Ana içeriğe atla

Suriyeli muhalifler: SDG yakıt taşıyan araçlara bubi tuzağı döşüyor

Suriyeli muhalif gruplar Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’ni yakıt kaçakçılığını önlemek için yakıt taşıyan araçlara patlayıcı döşemekle suçluyor.
TOPSHOT - This picture taken on November 23, 2019 shows the aftermath of a car bomb explosion at the industrial zone in the northern Syrian town of Tal Abyad, on the border with Turkey. - Several people were killed, including civilians, over a dozen injured by the blast in the Turkish-controlled northern Syrian town. Turkey and its Syrian proxies control several pockets of territory on the Syrian side of the border as a result of successive incursions in 2016-17, 2018 and 2019. (Photo by Zein Al RIFAI / AFP

Yakıt fiyatlarındaki artışların Suriye’nin kuzeyinde yol açtığı yakıt krizi, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolünde bulunan bölgelerden muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgelere yakıt kaçakçılığını artırmış durumda. Muhalifler, SDG’nin kaçakçılığı durdurmak için kaçakçıların sık kullandığı yollara mayın döşediğini savunuyor.

Muhalif bölgelerdeki yakıt ihtiyacı, bilhassa ısınmak için kullanılan dizele olan talep, bu aylarda daha da artmış durumda. Muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgelere yakıt temin eden iki şirket bulunuyor: İdlib’i kontrol eden Heyet Tahrir El Şam’a (HTS) bağlı Watad Petrol ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gruplarıyla bağlantılı İmdad şirketleri.

Bölgede yakıt temini iki yoldan sağlanıyor. Birinci yol Türkiye’den ithal edilerek HTŞ’nin kontrolünde bulunan Bab El Havva sınır kapısından bölgeye getirilen gaz, petrol ve dizel. Bunların fiyatı Türk lirasının dolar karşısındaki seyrinden etkileniyor. İkincisi ise bölgeye Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG bölgelerinden Watad Petrol ve İmdad aracılığıyla getirilen yakıt.

ÖSO kontrolündeki bölgeler ile SDG bölgelerini ayıran uzun sınır hattında güvenlik noktaları bulunsa da bunlar, sınırı kontrol etmeye yeterli olmuyor. Muhalifler SDG’nin iki bölge arasındaki petrol kaçakçılığını önleme maksadıyla sınır şeridini patlayıcılarla tuzakladığını savunuyor.

Patlayıcılar bilhassa silahlı muhalif gruplar ve Türk birliklerinin kontrolünde olan Suriye’nin doğusundaki Rakka ve Haseke kırsalı ile SDG bölgelerini ayıran alanlara döşeniyor. Bu yolun, iki bölge arasındaki fiyat farklılığından kâr etmek için muhalif bölgelere dizel ve benzin kaçıran kaçakçılar tarafından sık sık kullanıldığı biliniyor.

Drekiş’e bağlı Tufaha köyünden bir ÖSO yetkilisi isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “SDG bölgelerinden gelen yakıt bölgeye iki farklı noktadan giriyor. Suluk’un güneyinde Ahrar El Şarkiye’nin kontrolündeki Tufaha’dan ve Resulayn’ın güneyinde Hamza Bölüğü’nün kontrolündeki El Rehaniye’den. Yakıt taşıyan araçlar buralarda yüklerini muhaliflerin kontrolündeki bölgelere gitmek üzere bekleyen araçlara aktarıyorlar. Beş tane daha giriş noktası var ama onlar bu kadar büyük değil; Şeblia, El Rumu, Tel El Cenab ve El Salihiye ve El Müdcena. Bunlar ikişer kilometre arayla muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kurulmuş geçişler. Muhalif gruplar bu geçişi kullanan araçlardan geçiş ücreti alıyorlar.”

Yetkiliye göre SDG petrol ticaretinden büyük kâr elde ettiği için “kendi kontrolünde bulunan bölgelerdeki petrolün bilgisi dışında bölge dışına çıkarılmasını ve satılmasını istemiyor.”

25 Şubat’ta El Tervazi köyü yakınlarında dizel taşıyan bir kamyonun üzerinden geçtiği mayının infilak etmesi sonucunda araçta bulunan iki kişi öldü. SDG kontrolündeki bölgelerden Türkiye sınırı yakınlarındaki Tufaha köyüne dizel kaçıran iki adamın yanmış cesetleri teşhis için Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa’da bulunan Ömer Alluş Hastanesi’ne getirildi.

ÖSO’ya bağlı Sultan Murat Tugayı komutanlarından Hasan El Leyli Al-Monitor’a şunları aktardı: “İki bölge arasında zaten resmi bir sınır kapısı yok. Şu an bizim bölgelerimizle SDG kontrolündeki bölgeleri bağlayan noktalara geçit ya da koridor diyebiliriz. Araç ve sivil geçişlerine bu noktalardan izin veriliyor. SDG bu noktaların dışında kalan tüm yollara sınırı kontrol etmek için patlayıcı döşemiş durumda. Dolayısıyla bu geçişleri kullanmayan herkes mayınlar yüzünden ölebilir ki, bu da sık sık oluyor.”

SDG suçlamalara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmış değil. Al-Monitor’un ulaştığı SDG yetkilileri de konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

Leyli ise şöyle devam etti: “Yaklaşık bir hafta önce sivilleri taşıyan bir araç Rakka’nın kuzey kırsalında havaya uçtu. Koyun yüklü bir kamyon da bizim kontrolümüzde olan Tufaha köyüne doğru seyir halindeyken infilak etti. Ondan önce de SDG bölgelerinden muhalif bölgelere dizel taşıyan iki araç patlamıştı.”

Bu kamyonlardan bazılarına muhalif bölgelerde infilak ettirilmek üzere bubi tuzağı döşenmiş olabileceğini ancak araçların varış noktalarına varmadan patlamış olabileceklerini belirten Leyli şöyle devam etti: “İki ihtimal de mümkün. Patlamalar bizim kontrolümüzdeki bölgelerde olsa da tam olarak neden kaynaklandığını bileme imkanı yok. Sınır şeridinin kontrolü çok sayıda birlik gerektirdiği için sınır bölgelerini kontrol etmek zor.”

More from Mohammed Hardan

Recommended Articles