Ana içeriğe atla

Türk askerleri İdlib’de tünel avında

Suriye’nin İdlib vilayetinde Türkiye’ye kaçak geçişler için kazılan tüneller Türk ordusunu harekete geçirdi. Sınır hattındaki birçok tünel imha edildi.
A Turkish soldier stands behind the border with Syria.

Suriye’nin İdlib vilayetinde Türkiye’ye kaçak geçişler için kazılan tüneller, sınırın Suriye tarafında Türk askeri hareketliliğini artırıyor.

The New Arab sitesinin 12 Ağustos tarihli haberine göre İdlib’in kuzeyinde Türkiye sınır hattında yer alan Atme kasabası yakınlarında tünellerin kazıldığı bilgisini alan Türk ordusu bölgeye 30’dan fazla zırhlı araç gönderdi. Yeri tespit edilen bir tünel birkaç saat içinde imha edildi.

Sınır hattını son aylarda daha yakın izlemeye alan Türk güçleri, çoğu Kirbet El Juz bölgesinde olmak üzere sekiz tünel imha etmişti.

Sınır kasabası Darkuş’ta oturan bir kişi kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Türk güçleri, Türk tarafına insan kaçırmak için kullanılan tünelleri imha etmek için dört operasyon gerçekleştirdi. 18 Şubat’ta Ayn El Bayda’da iki, Kirbet El Juz’da bir tünel imha edildi. 4 Mart’ta Darkuş’ta bir tünel tahrip edildi. Daha sonra 16-17-18 Haziran’da Salkin kırsalındaki Tulul ve Bayta bölgeleri arasında beş tünel imha edildi. Türk güçleri en son geçtiğimiz hafta Atme kasabasında bir tüneli imha ettiler.”

Kaynağa göre “Kaçakçılar bu tünelleri bir kez kullanmak üzere kazıyorlar. Çünkü kaçak geçişin ardından tünel hemen tespit edilebiliyor. Sonra başka bir bölgede kazmaya başlıyorlar.”

İdlib’i kontrol eden radikal örgüt Heyet Tahrir El Şam’ın (HTŞ) da bu işte dahli olduğunu öne süren kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “Tünel kazmanın maliyeti 5 bin doları bulabiliyor ve bir tünelden yaklaşık 100 kişi kaçırılıyor. Kaçakçılar Türk tarafına geçirdikleri her kişiden 1000 dolar alıyor. Heyet Tahrir El Şam tünel işini de tünellerin yerlerini de biliyor ve kişi başına 50 dolar alarak kaçakçılarla işbirliği yapıyor. Hatta bazı HTŞ mensupları kaçakçılarla birebir çalışarak kârdan pay alıyor, kaçakçıların sınırda tünel kazmasına, buralardan insan kaçırmasına müsaade ediyorlar.”

Türkiye’de yaşayan serbest gazeteci ve yazar Ahmed Mazhar Sado ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türk güvenlik güçleri bu tünelleri imha etmelidir. Kaçakçılar, Suriye ordusunun ve ona bağlı mezhepçi milislerin, Rusların, İranlıların sistematik askeri operasyonlarına maruz kalan ve Suriye dışına kaçmaya çalışan insanların çaresizliğini kullanıyor.”

PKK ve İslam Devleti (İD) gibi örgütlerin Türkiye için günlük bir güvenlik kaygısı oluşturduğunu vurgulayan Sado, “Bu nedenle iç göçmenlerin Türk tarafına akışını durdurmak için askeri önlemler alınıyor. Uygar bir devletin en önemli unsuru güvenliktir. Kaçak insan girişlerini durdurmak çevredeki her devletin hakkıdır” şeklinde konuştu.

Suriye yönetimi İdlib ve çevresinde halka baskı uygulamaya devam ederken uluslararası toplumun seyirci kaldığını söyleyen Sado, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bu yüzden Suriyeliler çaresiz kalıyor ve Mart 2011’den bu yana 1 milyonu aşkın insanın canına mâl olan bombardımanlardan kaçıp güvenli bir yer bulmaya çalışıyorlar. Bölgesel devletler ve Cenevre görüşmelerini destekleyen ülkeler, Suriye halkına savaş ilan eden Esad’ı durdurmak için çözüm aramalı. Türkiye ve Avrupa’ya yönelik zorunlu göçü durdurmanın tek yolu budur. Suriyeliler de ancak bu şekilde 10 yılı aşkındır can alan rejimin ölüm makinesinden kurtulup barış içinde yaşayabilirler.” 

Suriye hükümetinin Rusya’nın desteğiyle geçen yıl başlattığı askeri operasyonlar Türkiye’ye kaçışları yeniden hızlandırdı. Hükümet güçleri İdlib, Hama ve Halep kırsallarında pek çok bölgeyi ele geçirirken, özellikle İdlib’in güneyindeki Cebel El Zaviye bölgesinde askeri gerilim yükseldi. 

Suriye İnsan Hakları Ağı Başkanı Fadıl Abdül Gani konu hakkında Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriye’de devam eden savaş nedeniyle Suriyeli her vatandaş sığınma hakkına sahiptir. Birçok ülke kapılarını Suriyelilere kapattığı için pek çok insan Suriye’den kaçmak için yasadışı yollara yöneliyor. Zulüm ve baskıdan, öldürülmekten, rejim ile müttefiklerinin askeri operasyonlarından kaçmaya çalışan bu insanlar genellikle kaçakçılara başvuruyor. Askeri operasyonlar sona ererse tersine göç başlayabilir, pek çok insan yurduna dönebilir. Ne var ki kaçakçılar para uğruna kaçmak isteyenlerden faydalanıyor. Ülkelerin sığınma isteyen insanlara sınırlarını kapatma hakkı yoktur. Bu, uluslararası hukukun gereğidir.” 

İstanbul merkezli Jusoor Araştırma Merkezi’nden Wael Olwan da şu değerlendirmede bulundu: “İnsanları sınırlara doğru kaçmaya sevk eden başlıca nedenlerden biri askeri operasyonlardır. İnsanlar rejimin kendi bölgelerine doğru ilerlemesinden korkuyor. Sınır hattındaki kötü yaşam koşulları yüzünden de Türkiye’ye geçmeye çalışıyorlar. Yine de son dönemdeki göç hareketi geçmiş yıllara nazaran çok yoğun değildi. Ancak bu yeni tünellerden sadece sıradan insanların değil, İD militanları ve ailelerinin, silah, uyuşturucu ve tarihi eserlerin de kaçırıldığı yönünde kaygılar var.”

More from Mohammed Hardan