Irak'ın Nabzı

Irak Kürdistanı: Din adamları bağımsızlık kavgasını körüklüyor

By
p
Article Summary
Irak’ın Kürdistan bölgesi bağımsızlık referandumuna hazırlanırken hem Kürt hem Arap tarafındaki din adamları siyasi kavgayı körüklüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

ERBİL, Irak — Irak Kürdistanı 25 Eylül’de referanduma hazırlanırken tepkiler siyasetin dışına taştı. İşin içine camiler de dâhil olurken bağımsızlığa destek ve karşıtlık denklemine din boyutu ekleniyor.

Dini otoritelerden Muhammed Taki El Medresi 28 Temmuz’daki vaazında Kürtlerin bağımsızlığına karşı olduğunu yineledi ve Kürtlere “taleplerini izan, mantık ve anayasanın sınırları içinde tutma” telkininde bulundu. El Kazımiye’nin dini otoritesi Muhammed Mehdi El Halsi ise 7 Temmuz’da Irak halkını “bölücü projelerin” karşısında durmaya ve bu “kuşkulu projeye” darbe indirmeye çağırdı. İslam dünyasına da seslenen Halsi, bağımsız Kürdistan’ın yeni bir Siyonist oluşum olacağı uyarısında bulundu.

Irak’ın en büyük Şii siyasi koalisyonunun başında bulunan Ammar El Hâkim de nisanda Mısır’da bir televizyon kanalına verdiği demeçte şöyle demişti: “Kürt devleti ilan edilirse ben şahsen İsrail’den başka bu devleti tanıyabilecek bir ülke bilmiyorum. Arap ülkeleri Irak’ın bütünlüğünü düşünüyor.”

İlginçtir ki Kürt devleti ile İsrail arasında kurulan bu bağ Baas dönemine kadar uzanıyor. Kürt hareketine o günlerde “İsrail ajanı” deniyordu.

Devletin birliğini savunan bir başka din adamı İyad Cemaleddin, Kürt NRT kanalına 26 Haziran’da verdiği mülakatta Irak Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’ye yüklendi. Cemaleddin bir Kürt devletinin kurulamayacağını çünkü Irak, İran, Türkiye ve Suriye dâhil dünyanın pek çok yerinden itiraz geldiğini, Kürdistan Bölgesi’ndeki boşluğun ve istikrarsızlığın üstünü örtemeye çalışan Barzani’nin kumdan kaleler yaptığını öne sürdü. Cemaleddin “Bir Kürt devleti olmayacak, ne şimdi ne bin yıl sonra.” dedi.

Kürt bağımsızlığına karşı sesini yükselten ilk isimlerden biri olan Sadr hareketi lideri Mukteda El Sadr ise 4 Temmuz’daki basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bağımsızlığın hayata geçirilmeyeceğini umuyorum. Kürtler bu ülkede bizim ortağımızdır. Musul’u kurtarmak üzereyiz ve benim Barzani’ye çağrım, bu ayrılma konusunu ertelemesi ve sonra da tümden gündemden kaldırmasıdır.”

Ayetullah Kasım El Tay 25 Ocak 2015’te bağımsızlık projesine şiddetle karşı çıktığını belirten bir açıklama yapmıştı. Ancak Irak’ın en etkili din adamı olan Büyük Ayetullah Ali El Sistani konu hakkında şimdilik suskun.

Sünni Arap din adamları da referandum konusunda fikir beyan ediyor ama destekleyici yönde. Tanımış bir isim olan Şeyh Ahmed El Kubeysi 19 Temmuz’da Kürtleri desteklediğini yineledi ve şöyle dedi: “Irak bölünecek. Kürdistan güçlü bir Sünni bölge haline gelecek ve sadece Kürtlerden ibaret olmayacak. Tüm Sünni Araplar Kürdistan’a katılma konusunda ısrarcı.” Özellikle ihtilaflı bölgelerde yaşayan Sünni Araplar referandumdan yana tavır alıyor ve Kürt bölgesine katılmak istiyor.

Kürt din adamları da referanduma destek ifade ediyor. Evkaf ve Diyanet İşleri Bakanlığı Sözcüsü Nabız İsmail, 8 Temmuz’da bakanlığın cami vaizlerine bu yönde talimat vereceğini açıkladı ve ekledi: “Din adamları tüm güçleriyle ‘evet’ diyerek referanduma katılacaktır. Din adamları bunun milli bir görev olarak görüyor.”

Kürdistan Müslüman Âlimler Birliği Merkez Konseyi de Şiilerden gelen açıklamalara dolaylı bir cevap olarak Kürdistan Bölgesi’nde ve Bağdat’la Erbil arasında ihtilaf konusu olan bölgelerde referandum yapılmasına destek beyan etti. Konsey 12 Temmuz tarihli açıklamasında “referandumun başarılı olması için” Kürtlere “birlik olma, uzlaşma ve aralarındaki anlaşmazlıkları çözme” çağrısında bulundu.

Dohuk’ta önde gelen bir din adamı olan İhsan El Rikani ise 4 Temmuz’da ateşli bir konuşma yaptı ve daha da ileriye giderek “Referanduma karşı çıkanlar haindir. Bu ülkeden gitmeleri lazım.” dedi.

Irak Kürdistanı’nda Selefi bir vaiz olan Abdül Latif Selefi de “Referanduma tam destek veriyorum. Karşı çıkanlar gerçek Kürt değildir.” şeklinde konuştu.

Erbil’in tanınmış vaizlerinden Fatih Şerestini ise 18 Haziran’da şöyle konuştu: “Müslüman olarak Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığını sonuna kadar desteklemek gerekiyor. İmkânlar el verdiğinde, uluslararası ortam uygun olduğunda Allah’ın izniyle ve şeriata göre bağımsız olacağız. Kişi bağımsız bir hükümete sahip değilse, bayrağı başka ülkelerin bayrakları üzerinde dalgalanmıyorsa Allah onun dualarını kabul etmez.”

Irak Kürdistan Bölgesi Âlimleri Başkanı Abdullah El Vaisi, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada Şii din adamlarından gelen sert itirazları ve buna karşılık Sünni din adamlarının desteğini değerlendirdi. Vaisi şöyle konuştu: “Sünnilerin çoğu Irak’ta farklı unsurların bir arada yaşadığı günlerin mazi olduğunu idrak ediyor. Şiiler ise bölünme halinde Irak’ın bölgede nüfuz ve güç kaybedeceğine inanıyor. Referanduma da bu nedenle karşı çıkıyorlar.”

Irak siyasetinde uzman olan tarihçi Cabbar Kadir ise Şii din adamlarının bu tehlikeli meseleye dahlini Al-Monitor’a şöyle yorumladı: “Şii iktidar çevreleri Irak’taki kontrollerini genişletmek istiyor. Çünkü son dönemde sağladıkları kazanımlar onları Irak’ın bütünlüğü yönünde cezbediyor. Dolayısıyla referanduma karşı çağrılar yapılıyor ve Kürtler İsrail’in cesaretlendirmesiyle ülkeyi bölmekle suçlanıyor.”

Referandum tarihi yaklaştıkça Irak’ta fetvaların, başka dini adımların yanı sıra tansiyonu iyice artıran dini müdahaleler görülebilir. Bu arada silahlı milislerin bu kavgaya bodoslama dalmayacağının da garantisi yok.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: sectarianism, sunnis, shiites, clerics, independence, referendum, kurdistan region of iraq, massoud barzani

Kürt yazar ve toplumsal-siyasi araştırmacı Ibrahim Malazada, Irak Kürdistanı’ndaki Koya Üniversitesi’nde sosyoloji dersleri vermiştir. Akademik kariyerinin yanı sıra 20 yılı aşkındır siyaset ve medyanın farklı alanlarında çalışmış, Irak ve Avrupa’da çeşitli Kürt gazeteleri ve televizyon kanallarında görev almıştır. Ayrıca Orta Doğu ve Avrupa’da insani alanlarda çalışan örgütlere toplumsal entegrasyon ve kültürler arası ilişkiler konularında danışmanlık yapmıştır. Araştırmalarında siyasal İslam, uluslaşma ve barış inşası gibi konulara odaklanmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept