen uygulamayı geciktirmekle suçluyor.

Siyasi düzeyde, valilik konusu bu yılın sonunda yapılacak yerel seçimlerde çözüme bağlanabilir. Özel bir seçim mekanizmasında anlaşma sağlanmasının ardından Kerkük ilk kez vilayet seçimleri yasasına dâhil edilecek.

Güvenlik konusuna gelince, Abdül Mehdi Kürtler de dâhil olabildiğince çok siyasi gücü kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Abdül Mehdi başbakanlık makamına tüm tarafların kabul ettiği bir aday olarak geldi. Arkasında büyük bir parlamento bloğu yoktu ve bugün böyle bir bloğa ihtiyacı var, bu blok onu kontrol etmediği sürece…

Abdül Mehdi şimdi Arapları ve Türkmenleri rahatsız etmeden Kürtleri memnun etmek durumunda. Bu nedenle, Kerkük petrollerinin Bağdat’a devri ve vilayetin genel bütçedeki payının çözüme bağlanmasından sonra Başbakan bazı bölgelerin kontrolünü Kürtlere veriyor.

Ancak bu tip adımlara Araplar ve Türkmenlerden tepki gelecek. Bu, Abdül Mehdi’nin konumunu riske atabilir, ayrıca KYB’nin ocak ayında Kerkük vilayetindeki bazı binalara Kürt bayrağını asma teşebbüsünde olduğu gibi çatışmalara yol açabilir.

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Coronavirus | Nis 22, 2020
al-monitor
Gorani lehçesini yaşatmak isteyen öğretmen Kuran’ı Kürtçeye çevirdi
Dana Taib Menmy | Tehlike altındaki diller | Oca 31, 2020
al-monitor
Türkiye Irak’ta PKK bağlantılı Ezidi milisleri vurdu
Saad Salloum | Ezidiler | Oca 24, 2020
al-monitor
Mühendis’in ardından Haşdi Şabi’yi neler bekliyor?
Mustafa Saadoun | | Oca 21, 2020