Ana içeriğe atla

Türkiye destekli Suriye ittifakları niçin dağılıyor?

Suriye Kurtuluş Cephesi’nde yaşanan son ayrılıklar Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların akıbetine dair soru işaretlerine yol açıyor.
Syrian national army

İDLİB — Suriye Kurtuluş Cephesi ittifakının en büyük bileşenlerinden Sultan Süleyman Şah Tugayı’nın Azim Harekât Merkezi’ne bağlı Devrimciler Hareketi’ne katılmak üzere ittifaktan çekildiği açıklandı.

Suriye Ulusal Ordusu’na bağlı beş örgüt --Sultan Süleyman Şah Tugayı, El Hamza Tümeni, El Mutasım Tümeni, Şükür El Şimal Tugayı ve 20’nci Tümen-- eylül ayı başında Suriye Kurtuluş Cephesi ittifakı adı altında birleştiklerini açıklamışlardı.

İttifakın lideri seçilen Mutasım El Abbas’ın, kısa süre sonra Şükür El Şimal ve 20’nci Tümen’le birlikte cepheden çekilmesi çatlaklara yol açsa da fazla savaşçısı olmayan iki örgütün kaybı yapıda büyük bir sarsıntı yaratmadı. Ancak çok sayıda tecrübeli savaşçı ve cephaneye sahip Sultan Süleyman Şah’ın kopuşu ittifaka darbe vurdu.

Sultan Süleyman Şah Tugayı’nın katılacağı Azim Harekât Merkezi, ilk etapta Suriye Ulusal Ordusu’na bağlı Levant Cephesi ve Sultan Murad Tugayı tarafından kurulmuş ardından Ahrar El Şarkiye, Melikşah Tümenleri, Ceyş El İslam, Ceyş El Şarkiye ve Şükür El Şamal Tugayı da ittifaka katılmıştı. 

Türkiye merkezli Jusoor Araştırma Merkezi Başkanı Muhammed Sarmini’ye göre “Beş örgütün tümüyle birleşmelerini” amaçlayan Suriye Kurtuluş Cephesi ittifakı “üç bileşenin kopuşuyla büyük ölçüde dağılmış durumda.” Cephenin akıbetinin, kalan iki unsurunun birleşebilmesine bağlı olduğunu vurgulayan Sarmini, Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Üç bileşenin cepheden kopmasının belki de en önemli sebebi ittifak ve komuta merkezlerinin El Mutasım ve El Hamza tümenlerinin kontrolünde olduğunu hissetmeleri ve topyekun bir birleşmeye henüz hazır olmamaları. Kendi başlarına kalmanın ya da harekat merkezlerine katılmanın kendileri için daha iyi olacağına inanıyorlar.”

Sarmini’ye göre cephede kalan unsurların topyekun birleşmelerinin önünde önemli farklılıklar da var. Örneğin El Hamza tümeni daha fazla savaşçıya sahipken; El Mutasım teşkilatlanma ve disiplin konularında daha üstün. 

Öte yandan bu zorluklar cephenin tümüyle dağılacağı ve ittifakın terk edileceği anlamına da gelmiyor. El Mutasım Mare’de Levant Cephesi ile yaşadığı rekabet ve aşiret bağlarından dolayı ittifaka bağlılığını sürdürüyor. El Hamza’nın cephede kalmasındaki en büyük etmen ise Levant Cephesi ile Sultan Murad Tugayı arasındaki ittifaktan kaynaklanan güvenlik korkuları. 

Suriyeli gruplar arasında ittifakların önündeki en büyük engel hizipçilik. Sarmini’ye göre Azim Harekât Merkezi ve Ulusal Kurtuluş Cephesi’ni “hızlı bir birleşmeye zorlayacak baskı ya da tehdit olmadığı için birleşmek ve muhtelif konularda uzlaşıya varmak için aceleleri yok.”

Örgütlerin bu gibi ittifak ve birleşmelerle hem kendilerini hem de menfaatlerini korumaya çalıştıklarına işaret eden Sarmini, bir ittifakın başarısızlığının rakip ittifaklara yaradığına dikkat çekiyor. Ne yazık ki Suriyeli muhaliflerin kontrolünde olan bölgelerin istikrarı halen böylesi ittifakların selametine bağlı. Örgütlenme sorunları ya da örgütler arasındaki koordinasyon eksikliği Suriye Demokratik Güçleri ile Şam’ın işine yarayan güvenlik açıklarına yol açıyor.  

Türkiye’de yaşayan Suriye uzmanı Muhammad El-Sukkeri’ye göre “büyük kopuşlara rağmen Suriye Kurtuluş Cephesi’nin dağılmanın eşiğinde olduğunu söylemek imkansız.” 

Sukkeri Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Cephenin önemini yalnızca kalan bileşen sayısına göre değil, bu bileşenlerin taşıdıkları ağırlığa göre ölçmek lazım. Cephenin asıl nüfuz merkezini El Hamza ile El Mutasım tümenleri oluşturuyor. Bu gruplar arasındaki insicam ittifakı ayakta tutmaya yetebilir.”

Sukkeri Azim Harekât Merkezi’nin de dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olmadığı görüşünde. Sukkeri’ye göre Merkez, “bilhassa [Suriye Kurtuluş Cephesi’nden] kopan gruplar için iyi bir kutuplaşma ortamına dönüşmüş durumda. Dolayısıyla Azim, hızlı bir topyekun birleşmeden ziyade istikrar ve sürdürülebilirliği hedefleyen bir işleyiş kurmaya öncelik vermeli.” 

Suriye Ulusal Ordusu’nun bileşenleri arasındaki ittifakların dağılması sadece muhalif gruplar arasındaki hiziplere bel bağlayan Suriye hükümet güçlerine fayda sağlamıyor. Heyet Tahrir El Şam da bir diğer blok olarak rakip addettiği ulusal ordu ittifakının akamete uğramasını istiyor.

More from Sultan al-Kanj