Ana içeriğe atla

İdlib’deki cihatçıların para aklama çarkı

Heyet Tahrir El Şam liderleri, ekonomik kaynakları ve girişimleri kontrol altında tutmak ve para aklamak için hakimiyetindeki bölgelerde muhtelif alanlara mali yatırımlar yapıyorlar.
A general view shows men standing outside the Sultan Daraya restaurant in the rebel-controlled northern city of Idlib, Syria, July 1, 2017.

HALEP, Suriye — İdlib ve Suriye’nin kuzeybatı kırsalını kontrol eden Heyet Tahrir El Şam’ın önde gelen liderleri muhtelif ekonomik alanlarda yaptıkları yatırımlarla göze çarpıyor. Para aklama operasyonları da olması muhtemel bu girişimler, varlığını devam ettirmek ve nüfuz alanını genişletmeye çalışan HTŞ yönetimi tarafından destekleniyor.

Örgütün Halep’in kuzeybatısındaki Darat İzza’da bulunan merkezi bir pazarı yerini kapatarak yerine alışveriş merkezi inşa etme kararı üzerine 28 Temmuz’da onlarca kent sakini HTŞ ve ona bağlı Kurtuluş Hükümeti’ni protesto etti.

Protestocular, HTŞ’nin kararı uygulamak için pazar yerine düzenlediği ve tüccarları dükkanlarını terk etmeye zorladığı baskın sırasında gözaltına alınan vatandaşların serbest bırakılmasını talep ettiler.

Darat İzza kent merkezinde bulunan ve yerel halkın uğrak yerlerinden biri olan halk pazarından bir esnaf isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şunları aktardı: “Kuzey bölgesindeki HTŞ’ye bağlı Kurtuluş Hükümeti temmuz sonunda kent merkezindeki sebze-meyve pazarını kapatma kararı aldı. Burayı yıkarak yerine alışveriş merkezi inşa etmek istiyor. Burası, kentin en eski pazar yerlerinden biridir ve geçtiğimiz on yıllar boyunca onlarca insanın ekmek kapısı olagelmiştir.”

Esnaf şöyle devam etti: “Esnafa, ki çoğu sebze-meyve satar, pazarı terk etmeleri söylendi. Onlar da direndi çünkü başka bir seçenekleri yok. Onlar ekmek kapılarını kaybederken HTŞ’nin savaş ağaları zenginliklerine zenginlik katacaklar. Ardından HTŞ’ye bağlı bir silahlı grup halk pazarını bastı ve 10 kişiyi tutukladı. Esnaf ve çalışanlar da bunun üzerine protesto düzenleyerek gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istediler ve HTŞ ile Kurtuluş Hükümeti’nin eylemlerini kınadılar. (...) Görünüşe göre Kurtuluş Hükümeti ve HTŞ kararını uygulamaya sokacak. Pazarın yerine inşa edilecek alışveriş merkezini HTŞ içindeki bir grup lider işletecek, merkez onların malı olacak. Ben protestoların başarıya ulaşacağını, bu felaketi önleyeceğini sanmıyorum. Onlarca aile de geçim kaynaklarını kaybedecek.”

HTŞ’nin kararını meşrulaştırmaya çabalayarak ortalığı yatıştırma girişimlerine rağmen gerginlik protestonun ardından da sürdü. Kurtuluş Hükümeti 29 Temmuz’da pazar yerindeki sebze tezgahlarının Darat İzza’nın önde gelenlerinin ve aktivistlerin talepleri doğrultusunda başka bir yere taşınacağını duyurdu. Açıklamada kararın amacının Darat İzza’da devrim yanlısı festivallerin, etkinliklerin düzenleneceği bir kent meydanı inşa etmek, gelişigüzel duran tezgahları düzenleyerek kamusal alanı güzelleştirmek olduğu savunuldu. “Yönetimin himayesi ve kentin önde gelenlerinin de katılımıyla karara itiraz edenlerle bir toplantı düzenlendi. Projenin ayrıntıları anlatıldı ve tüm taraflar meydanın yeniden inşa edilmesinin ardından pazarın taşınmasını kabul etti,” ifadeleri kullanıldı.

Kentin önde gelenlerinden bir vatandaş ise Al-Monitor’a isminin açıklanmaması kaydıyla şöyle konuştu: “HTŞ, İdlib ve Halep’in batı kırsalında bir tiranlık sergiliyor. Kurtuluş Hükümeti’yle birlikte çalışarak kamu mallarına el koyuyor, hakimiyetini sağlamlaştırmak için liderlerinin kendi işletmelerini kurmalarını sağlıyor; yoksulların gördüğü zararı ise umursamıyor. (...) Darat İzza'daki halk pazarı kültürel bir varlıktır ve kent tarihinin bir parçasıdır. Kökeni asırlara dayanır ve kentin en köklü yapılarından biridir. Şimdi birkaç HTŞ liderinin zenginliklerini artırmak için yıkılacak. Kuzeydeki yönetimin kararı meşrulaştırmak için sunduğu gerekçe gerçeği yansıtmıyor. Amaç kenti güzelleştirmek olsaydı yoksulların ekmeğiyle oynamak ve pazarı terk etmeyi reddedenleri tutuklamak yerine sadece pazar yerini düzenlemeye giderlerdi.”

HTŞ liderlerinin muhtelif alanlardaki ekonomik girişimlerinin arasında artan talep nedeniyle gayrimenkul inşaatları başta olmak üzere restoranlar, kafeler, parklar ve alışveriş merkezleri gibi eğlence sektörü yatırımları geliyor. Diğer yatırım alanları arasında hayvancılık, taş ocakları, araba alım satımı, döviz ticareti, para transferleri ve altın ticareti yer alıyor. Yatırım girişimleri ve projelerin çoğu HTŞ liderlerine ait ancak gerçek sahipleri saklamak amacıyla vitrinde liderlere yakın aracı isimler öne çıkıyor. 

Özgür Suriye Ordusu’ndan eski bir komutan Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Geçmişte HTŞ’nin Halep Emiri olan Ebu İbrahim Salame şu an HTŞ lideri Ebu Muhammed El Colani’nin İdlib’deki yatırım projelerinin başındaki isim. İdlib’de inşaat malzemesi üretmeye uygun ve kamu malı olan dağlık ve tepelik arazilere Salame’nin işlettiği El Rakı İnşaat Şirketi el koymuş durumda. İdlib’deki Beyt El Karam, El Medine ve diğer restoranlar ve kafeler HTŞ liderlerine ait. Hayvancılık, ziraat ve taşıt ticareti alanlarında da pek çok yatırımları var. HTŞ liderleri altın, tekstil, gübre, çimento ve diğer malların ticareti için kendilerine yakın tüccarları kullanıyorlar.”

İstanbul merkezli Jusoor Araştırma Merkezi’nin araştırmacılarından Abbas Şerife’nin Al-Monitor’a yaptığı değerlendirme ise şöyle: “HTŞ daha fazla güç ve nüfuz için İdlib’deki tüm ekonomik etkinlik ve zenginlik üzerinde topyekun kontrol sağlamaya çalışıyor. Gelir kaynaklarının çeşitliliği sayesinde varlığını sürdürüyor. Ayrıca liderlerin paralarını aklamaya yönelik operasyonları da destekliyor. Bu operasyonların vitrinlerinde siviller yer alıyor zira örgüt liderleri uluslararası yaptırımlardan kaçmak için kendilerine yakın tüccarları kullanıyorlar.”