Gulf Pulse

“Gerçek dışı haberler” Körfez’de gerçek bir kriz çıkardı

By
p
Article Summary
Katar’ın devlet ajansı tarafından geçilen ve daha sonra bilgisayar korsanlarına atfedilen haberler Körfez ülkeleri arasındaki derin gerilimi su yüzüne çıkardı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Körfez İşbirliği Konseyi’nde (KİK) son günlerde dramatik gelişmeler yaşandı. Katar Haber Ajansı’nın 23 Mayıs’ta geçtiği bir alt yazıda Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad El Tani’nin ABD Başkanı Donald Trump, İran, İsrail ve Hamas hakkında olay yaratan sözler söylediği bildiriliyordu. Ajansın Twitter hesabından ise Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed Bin Abdülrahman El Tani’nin Mısır ve bazı KİK ülkelerindeki Katar büyükelçilerini geri çekme kararı duyuruluyordu.

Haberlere tepki olarak Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) aralarında El Cezire’nin de olduğu bir dizi Katarlı medya kuruluşunun yayınlarına engel getirdi. Suudi Arabistan’ın Okaz gazetesine göre Katar KİK’e sırt çeviriyor ve "düşman” tarafına geçiyordu.

Çok geçmeden Katarlı yetkililer Emir’e atfedilen sözleri yalanladılar. Yapılan açıklamaya göre “bilinmeyen bir odak” Katar Haber Ajansı’nı heklemiş ve gerçek dışı açıklamaları yayına vermişti. Yetkililer konunun araştırılacağını, sorumluların yargılanacağını söylediler. Buna rağmen Suudi ve BAE medyası “gerçek dışı haberleri” gece boyunca vermeye devam etti. Öyle ki Katar’da birçok insan Doha’da dış güçlerin örgütlediği bir darbe yaşandığına inandı.

Bu olaylardan birkaç gün önce Trump Suudi Arabistan’ı ziyaret etmiş, Riyad’da düzenlenen Arap İslami Amerikan Zirvesi’nde Müslüman dünyasından onlarca liderin önünde bir konuşma yapmıştı. Bu arada El Cezire’nin Libya ve Yemen savaşlarına ilişkin son dönemdeki yayınları Abu Dabi, Kahire ve Riyad’da artan bir öfke yaratmıştı.

Katar’ın El Udeyd Hava Üssü ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) ileri karargâhına ev sahipliği yapıyor. Trump da Katar’ın terörle mücadelede “stratejik ortak” olduğunu söylemişti. Buna rağmen Mısır, kimi KİK üyeleri ve Washington’daki bazı etkili isimler ABD’nin Katar’a yaklaşımını değiştirmek için Trump dönemini altın bir fırsat olarak görüyor. Buna göre Trump yönetimi, Katar’a ABD’yle iyi ilişkilerini sürdürmek istiyorsa İslamcı hareketleri desteklemeye ve Müslüman Kardeşler mensuplarına kucak açmaya sön vermesi gerektiğini söylemek zorunda.

ABD eski Savunma Bakanı Robert Gates, Demokrasileri Savunma Vakfı’nın 23 Mayıs’ta Washington’da düzenlediği konferansta Trump yönetimine Katar’la ilgili tavsiyelerde bulundu. Gates’e göre teröre destek verdiği iddia edilen Katar bu tavrını sürdürürse ABD, El Udeyd üssüne bir başka KİK ülkesinde alternatif bulabileceğini Katar yönetimine hatırlatmalıydı. Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Ed Royce da Katar’ın Hamas liderlerinin “en kötülerine” ev sahipliği yaptığını ve “davranışlarını derhal değiştirmesi gerektiğini” söyledi.

Yine mayıs ayında Demokrasileri Savunma Vakfı’nda kıdemli araştırmacı olan ve daha önce Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin ulusal güvenlik ekibinde görev yapan John Hannah, Katar’ın “bölgedeki en radikal, en istikrar bozucu, en tehlikeli güçleri” desteklediğini öne sürdü. Eski Büyükelçi Dennis Ross ise Katar’ın terörle mücadelede “kesinlikle” ABD’nin müttefiki olmadığını ve “baş edilmesi gereken tehditlere katkıda bulunan bir taraf olmaktan çıkıp gerçek bir ortak hâline gelmezse” ABD’nin CENTKOM karargâhını başka bir yere taşıma niyetini açıkça ortaya koyması gerektiğini yazdı.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Katarlı bir kaynağa göre Washington’da Katar’a yüklenen çevreler ile “ucuz bir hamle” olan son hekleme olayını tezgâhlayanlar birlikte çalışıyor.

Hükümet İletişim Bürosu Müdürü Şeyh Saif El Tani, 21 Mayıs’ta Katar’a karşı bir karalama kampanyası yürütüldüğünü, teröre destek iddialarının tamamen asılsız olduğunu söylemişti. Açıklamada Trump Suudi Arabistan’a giderken yapılan bu yayınların Katar’a zarar vermeyi amaçladığı iddia edildi ve şöyle dendi: “Aslında bu makaleleri yazanların da çok iyi bildiği gibi Katar Devleti Orta Doğu’daki tüm komşuları gibi terörist grupların hedefidir.”

Katar Dışişleri Bakanı 18 Mayıs’ta Arab News’a verdiği mülakatta Müslüman Kardeşler’i desteklemediklerini ancak bu örgütün Katar’ın güvenliğine tehdit oluşturmadığını ve bu nedenle terör listesine alınmayacağını belirtti. Bakan, Müslüman Kardeşler’in Katar’da yaşayan önemli isimlerini “siyasi muhalefet” olarak tanımladı ve bu tip kişilerin Katar topraklarını “kendi ülkelerine yönelik taciz veya saldırı platformu” olarak kullanmasının yasak olduğunu kaydetti. Kışkırtıcı üslubuyla tanınan ve uzun yıllardır Katar’da yaşayan Mısırlı din adamı Yusuf El Karadavi’ye gelince Bakan bu kişinin hem Katar vatandaşı olması hem de ilerlemiş yaşı nedeniyle ülkeden gönderilemeyeceğini söyledi.

Yönetimi 2013’te babasından devralan Emir Tamim, Katar’ın KİK’te olumlu bir konumda olmasını sağlamak için önemli adımlar attı. 2014’te yaşanan diplomatik kavgada Müslüman Kardeşler’i desteklediği için Katar’a tepki gösteren BAE, Bahreyn ve Suudi Arabistan Doha’daki büyükelçilerini sekiz aylığına geri çekmişti. Benzer bir olaya tekrar mahal vermek istemeyen Emir Tamim Irak, Suriye ve Yemen konularında Suudi Arabistan’a oldukça yakın bir dış siyaset izledi. Buna rağmen gerilimler ortadan kalkmadı ve bilhassa BAE’yle tansiyon devam etti. Bu bağlamda Katar’ın KİK içinde giderek yalnızlaşması bugün oldukça gerçekçi bir ihtimal olarak görünüyor.

Trump’ın Katar’a nasıl yaklaşacağı veya Katar’ın Hamas gibi İslamcı yapılarla ilişkilerine Trump yönetiminin nasıl bakacağı net değil. Yönetimin Katar’a gönderdiği sinyaller şu ana kadar olumlu. Nisanda Doha’ya giden Savunma Bakanı James Mattis ikili ilişkileri güçlendirmeye kararlı olduklarını teyit etti. Katar Dışişleri Bakanı da 8 Mayıs’ta Washington’da ABD’li mevkidaşı Rex Tillerson’la bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel güvenlik konuşuldu. Trump da Riyad’dayken Emir’le bir araya geldi, iki ülkenin “uzun zamandır dost olduğunu” ve Katar’a “çok miktarda, çok güzel askeri ekipmanlar” satmayı planladıklarını belirtti.

Öte yandan Katar Yatırım Kurumu son dönemde ABD’de muazzam yatırımlar yaptı. Trump’ın istihdamı artırmak için ülkeye kaynak çekmeye çalıştığı bir ortamda Katar zenginliğini kullanarak Başkan’ın “Amerika’yı yeniden büyük yapma” hedefine destek olabilir. Katar Yatırım Kurumu’nun ABD’deki yatırımları ve olası büyük çaplı silah anlaşmaları da Katar karşıtı eğilimler karşısında ikili ilişkilerin “sigortası” olabilir.

Trump Katar’ı ABD’nin kilit bir stratejik ortağı olarak tanımlasa da Washington’daki kimi çevreler ve bazı Arap devletlerine göre Katar, radikallere El Cezire başta olmak üzere çeşitli medya platformları sağlayarak ve topraklarında sığınma imkânı tanıyarak terörle mücadeleyi aksatıyor. Katar’ın İslamcılarla bağlarının ABD’nin güvenliğine tehdit oluşturduğu ve bu Körfez monarşisine baskı uygulamak gerektiği tezinin yeni ABD yönetimi tarafından da benimseneceği yönünde Doha’da kaygılar baş gösteriyor. Bu kaygıların haksız olduğu söylenemez.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Giorgio Cafiero, Körfez devletlerine odaklanan araştırma kuruluşu Gulf State Analytics’in kurucularından biridir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept