Ana içeriğe atla

Suriye: Türkiye destekli gruplar ile cihatçılar birleşebilir mi?

Suriye’deki Türkiye destekli muhalif gruplara İdlib’e konuşlanma talimatı verildiği, bu grupların cihatçı Heyet Tahrir El Şam örgütüyle birleşebileceği iddia ediliyor.
A picture shows destruction following Syrian government shelling in Idlib, Syria's last major rebel stronghold, Sept. 8, 2021.

Suriye’deki muhalif medya kaynakları, Türkiye destekli Suriye Özgür Ordusu’na (ÖSO) bağlı Suriye Milli Ordusu (SMO) unsurlarının, cihatçı örgüt Heyet Tahrir El Şam’ın (HTŞ) kontrol ettiği İdlib vilayetine yaygın bir şekilde konuşlandırılacağını iddia ediyor.

Enab Baladi sitesine konuşan bir SMO lideri, SMO’nun İdlib’de konuşlandırılacağına dair bilgi aldıklarını söylerken, aynı siteye konuşan SMO’ya bağlı bir grubun komutanı bu bilgiyi teyit etti. 

Bu haberlerden aylar önce ise SMO ve HTŞ’nin birleşebileceği iddiası konuşulmaya başlamıştı.

Enab Baladi’ye göre iki komutan konuşlandırmanın ne zaman olacağına dair ayrıntı vermedi ancak Rusya ve Türkiye devlet başkanlarının 29 Eylül’deki Soçi görüşmesinin ardından bu planın “masada olduğunu” belirttiler.

Al-Monitor’a konuşan İdlib’deki bir medya kaynağı SMO’nun yıllardır İdlib’de varlık gösterdiğini ancak bu varlığın son zamanda arttığını belirtti. Kaynağa göre İdlib kentinde küçük bir SMO karargâhı kurulmuş durumda ve vilayetin çeşitli bölgelerinde hükümet güçleri ile olan cephe hatlarında ÖSO unsurları mevcut.

Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “HTŞ yakın zamanda İdlib’in her yerinde [muhalif gruplarca] devrim bayrağının çekilmesine müsaade etti. HTŞ, destekçi ve üye kaybetmemek adına kendi bayraklarını tümden indirmese de bu bayrakları İdlib genelinde azalttı. SMO’nun [Halep’in kuzey ve doğu kırsallarında] kontrol ettiği bölgelerde ise HTŞ gayri resmi olarak var. HTŞ mensupları buralarda aidiyetlerini açıkça belli etmeden faaliyet gösteriyor.”

Muhalif gruplar ile HTŞ arasında bir yumuşama yaşandığına dair haberler bir süredir gündemde. Tarafların karşılıklı olarak dostane açıklamalar yapması aralarında çok yakında bir uzlaşı olabileceğinin işareti olarak görülüyor.

SMO bünyesindeki Sultan Süleyman Şah Tugayı’nın komutanı Muhammed El Casım – kendisi Ebu Amşe olarak da biliniyor – El Kuds El Arabi gazetesine 7 Eylül’de verdiği mülakatta HTŞ ile anlaşmaya hazır olduğunu söyledi.

Casım şöyle konuştu: “HTŞ ile bir sorunumuz yok ama onlarla bir ilişkimiz de yok. HTŞ’nin rejime karşı mücadelede çok şey yaptığı yadsınamaz. Onlar bu ülkenin evlatları ve rejimin saldırılarına başarıyla karşı koydular. Onlarla bir anlaşmaya varmaya hazırız. Çünkü muhalefet bölgelerinin birleşmesini destekliyoruz. Olumlu anlamda değişen HTŞ de buna dâhil. Muhalefetin siyasi ve askeri olarak birleşmesini de destekliyoruz. Rejimin İdlib bölgesine saldırması hâlinde, SMO yönetiminin buna oy vermesi koşuluyla HTŞ’nin yanında savaşmaya hazırız.”

HTŞ lideri Ebu Muhammed El Colani ağustosta yaptığı açıklamada SMO ile birleşmeye ve HTŞ ile SMO’nun kontrol ettikleri bölgelerde tek bir yönetim oluşturmasına karşı olmadığını belirtmişti. Kuzeybatı Suriye’de SMO gruplarının kontrolündeki bölgelerde tek bir otoritenin altında birleşik bir kurumsal yapı ve yönetim olması gerektiğini vurgulayan Colani, SMO gruplarıyla işbirliği ve entegrasyona istekli olduğunu söylemişti.

HTŞ’den üst düzey bir isim, kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “HTŞ SMO gruplarıyla giderek yakınlaşıyor. Tüm askeri ve güvenlik alanlarında üst düzey koordinasyon var. SMO gruplarıyla İdlib’de bir operasyon merkezini de paylaşıyoruz: El Fetih El Mubin. İki taraf arasında soyguncuların yakalanmasında, İdlib’deki uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarında da güvenlik koordinasyonu var. Pek çok suçluyu yakalamayı başardık. Bu koordinasyonun daha da gelişeceğini umuyoruz ve muhalefet genelinde birlik ve entegrasyon olsun istiyoruz.” 

İdlib’deki SMO liderlerinden Abdülselam Abdülrezzak da Al-Monitor’a şöyle konuştu: “SMO’nun İdlib’deki cephelerde bulunduğu ve burada bir karargâhının olduğu doğru. Rusya’nın İdlib’de sadece HTŞ’nin bulunduğu iddiası, Türkiye’ye baskı uygulamak ve [İdlib’e operasyon düzenlemek] için kullandığı gerçek dışı bir bahanedir. Rejimle son çatışmaların çoğunda HTŞ ve SMO grupları El Fetih El Mubin olarak bilinen ortak operasyon merkezi üzerinden işbirliği yaptılar. Bu operasyon merkezi, ister İdlib’de ister Halep’in kuzeyinde faal olsunlar kuzeybatı Suriye’de savaşan grupları bir araya getirdi.”

Abdülrezzak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak HTŞ ile SMO arasında bir birleşme için zaman ve irade lazım. Bu, devrimcilerin ve yurtseverlerin yıllardır dile getirdiği bir talep. Ama SMO bileşenleri her ne kadar son dönemde bu yönde bazı adımlar atmış olsalar da kendi aralarında tam anlamıyla birlik sağlayabilmiş değiller.” Abdülrezzak’ın işaret ettiği adımlar, Azim Operasyon Merkezi ile Suriye Kurtuluş Cephesi’nin kurulmasıydı.

Türkiye’de yaşayan Suriye uzmanı Muhammed El Sukkari gelişmeleri Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Türkiye’nin Suriyeli muhalif grupları birleştirme çabaları durmuş değil. Ne var ki [kuzey Suriye’de] rejimle savaşan muhalif gruplar arasında ılımlıları radikallerden ayırma konusu Ankara için oldukça çetrefilli olmaya devam ediyor çünkü HTŞ [uluslararası alanda] halen terör örgütü sayılıyor.” 

Sukkari, Ankara’nın son iki yılda HTŞ’yi tutum değiştirmeye, Suriye meselesi ile İdlib’deki idari uygulamaları açısından daha ılımlı bir çizgiye itmeye çalıştığını ve bu çabaların da bir ölçüde başarılı olduğunu ancak HTŞ’nin uluslararası terör listelerinden çıkarılması için daha fazlasının gerektiğini belirtti. 

Sukkari’ye göre “Türkiye ÖSO kontrolündeki bölgelerde bir askeri konsey ve Milli Kurtuluş Cephesi’ni kurarak HTŞ’yi de kendi bölgesinde aynısını yapmaya teşvik etti ve Rusya’ya İdlib’deki terörist varlığa dair bahane bırakmamaya çalıştı.”

Sukkari, SMO’nun İdlib şehrinde HTŞ ile birleşebileceğini ancak bunun, büyük ölçüde Türkiye’nin HTŞ’ye ılımlılaşma yönünde daha fazla baskı yapmasına bağlı olduğunu ve bu taktiğin epey zaman alacağını belirtti.

Uzmana göre SMO gruplarının İdlib’de konuşlanmasına yol açacak bir diğer senaryo da Suriye hükümeti ile Rusya’nın İdlib’e yönelik askeri harekât başlatması olabilir.

More from Sultan al-Kanj

Recommended Articles