Suriye'nin Nabzı

Kürt güvenlik şefi: Türkiye cihatçılara desteğini kesmeli

By
p
Article Summary
Suriye’deki Kürt güvenlik gücünün başı Civan İbrahim, Al-Monitor’a verdiği demeçte cihatçı gruplara desteğini kesmesi hâlinde Türkiye ile iş birliğine hazır olduklarını söylüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAMIŞLI, Suriye — Kuzeydoğu Suriye’deki Kürt güvenlik polisinin başı Civan İbrahim, radikal cihatçı gruplara desteğini kesmesi hâlinde Türkiye ile iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirtti.

Al-Monitor’a özel bir mülakat veren İbrahim, Türkiye’nin cihatçı grupları desteklemeye devam ettiğini, Suriye ve Irak’taki Kürtlere karşı şiddetli ve acımasız bir taarruz yürüten İslam Devleti’nin (İD) de bu gruplara dâhil olduğunu öne sürdü.

Kürtçe adıyla Asayiş olarak bilinen Kürt güvenlik polisi, Suriye’nin Kürt kentlerinde suç ve terörü önleme görevi yapıyor. Suriye iç savaşının kargaşası sürerken, Kürtler ocak ayında ülkenin kuzeydoğusunda kendi özerk yönetimlerini ve güvenlik teşkilatlarını kurdu.

İbrahim, herhangi bir siyasi partiye bağlı olduklarını reddetse de Asayiş, Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile ilişkili, ona bağlı bir yapı olarak görülüyor.

PYD’nin önderlik ettiği Suriyeli Kürtler ile Türkiye’nin ilişkilerine hasmane bir hava hâkim. PYD ve Asayiş, defalarca dile getirdikleri suçlamalarda Erdoğan hükümetinin şu an Kürt bölgesi Kobani’yi kuşatan ve Irak’ta Kürt Yezidileri katleden radikal İD’e destek verdiğini iddia ediyor.

İbrahim, Kürtlerin kuzeydoğu Suriye’deki özerkliğini engellemek isteyen Suriye hükümetinin de İD’i desteklediğini öne sürdü. İbrahim’e göre “Kürt bölgesindeki tüm İD saldırılarından istihbarat başkanı Ali Memluk sorumlu”.

İbrahim, Kürtlerin Suriye’den ayrılmak istemediğini, tüm hakları ile birlikte Suriye’nin parçası olmak istediğini belirtti.

Batılı güçlere seslenen İbrahim, İD’i mağlup etmek için Kürtlere teknolojik yardım yapılmasını istedi: “Bize bir şekilde teknoloji ile destek olurlarsa bu sorun ortadan kalkar.”

Mülakatın metni şu şekilde:

Al-Monitor:  Türkiye’nin İD ve Nusra Cephesi gibi cihatçı gruplara destek verdiğine dair haberler söz konusu. Bu iddialara katılıyor musunuz?

İbrahim: Ankara radikal grupları destekliyor. Rojava (Suriye Kürdistanı) sınırının yakınında bulunan bir mülteci kampı, cihatçı savaşçılar tarafından eğitim kampı olarak kullanılıyor. Cihatçılara ilaç vererek de yardım ediyorlar, yaralı cihatçıları kendi hastanelerinde tedavi ediyorlar. Ankara sınır güvenliğini kontrol etmiyor ve İslamcı grupların Özgür Suriye Ordusu, İslami Cephe veya İD adı altında faaliyet göstermesine izin veriyor. Bu gruplar, Cezire bölgesinde Kürtlere karşı iş birliği yapıyor.

Al-Monitor: Türkiye İD’e niçin destek versin? İD Türkiye için de tehdit değil mi?

İbrahim: Türk hükümeti, buradaki yeni öz yönetim sisteminden dolayı Rojava’dan korkuyor. Türkiye, kuzey Irak’ta olanın burada da olmasını istemiyor. Türkiye devrimimize karşı savaşanlara destek vermemiş olsaydı Türkiye ile ilişki geliştirmek bizim için mesele olmazdı. Bizim için hep PKK diyorlar, ama biz PKK değiliz.

Al-Monitor: Türkiye ile ilişkiler ileride düzelebilir mi?

İbrahim: Türkiye, radikal gruplara destek verme tavrını değiştirirse bizim Türkiye hükümeti veya Türk halkı ile bir sorunumuz yok.

Al-Monitor: Irak Kürdistanı’ndaki muadillerinizle bir ilişkiniz var mı?

İbrahim: Resmi olarak Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) Asayiş teşkilatıyla ilişkilerimiz var. Başur’daki (Irak Kürdistanı) halkla da güzel temaslarımız var. Ancak Kürdistan Demokratik Partisi’nin (KDP) Asayiş’i ile herhangi bir ilişkimiz yok. KDP, Türkiye’nin yanında saf tutuyor ve Rojava devrimine düşmanlık ediyor. KDP ile de Erbil ve Dohuk’taki Asayiş ile de iyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz ama onlar Türkiye’nin tarafında yer alıyor.

Al-Monitor: Suriye hükümetinin de İD’e destek verdiği iddia ediliyor. Haziranda Suriyeli Kürt politikacı Abdullah Ahmed Kirtimini suikasta uğradı ve oğlu hükümeti suçladı. Bu suçlamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

İbrahim: Rejim ve İD, bizim başlıca güvenlik risklerimizdir. İD ile Suriye rejimi arasında irtibat olduğu konusunda sizi yüzde 100 temin edebilirim. Rejim şu ana dek İD üslerine saldırmadı. Çünkü İD, Nusra Cephesi ve Özgür Suriye Ordusu ile savaşıyor.

Al-Monitor: Haseki bölgesinde Kürtlere karşı savaşan bir tek İD mi yoksa başka gruplar da var mı?

İbrahim: Burada, Cezire kantonunda (Haseki vilayetinin Kürtçe ismi) İD ve başka gruplar Kürtlere karşı savaşmak için birleşti. Kürtlerden korkuyorlar ve Kürtlerin kendi devletlerini kurmak, Suriye’den bir parça koparmak istediğini söylüyorlar. Gerçek şu ki Kürt hareketinin istediği tek şey Kürtlerin hakları. Mevcut durum tümüyle Suriye istihbaratının işi. Ali Memluk, Kürt haklarına karşı çıkan tüm grupları bir araya getirdi. Muhalefetin tamamını İD’e dönüştürdüler. İD’in rejimin yanında durmayan Araplarla savaşmasını istiyorlar. Kürt bölgesindeki tüm İD saldırılarından istihbarat başkanı Ali Memluk sorumlu. Ancak Şam, radikal grupların tümünü Kürtlere karşı birleştirme çabasında başarısız oldu.

Al-Monitor: Haseki vilayetindeki Arap aşiretlerle sorun yaşıyor musunuz?

İbrahim: Tirbespiye’de (El Kahtaniye), 1960’ların sonunda ve 1970’lerde rejim tarafından buralara getirilen ve şu an İD’e destek veren kimi Arap aşiretler, sorun yaratmaya çalışıyor. Uyuyan İD hücreleri var. Muhammed Faris’in aşireti (hükümet yanlısı Tay aşireti), ileride İD ile ortaklık kurabilir ve bölgede sorun yaratabilir. Araplar için müttefiklerinin kim olduğu önemli değil, onlar sadece Kürtlerle savaşmak istiyor. Rumeylan yakınlarındaki Suveydiye köyünde yerel Arap nüfusu ile radikal gruplar arasında irtibat var.

Al-Monitor: Araplarla sorun yaşadığınızı mı söylemek istiyorsunuz?

İbrahim: Birlikte yaşayacağımız bir gelecek var önümüzde. Bizim sorunumuz, buralara gelip terör üreten El Kaide ideolojisi ile. Bu, etnik bir sorun değil. Nitekim kimi Araplar yeni Kürt sistemini kabul ediyor, kimi Kürtler ise İD ile çalışıyor. Biz Şam’dan bağımsızlık istemiyoruz, tüm haklarımıza sahip olduğumuz bir Suriye’nin parçası olmak istiyoruz.

Al-Monitor: Batı, cihatçı gruplarla mücadelenize destek vermiyor. Bu mücadelenizi nasıl etkiliyor?

İbrahim: Terörle mücadele ediyorsanız desteğe ihtiyaç duyuyorsunuz, Batı’nın desteği gibi. Onlar da Londra ve Madrid’de bombalı saldırılar yaşadı. Avrupa ve ABD’nin bize teknoloji ile destek vermesi gerekir. İD ile mücadelede detektörlere ve patlayıcı etkisizleştiren cihazlara ihtiyaç var. Bize bir şekilde teknoloji ile destek olurlarsa bu sorun ortadan kalkar.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, syria, kurds, jihadists, islamic state, iraqi kurdistan, iraq

Wladimir van Wilgenburg uzmanlık alanı Kürt siyaseti olan bir siyasi yorumcudur. Ağırlıklı olarak Jamestown Foundation'ın yayın organları, ayrıca Near East Quarterly ve World Affairs Journal gibi yayınlar için yazılar kaleme almıştır. Şu an Kürtçe yayımlanan Rudaw gazetesinde yazmaktadır. Twitter hesabı: @vvanwilgenburg

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept