Trump’ın Orta Doğu barış planının gerçek amacı ne?

Birleşmiş Milletler kaynakları, ABD’nin alenen İsrail’in tarafını tutarak hazırladığı Orta Doğu barış planından umutlu değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray’da yapılan kabine toplantısında konuşurken, 21 Haziran 2018. Trump’ın sağında Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, solunda ise Savunma Bakanı James Mattis oturuyor. Photo by REUTERS/Jonathan Ernst.

Haz 24, 2018

“Önce Amerika” politikasını izleyen Donald Trump yönetimi, son günlerde uluslararası barış girişimlerinin dış ve iç siyasi faydalarını da keşfetti. Trump’ın 12 Haziran’da Singapur’da Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yaptığı görüşme oldukça muğlak bir açıklamayla son buldu. Yine de Trump Kuzey Kore’yi müzakereler yoluyla üç yıldan az bir sürede nükleer silahtan tamamen arındırabileceği konusunda umutlu görünüyor.

Ardından 15 Haziran’da Beyaz Saray danışmanı Jared Kushner, Orta Doğu Temsilcisi Jason Greenblatt ve ABD’nin BM Büyükelçisi Nikki Haley New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldiler. Görüşmede ABD’nin İsrail-Filistin meselesi için hazırladığı barış planı, Gazze’deki insani krizin hafifletilmesi ve BM platformlarında İsrail karşıtı kararların frenlenmesi ele alındı.

BM’de Guterres’a yakın çalışan kıdemli bir Norveçli diplomata göre Trump’ın temsilcileri Orta Doğu barış planını tamamlayıp açıklama konusunda son derece ciddiydi. Diplomata göre Trump bir anda halkların eşitliğine inanan tutkulu bir barış havarisine dönüşmüş değil ama ekibi anlaşmayı neticelendirme konusunda kararlı görünüyordu.

Her şeyden önce bir iş adamı olan Trump pazarlıklarını şöyle yürütüyor: “Ya kabul ya ret” şeklinde bir öneri sunuyor ve müzakerelerin ayrıntısını yardımcılarına ve avukatlarına bırakıyor. Norveçli diplomata göre Trump’ın ekibi barış planını ağırlıkla Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’la ve bir ölçüde Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile koordine ediyor. ABD’li temsilciler tamamen İsrail yanlısı olan pozisyonlarını açıkça ortaya koymuş, ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasından gurur duyduklarını ve bunu diplomatik bir başarı olarak gördüklerini hissettirmiş.

Norveçli diplomat Trump’ın bölgesel bir barış paketi öngördüğünü ve bunun öncellikle ABD’nin stratejik ve ekonomik çıkarlarına hizmet eden farklı anlaşmalardan oluştuğunu belirtti. Buna göre eşitlik, müşterek diplomatik çaba ve insan hakları gibi değerler Trump’ın dünya görüşünün çok uzağında.

İsrail’le Filistinliler arasında gerilimin giderek artması BM’yi en üst düzeyde kaygılandırıyor. İsrail Gazze’deki ablukayı sürdürürken Kudüs bölgesi başta olmak üzere yerleşimleri genişletmeye devam ediyor. Dolayısıyla iki devletli çözüm giderek imkânsız hale geliyor. BM uluslararası toplumla beraber Gazze’deki insani krizi hafifletmek için çalışıyor. Bu çabaların bir diğer amacı Gazze’de yeni bir savaşı önlemek.

Norveçli diplomata göre anlaşma planıyla Trump için bölgede bir barış mirası oluşturulması amaçlanıyor ama Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın böyle bir planı kabul etmesi ihtimal dâhilinde değil.

Peki, ABD nasıl bir anlaşma önerecek? New York’ta görüşülen öneri iki devletli çözümün tanımını taraflara bırakıyor. Doğu Kudüs’teki bazı Filistin mahallelerinin Filistin idaresine devri öngörülüyor ve İsrail’e kendi kontrolünde olan C Bölgesi’nde toprak ilhak etme imkânı tanınmıyor. Kısmen Filistin kontrolünde olan A ve B bölgelerinden ve Hamas’ın silahsızlanması koşuluyla Gazze’den oluşan fiili bir Filistin devleti oluşturuluyor. Güvenlik İsrail’in sorumluluğuna bırakılırken Filistinli mültecilere dönüş hakkı tanınmıyor. Bölgedeki diplomatik normalleşme ve ABD himayesindeki ekonomik ve güvenlik iş birliği Suudi Arabistan’ın 2002 tarihli Arap Barış Girişimi doğrultusunda olabilir.

ABD, İsrail’in bazı çekinceler koyarak “evet” demesini, Filistinlilerin ise “hayır” demesini bekliyor. Bu arada Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır’ın bu planı daha ileri müzakereler için temel kabul edeceğini umuyor. Norveçli diplomat Trump’ın bu konudaki kararlılığının küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

Ramallah’taki üst düzey bir FKÖ yetkilisinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Abbas, Arapların ortak hareket etmesi ve planı oy birliğiyle reddetmesi için Amman, Kahire, Riyad ve Arap Birliği nezdinde girişimlerde bulunuyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan kıdemli bir yetkili ise Başbakan Benjamin Netanyahu’nun Trump ile tam koordinasyon içinde olduğunu, ABD’nin İsrail’i Yahudi devleti olarak tanımasının gündemde olduğu bir dönemde öneriyi düşünmeden reddetmeyeceğini belirtti.

Önümüzdeki aylarda Trump’tan böyle bir Orta Doğu barış planı gelebilir. Kesin olan tek şey ise Trump’ın öngörülmez biri olduğu. Ancak bölgemize en azından önümüzdeki aylarda barışın gelmeyeceği de muhakkak.

Recommended Articles

Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Coronavirus | Nis 13, 2020
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Coronavirus | Nis 1, 2020
Dahlan’a yönelik suçlamalar çoğalıyor
Adnan Abu Amer | | Şub 26, 2020
Washington SDG’ye ayrılan bütçeyi kısıyor
Jack Detsch | Donald Trump | Şub 20, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İsrail'in Nabzı

al-monitor
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Coronavirus | Nis 13, 2020
al-monitor
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Coronavirus | Nis 1, 2020
al-monitor
Rusya, İsrail ile Hamas arasındaki oyunun kurallarını değiştirebilir
Shlomi Eldar | Rus etkisi | Mar 4, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020