Irak'ın Nabzı

Bağdat Kafeleri İslamcı Kampanyanın Hedefinde

By
p
Article Summary
Bağdat'taki yetkililer, sadece iftardan sonra çay, kahve servisi yapan kafeleri bile kapatarak bireysel özgürlükleri gasp ediyor.

Bağdat'ta yerel yönetim, birdenbire ve hiçbir uyarıda bulunmadan, 17 Temmuz akşamı şehir merkezinde gençlerin takıldığı kafeleri kapatma kararı aldı. Silahlı adamların ve gönüllülerin iş birliği ile yürütülen bu kampanya,   kafelerin sadece iftar sonrası çay, kahve servisi yapmalarına rağmen, "geleneklere ve ahlaka aykırı oldukları" gerekçesine dayandırıldı.

Kampanyanın Bağdat’ta şok etkisi yaratmasının sebebi, yeni seçilen vali Ali El Tamim'in göreve gelmesinin yalnızca bir ay sonrasında gerçekleşmesidir.  Zira vali, son yerel seçimlerde Şii imam Mukteda El Sadr'ın başını çektiği siyasi bloktan seçilmişti. İmam Ammar El Hekim’in hareketiyle ittifak yapan blok, seçimlerde kendisini "uygar devletin" savunucusu olarak tanıtmıştı.  

Bağdat'ın eski valisi Salah Abdül Rezzak- ki kendisi Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin İslami Dava Partisi’ne mensuptur- görevde kaldığı yıllarda gece mekânlarının ve içki satan dükkânların kapatılması için aralıksız bir kampanya sürdürmüştü. Uygar devleti savunan, farklı kesimden pek çok vatandaş, valinin bu girişimlerini kamusal özgürlüklerin ihlali olarak değerlendirilmişti.  

Bağdat'ın alışveriş merkezi olan Karada semtinde başlayan yeni kampanya, oldukça tuhaf bir şekilde gerçekleşti. Birtakım insanlar, kapatılan kafelerin duvarlarına halkın da bu kapatmaları talep ettiğini söyleyen bildiriler astılar. Bildiriler, "Karada Aşiretleri" diye imzalanmıştı. Bağdat Valisi, kafe sahiplerinin hızlı bir şekilde kovuşturulması için "acil durum birimi” oluşturdu. Polis de, kafelerin reşit olmayan kadın işçiler çalıştırdığı için kapatıldığını ileri sürdü.

Bağdat Harekât Merkezi Sözcüsü Saad Maan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Reşit olmayan kadın garsonlar çalıştıran kafelerin kapatılması için talimat verildi. İçişleri Bakanlığı da, reşit olmayan kadınların sömürülmesini önleyen kanunlar uyarınca bu talimatı uygulamıştır."

“Bu kapsamın dışında kalan kafelere dokunulmayacağını" belirten Maan, "Kapatılan kafelerin kadın işçi çalıştırmaması kaydıyla yeniden açılması” için yeni bir karara ihtiyaç olduğunu bildirdi.  

Lakin emniyet güçlerinin açıklamaları, gerçeklerle örtüşmüyordu. Bazı kafeler, reşit olmayan kadın ya da hiç kadın çalıştırmadığı halde kapatılmıştı.

Kafelerin kapatılmasına bire bir tanık olan Iraklı gazeteci Hüseyin Ali, gözlemlerini, Al-Monitor’a şöyle anlattı: “Reşit olmayan kadın işçi çalıştıran kafelerin kapatılması ayrı bir şeydir, gençlerin buluştuğu mekânlara karşı dini sloganların atıldığı kampanyalar ayrı bir şeydir. Bu kafeler, reşit olmayan kadınların çalışıp çalışmadığına ilişkin bir denetime tabi tutulmadığı gibi, öncesinde bu konuda aldıkları herhangi bir ceza ya da yaptırım da bulunmuyor. Burada olan şey, bazı aşiret ve yandaş grupların, polisle birlikte bu kafeleri basması ve buraları hukuksuz bir şekilde kapattırmasıdır.”

Bir diğer Iraklı gazeteci ve insan hakları savunucusu Mazin El Zidi ise konuyu Al-Monitor’a şöyle yorumladı: “Devlet, yasallığı kuşkulu olan herhangi bir olayla uğraşırken her zaman kanunlara bağlı kalmalıdır. Devletin adalet pusulasının şaşması olabilecek en tehlikeli şeydir.”

Karada’da yaşanan olayın aynısı birkaç ay önce Bağdat’ın kuzeyindeki Kadimiye semtinde de yaşanmıştı. Kendilerine “Kadimiye Aşiretleri ve Önde Gelenleri” adını veren bir grup, başlarını örtmeyen kadınların ve uzun saçlı erkeklerin semte girmesini yasaklayan bir kampanya başlatmıştı. Grup, kampanyaya bahane olarak da Şii imam Musa El Kadim’in türbesini göstermiş, mahalleyi “kutsal” mekân ilan etmişti. Bu mahallede, emo müziği dinledikleri için eşcinsel olmakla suçlanan gençlere karşı geçmişte korkunç bir cinayet kampanyası da olmuştu.

Her ne kadar bu olaylarda dinci Şii partiler ve hareketler suçlanıyor olsa da, Irak'ın diğer kentlerini yöneten Sünni dinci partiler de kamusal özgürlüklere yönelik bir dizi katı kısıtlamalar getiriyor. Bu kısıtlamalar da benzer şekilde  “edep” ve “İslami öğretilere sadakat” bahanesiyle uygulanıyor.

Irak’ın, modern bir uygar devlet olmasını sağlayan ve İran’a ya da Afganistan’a dönüşmesini engelleyen unsurlar, Irak Anayasası’nın 14. ve 46. maddeleridir.

Anayasa’nın 40. maddesinde "Her birey, düşünce, inanç ve vicdan hürriyetine sahiptir." ifadelerine yer verilmektedir. 17. madde de ise "Başkalarının özgürlük alanına ve kamusal ahlaka aykırı düşmediği müddetçe, her birey kişisel özgürlük hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır. Bunlara ilaveten, Irak’ın Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'ne de taraf olduğunu vurgulamak gerekir.

Tüm bu yasal hükümlere göre, Irak vatandaşlarının kişisel özgürlüklerini hedef alan dinci kampanyalar, “anayasayı ihlâl” teşebbüsü niteliği kazanmaktadır. Anayasayı korumakla yükümlü olan güvenlik güçlerinin, yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin de bu ihlallerde açıkça yer alması, durumu daha da çelişkili ve açıklanamaz hale getirmektedir.

Mushreq Abbas Al-Monitor’un Irak’ın Nabzı bölümünün yazarlarındandır. 2005’ten bu yana Al-Hayat’ın Irak büro şefi olarak çalışan Abbas,  Irak’ta yaşanan krizler konusunda ulusal ve uluslararası yayınlarda makaleler kaleme almıştır.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: religious, public freedoms, police, muslim, islamization, iraq, baghdad

Mushreq Abbas,  Al-Monitor’un Irak’ın Nabzı bölümüne katkıda bulunan yazarlardandır. 2005’ten bu yana Al-Hayat’ın Irak büro şefi olarak çalışan Abbas,  Irak’ta yaşanan krizler konusunda ulusal ve uluslararası yayınlarda makaleler kaleme almıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept