İsrail'in Nabzı

İsrail ordusu: Nusra Cephesi’yle ilişkimiz yok

By
p
Article Summary
İsrail’deki Dürzi toplumu Suriye’deki kardeşlerinin akıbeti hakkında endişelenirken İsrail ordu sözcüsü Tuğgeneral Moti Almoz Al-Monitor’a verdiği mülakatta İsrail’in Nusra Cephesi’yle iş birliği yaptığı iddialarını reddediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

22 Haziran akşamı İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Hermon Dağı’ndaki üssünden Golan Tepeleri’ne giden kıvrımlı yolda askeri bir ambulans ilerliyordu. Ambulans, ordunun Suriye’den gelen yaralıların tedavisi için kurduğu sahra hastanesine gidiyordu. Aracın içinde Hermon Tugayı’ndan bir doktorla bir sağlık görevlisi ve durumu kritik olan iki Suriyeli yaralı vardı. Ambulanstakiler bir sonraki virajda başlarına gelecekleri hayal bile edemezdi.

Araç, Golan Tepeleri’nde büyükçe bir Dürzi köyü olan Mecd El Şems yakınlarında yolun iki tarafında bekleyen kalabalık bir grupla karşılaştı ve olaylar başladı. Sayıları 150 civarında olan Dürzi köylüler ambulansa taş atmaya başladı. Ambulans Neve Ativ isimli İsrail köyüne kaçmaya çalıştı ancak arazi araçlarıyla gelen bir grup Dürzi yolu kesti. Öfkeli kalabalık ambulansı ele geçirmeyi başarırken aracın içinde bulunan doktor, sağlık görevlisi ve sürücü hafif şekilde yaralandı. Takviye bir IDF birliği olup biteni uzaktan çaresizce izlerken kalabalık yaralılara saldırdı. Yaralılardan biri olay yerinde hayatını kaybederken, ağır durumda olan diğeri şu an bir İsrail hastanesinde bilinci kapalı şekilde yatıyor. İsrail topraklarında ilk defa savaşta yaralanan insanlar linç edilmişti.

Olay hem IDF’i hem İsrail toplumunu şoke etti. Başbakan Benjamin Netanyahu 24 Temmuz’da Dürzi toplumunun liderleriyle görüşmeyi planlıyordu.

Olayın ertesi günü Dürzi toplumunun liderleri acilen toplandı ve yaşananları oy birliğiyle kınadı. Öte yandan Dürzilere yönelik bilgilendirme kampanyasına hız veren İsrail, Nusra Cephesi militanlarıyla iş birliği yapmadığı, onlara yardım etmediği konusunda Dürzileri ikna etmeye çalışıyor. Ancak Dürzi toplumunda birçok kişi tedavi için İsrail’e getirilen çoğu Suriyelinin Nusra Cephesi mensubu olduğundan emin. 11 Haziran’da bu örgütün Dürzilerin yaşadığı Türkiye sınırındaki kuzey Suriye’de bir Dürzi katliamı gerçekleştirdiği iddia edilmişti.

Hermon karakolunun bitişiğinde sınırın Suriye tarafında Kadir köyünün yer aldığı bir başka Dürzi bölgesi var. İsrailli Dürziler, bölgeyi kuşatan Nusra Cephesi’nin burada yeni bir Dürzi katliamı yapmak üzere olduğundan korkuyor. Haliyle İsrail’in Nusra Cephesi’ne yardım ettiği söylentileri Dürzi toplumunu öfkelendiriyor. Linç olayı bu öfkenin taşma noktasına geldiğini gösterdi. İsrail ise Suriye’deki isyan hareketine yardım ettiğini kesin bir dille yalanlıyor.

Linç olayının ilk zanlıları 24 Haziran sabahı Mecd El Şems yakınlarında tutuklandı. Ancak İsrail’deki şok dalgası hâlâ yatışmış değil.

Golan Tepeleri’ndeki Dürziler, 1967 Altı Gün Savaşı’yla İsrail’e ilhak edilen kendine özgü bir topluluk. Hâlâ büyük ölçüde Suriye lideri Beşar Esad’a bağlılık duymaları onları İsrailli Dürzilerden ayıran en önemli özellik. Sayıları 130 bini aşan İsrailli Dürziler, İsrail Devleti’ni 1948’teki kuruluşundan itibaren destekledi. Orduda kahramanca görev yapan Dürziler, İsrail’in doğuşundan bu yana olağanüstü katkıları ve cesaretleriyle biliniyor.

IDF Sözcüsü Tümgeneral Moti Almoz İsrail’deki Dürzi toplumunu yatıştırmak için son birkaç haftadır büyük çaba harcıyor. Olayların özünde Suriyeli Dürziler için duyulan endişeler var. Aldığı kararları uygulamakta kararlı olan İsrail, Suriye’deki çatışmaya sürüklenmek istemiyor. İsrail’in niyeti gelişmeleri kenardan izlemek, olaylara bulaşmamak ve herhangi bir tarafa taahhütte bulunmamak. İsrail’e göre bu konumun sürdürülmesi Suriye’deki olayların mümkün olduğunca İsrail’e sıçramasını önlemek için kritik önem taşıyor. İsrail’deki Dürziler arasında huzursuzluğun artması ise bu görevi kat kat zorlaştırıyor.

Al-Monitor’un Almoz’la yaptığı mülakatın metni şöyle:

Al-Monitor: Sayın Almoz, olayın kapandığını ve durumun kontrol altında olduğunu söyleyebilir miyiz?

Almoz: Bu çok hassas bir olaydı. Kapanıp kapanmadığını söylemek zor. Kapanması için elimizden geleni yapıyoruz ve bir daha olmaması için uğraşıyoruz. Dürzi önde gelenleriyle birlikte çalışıyoruz. Dürzi toplumunun liderleri Mecd El Şems’te yaşananları dün kesin bir dille tek ses olarak kınadı. Hem kuzey cephesinin hem Dürzi kardeşlerimizin güvenliğini sağlamak için bir dizi önlem alıyoruz.

Al-Monitor: İsrail’in Suriye savaşına çekilme riski arttı mı? IDF bu konuda kaygılı mı?

Almoz: Evet. Sınır emniyetini sağlamak ve İsrail’in menfaatlerini korumak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bir daha söylüyorum. Nusra Cephesi IDF’den herhangi bir yardım almıyor. İsrail son yıllarda kapısını yaralı Suriyelilere açma kararı aldı ve bizim sınıra süzgeç koyma gibi bir imkânımız yok. Sınırımıza gelip de yardıma muhtaç görünen herkesle hızlı ve etkili bir şekilde ilgileniyoruz. Tabii kadın ve çocuklar buna dâhil. Maalesef son cinayet nedeniyle bu yardımlardaki hızımız oldukça düştü. Olayın ardından durumu değerlendirdik ve olağan çalışmalarımıza devam kararı aldık.

Al-Monitor: Suriyeli yaralıları hastanelere taşıyan ambulansların güzergâhında veya bu araçlar için alınan güvenlik önlemlerinde değişiklik olacak mı?

Almoz: Bu olaylar kimseye itibar getirmez. Yaralılara yardım etmek bir erdemdir. Dürzi toplumu bunu anlamalı. İnanıyorum ki İsrail polisi cinayette yer alan tüm failleri bulacak. Bizler de bu arada Dürzi toplumuna sahip çıkmaya, onun kaygılarını anlayışla karşılamaya devam edeceğiz.

Al-Monitor: Olay yerinde büyük bir kalabalık vardı. 150 civarında kişinin yer aldığı bir saldırıdan bahsediyoruz.

Almoz: Cinayette kaç kişi yer aldı bilmiyorum. Bazısı şiddet kullandı ve saldırıya katıldı, bazısı da sadece izledi. Bu suça 150 kişi katıldıysa 150’sinin de tutuklanması gerekir.

Al-Monitor: Bir daha net bir şekilde sorumak istiyorum. İsrail Nusra Cephesi’yle herhangi bir şekilde iş birliği yapıyor mu?

Almoz: Böyle bir şeyin asla olmadığını size kesin olarak söyleyebilirim. Şöyle bir şey olmuş olabilir: Son üç yılda İsrail’e gelen binlerce yaralının arasında Nusra Cephesi’yle irtibatlı bir iki veya bir avuç insan yer almış olabilir. Bu tip sayıları kontrol etmenin imkânı yok.

Al-Monitor: Yaralıların ülkeye girmeden önce kimliklerini kontrol etmenin bir yolu var mı?

Almoz: Anlık olarak bu mümkün değil. Kimisi son derece ciddi yaralarla geliyor. Zira alanda (Suriye’de) yoğun tıbbi bakım alamıyorlar. Bizdeki gibi değil. Bizim askerlere olay yerinde sağlık görevlileri ilk müdahaleyi yapar, sonra da birinci ve ikinci kademe sahra yardım merkezleri vardır. Cephede biz ağır yaralı askerlerin tahliyesi için zaruri olan ve “altın saat” diye tabir edilen o kısa ve kritik zaman dilimine dikkat ederiz. Yaralılar hızlı bir şekilde hava yoluyla hastaneye nakledilir. Suriyeli yaralılar ise oradaki koşullar nedeniyle herhangi bir ilk yardım alamadan sınıra ağır bir durumda ulaşıyor. Hız burada kritik önem taşıyor. Güvenlik kontrolü yapıp onları hemen alıyoruz. Başka bir şeye zaman yok.

Al-Monitor: Kadir bölgesinde durum nedir? Sünni isyancıların oradaki Dürzilere saldırma tehlikesi var mı?

Almoz: Bölgenin kuzeyinde çatışmalar devam ediyor. Dürzilerin yaşadığı Kadir köyünün içinde durum sakin, yani Suriye’ye göre sakin sayılır. İki gün önce Hermon Dağı’ndaki karakola gittim. Köy karakolun hemen altında, sakindi. Köyün dışında çatışmalar yaşanıyor ama içinde insanlar günlük yaşamlarını serbestçe sürdürüyor. Ortalıkta dolaşan söylentilerin aksine köyde herhangi bir saldırı, bir öldürme olayı veya katliam söz konusu değil.

Al-Monitor: Kanal 2’nin 19 Haziran’da yayımladığı görüntülerde İsrail’de tedavi gören yaralı Suriyeli savaşçılar iyileştikleri zaman cepheye döneceklerini ve Dürzileri öldüreceklerini söylüyordu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Almoz: Bu yeni bir haber değil. Bu tür şeyler geçmişte de yayımlandı. Biz bu hastaneyi gizlemiyoruz (Safed Hastanesi). Konu İsrail’in kendi kamu diplomasisi için de önemli. Halk olup biteni bilmelidir. İsrail medyası, kişi mahremiyetini korumak kaydıyla bu haberleri verme hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir. İnsanlar da bu verilen bilgileri istedikleri gibi yorumlayabilir ama kimse televizyonda gördüğü bir şey için insan öldürme hakkına sahip değildir.

Al-Monitor: Suriye’deki Dürzilerin başına bir şey gelirse İsrail’in onlara yardım edeceği taahhüdü niçin verilmiyor?

Almoz: Dürzi toplumu bizim için çok önemli. İsrail’in kuruluşundan itibaren ülkeyi savunma yükünü paylaştılar. Bunu sadece Dürzi birlikleri (İsrailli Dürzilere ayrılan IDF birlikleri) üzerinden değil, tüm IDF birimlerinde yaptılar. Benim de şahsen birçok Dürzi arkadaşım var. Onları hem iş arkadaşı, hem ortak, hem de silah arkadaşı olarak görüyorum. Son bir aydır Dürzi toplumunun liderleriyle dostluk ve karşılıklı saygı temelinde güven dolu, gerçek bir diyalog yürütüyoruz. Önümüzde operasyonel boyutu da dâhil olmak üzere son derece hassas ve çetrefilli bir konu var. Her türlü ihtimal ve senaryoya hazırlıklı olmak için mümkün olan tüm adımları atıyoruz. Ancak bu hazırlıkların doğası gereği daha fazla detay veremem.

Al-Monitor: Durumun ciddileşmesi hâlinde Dürzi sığınmacıların İsrail’e alınması için de hazırlık yapılıyor mu?

Almoz: Bu konuda ayrıntıya giremem. Her türlü plan üzerinde çalışıyoruz. Kadir’de can güvenliğinin sürmesi en iyisi olur. Bunu sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Tabiatıyla orada İsrail’de sahip olduğumuz imkânlara sahip değiliz. Dürzi toplumu bizim ortağımız. Onların da durumu görme fırsatı oldu. Dürzi liderleri geçen hafta Hermon Dağı’na götürdük ki Kadir’deki durumu kendi gözleriyle görsünler. Elde ettiğimiz tüm bilgileri onlara da aktarıyoruz. İyi bir ortaklığımız var ve bunun sonuçları da olumlu olacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: syria civil war, lynch, jabhat al-nusra, israeli public, idf, hospital, golan heights, druze

Ben Caspit, Al-Monitor’un İsrail’in Nabzı bölümünde köşe yazarıdır. İsrail basınının kıdemli köşe yazarı ve siyasi yorumcularından olan Caspit, ülkenin siyasi gündemine ilişkin günlük bir radyo programı ve düzenli televizyon programları yapmaktadır. Twitter hesabı: @BenCaspit

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept