İsrail'in Nabzı

Hamas Batı Şeria’da strateji değiştiriyor

By
p
Article Summary
Çaresiz bir durumda olan Hamas’ın strateji değişikliğine gittiği ve Batı Şeria’da İsrail’e yönelik terör eylemlerinin planlanmasında daha aktif bir rol alacağı anlaşılıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), polisin terörle mücadele birimiyle birlikte 17 Ocak gecesi Cenin’e büyük bir baskın düzenledi. Hedef, Batı Şeria’daki Havat Gilad yerleşiminde yaşayan Haham Raziel Şevaç’ı 9 Ocak’ta öldüren terör hücresini ele geçirmekti. Operasyon kapsamında bu teröristlerden biri olan Hamas mensubu Ahmed Cerrar’ın saklandığı düşünülen bir ev güvenlik güçlerince kuşatıldı. Cerrar’ın babası Nasır Cerrar Hamas’ın silahlı kanadının Batı Şeria’daki üst düzey mensuplarındandı ve 2002’de İkinci İntifada sırasında IDF tarafından öldürülmüştü.

Operasyonun başlamasından yaklaşık 24 saat sonra Cerrar’ın yara almadan kaçtığı ortaya çıktı. Ancak Şin Bet’e saldırının failleri hakkında oldukça ayrıntılı bilgiler gelmesi İsrail ile Filistin Yönetimi arasında güvenlik iş birliğinin sürdüğüne işaret ediyor. Saldırıyla ilgili soruşturma, terör hücresince kullanıldığı sanılan yanmış bir aracın Filistin güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olan Cenin’de bulunmasıyla hız kazanmıştı. Hücrenin tespiti bu araç sayesinde oldu.

Cenin’deki IDF operasyonunun ardından Hamas, Filistin Yönetimi’ne İsrail’le güvenlik alanında iş birliği yaptığı gerekçesiyle sert bir şekilde yüklendi. Hamas’ın Gazze’deki kıdemli sözcüsü Sami Ebu Zuhri, bu iş birliğinin “suç” teşkil ettiğini ve İsrail’e yönelik saldırıların devam edeceğini söyledi.

Filistin güvenlik güçleri sözcüsü Adnan El Damiri ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada hücrenin İsrail tarafından tespitinin Filistin tarafının iş birliğiyle olmadığını, iş birliğinin “durduğunu” söyledi.

Hamas’ın saldırıyı üstlenme olarak yorumlanabilecek açıklaması hareketin yeni bir stratejiye yöneldiğini gösteriyor.

Hamas yönetimi bugüne dek saldırılarla doğrudan irtibatlanmaktan mümkün olduğunca kaçındı, Gazze Şeridi’ndeki kontrolünü korumak için çırpındığı bir ortamda “parmak izi” bırakmanın İsrail’le şiddetli bir çatışmaya, hatta kendi çöküşüne yol açmasından korktu.

Ekim 2015’te patlak veren terör dalgasında da Hamas’ın silahlı kanadı bu muğlak tutumu sürdürmüş ve bunu açıkça strateji gereği yapmıştı. Terör dalgası İtamar yerleşimi yakınlarında Eitam ve Naama Henkin’in öldürülmesiyle başlamıştı. Olayla ilgili bir hafta içinde beş terör zanlısı tutuklandı. Bu kişiler Hamas mensubuydu ancak verdikleri ifadelerden Duma’da katledilen Davabşa ailesinin öcünü almak için planlanan silahlı eylemlerin yerel düzeyde örgütlendiği anlaşılıyordu. Hamas örgüt olarak saldırıyı üstlenmedi, “bireysel intifada” diye anılacak ve bir yıldan fazla sürecek kalkışmaya aktif bir şekilde katılmadı.

Temmuz 2017’de İsrail’in Harem-i Şerif bölgesine yerleştirdiği metal detektörler nedeniyle patlak veren olaylarda ve son olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs açıklaması üzerine aralık ayında çıkan şiddet olaylarında Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye Batı Şeria’daki Filistinlileri Kudüs’ü kurtarmak için silahlı intifadaya çağırdı. Ancak eylemsel düzeyde Hamas olayları uzaktan seyretmekle yetindi.

Aslına bakılırsa 2014 yazındaki Koruyucu Hat Harekâtı’ndan sonra Batı Şeria’daki gösteriler çoğunlukla El Fetih’in Tanzim güçlerince örgütlendi. Hamas. ne gösterilere önderlik etmekte ne IDF ile çatışmalarda ne de saldırıların planlanmasında -- en azından görünen yüzeyde -- aktif bir rol almak istedi. Peki, bugün niçin tavır değiştiriyor?

Zuhri’nin “Cenin hücresine benzer yeni hücreler gönderme” tehdidi aslında Filistin kamuoyuna verilmiş bir mesajdı. El Fetih’le uzlaşının gerçekleşmeyeceğini gören Hamas bu tehditlerle yeni stratejisini ifade ediyor.

Görünen o ki daha önce eylemlerdeki rolünü karartmaya çalışan Hamas’ın Filistin Yönetimi’yle yaşadığı krizin ardından kaybedecek bir şeyi kalmamış. Hamas liderleri, Filistin Yönetimi’ni, El Fetih’i ve uzlaşının baş karşıtı olarak gördükleri Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı sıkıntıya sokmak istiyor. Hamas’a göre Abbas bir taraftan Oslo Anlaşması’ndan geri adım attığını iddia ediyor, bir taraftan da İsrail’le güvenlik iş birliğini sürdürüyor.

Uzlaşının akıbeti belirsizliğe düşerken Hamas’ın da tarihindeki en ciddi krizi atlatıp atlatamayacağı belli değil. Bu koşullarda Hamas yönetimi, kamuoyuna oynayacak ve kendi yönteminin, yani silahlı mücadelenin Abbas’ın sonuç vermeyen diplomasi yönteminden daha etkili olduğunu anlatacaktır.

Hamas’ın silahlı kanadı Batı Şeria’da geniş bir militan altyapısına sahip. Bu yapılanma bugüne kadar büyük ölçüde hareketsiz kaldı, Gazze ve yurt dışındaki yöneticilerden yeşil ışık bekledi. Ynet sitesinin geçtiğimiz günlerde verdiği habere göre Batı Şeria’daki yapılanmanın başı olan Salih El Aruri’nin Hamas Siyasi Bürosu’na başkan yardımcısı olması üzerine yerine Mahir Ubeyd getirildi.

Al-Monitor’a konuşan bir Filistin güvenlik görevlisi bu haberi teyit edemedi ancak kamyonundaki mevcut iklime işaret ederek İsrail’le iş birliği görüntüsü vermekten çekinen Filistin güvenlik güçlerinin “işgal karşıtı” aktivistleri tutuklamakta zorlanacağını söyledi. Kaynağa göre “halkın iradesinin” silahlı intifada yönünde olduğuna karar veren Hamas, bu yola barış yolunun çökmesi üzerine girdi ve meselenin özü de burada yatıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: israil filistin çatışması

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept