Ana içeriğe atla

Türkiye’de halk darbeler için ABD’yi suçluyor

İçişleri Bakanı Soylu’nun 2016’daki darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğu yönündeki açıklaması Washington tarafından yalanlansa da Türkiye’de halkın büyük bir bölümü darbe ve darbe girişimlerinin arkasında ABD’nin olduğunu düşünüyor.
A photograph taken on July 15, 2020 shows the July 15 Monument, in Ankara, during the July 15 Democracy and National Unity Day's events held to mark the fourth anniversary of the failed coup. - A photograph taken on July 15, 2020 shows the (Photo by Adem ALTAN / AFP) (Photo by ADEM ALTAN/AFP via Getty Images)

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğu iddiasına Washington’dan üst düzeyde yalanlama gelmesine rağmen Türkiye’de halkın önemli bir çoğunluğu darbe girişiminden ABD’yi sorumlu görüyor.

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanan bazı generallerin ve askeri personelin darbe girişimi sırasında 248 kişi hayatını kaybetmiş, 2 bin 196 kişi de yaralanmıştı. TBMM’nin de uçaklarla bombalanması nedeniyle hasar gördüğü darbe girişimi sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri başta pek çok kurum ve kuruluştan çok sayıda kişi ihraç edildi, çok sayıda kişi de tutuklandı. 

İçişleri Bakanı Soylu geçtiğimiz günlerde “Amerika’nın 15 Temmuz’un arkasında olduğu apaçık ortada. Onların talimatıyla bunu icra eden de FETÖ idi. İçişleri Bakanı olduktan sonra Amerika’nın etkin olduğu her yerde FETÖ olduğunu gördüm” diye konuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price bu iddiayı hızla yalanlayarak, darbe girişiminde “ABD'nin hiçbir dahli bulunmadığına” ve iddiaların “tamamen yanlış" olduğuna dair yazılı bir açıklama yaptı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield da üst düzey Türk yetkilileri tarafından dile getirilen bu iddialardan "kaygı duyduklarını” söyledi.

Bütün bu yalanlamalara rağmen Türkiye’de yapılan kamuoyu araştırmaları halkın farklı düşündüğünü gösteriyor. MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat 15 Temmuz sonrasında yaptıkları altı kamuoyu araştırmasına göre Türkiye’deki darbelerden ve darbe girişiminden ABD’nin sorumlu tutulduğunu söyledi. 

Kulat bu oranın, 15 Temmuz sonrası 2016 Eylül’de yüzde 81, 2017 Mart’ta yüzde 73, 2018 Temmuz’da yüzde 71, 2019 Şubat’ta yüzde 69, 2020 Temmuz’da 67, 2020 Aralık ayında ise yüzde 70 olduğunu ifade etti. 

Sonuçlarda medyada çıkan haberlerin yanı sıra ABD ve Türkiye’de bazı yetkililerin açıklamalarının rol oynamış olabileceğini belirten Kulat Al-Monitor’a şunları aktardı: “Ayrıca ABD’nin özellikle Orta Doğu’ya demokrasi getirme adına müdahalelerini gören Türk halkı, darbelerin aktörlerinin birer taşeron olduğunu, asıl sorumlunun ABD olduğunu düşünmektedir. Bunda 15 Temmuz’un taşeron firması FETÖ terör örgütü lider ve üst yöneticilerinin ABD’de yaşıyor olmaları, ABD tarafından korunup kollanmaları da etkili.” 

Kulat 15 Temmuz sonrası milliyetçiliğin yükseldiğini ve ABD ile ilgili “düşman” algısının yerleştiğini belirterek, “Bunda Trump döneminde bizzat ABD Başkanı’nın Türkiye’ye yönelik tehdit dilinin de etkisi olmuş olabilir” dedi. 

Emekli büyükelçi ve eski parlamenter Onur Öymen’e göre sonuçlarda ABD’nin Türkiye dışında başka ülkelerde gerçekleşen darbelerdeki rolüne dair tarihi bilgiler ve açıklamalar da etkili olmuş olabilir.

Öymen’in saydığı örnekler arasında General Wesley Clark’ın 11 Eylül saldırılarından sonra Pentagon’da kendisine bir subayın beş yıl içinde yedi ülkenin yönetimini değiştireceklerini söylediğine ilişkin iddialar, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın, ABD'nin Türkiye’deki 1960 darbesine dahil olmadığını ancak darbeden birkaç gün önce haberdar olduğunu gösteren arşiv bilgileri, 1980 darbesinin Washington'da olumlu karşılandığına dair iddialar var.

Öymen Al-Monitor’a şunları aktardı: “2016 darbe girişimiyle ilgili ABD’de ‘Bizim arkadaşlarımızın gözaltına alınması Türkiye’yle ilişkilerimizi olumsuz etkileyecek’ deniyor. Açıkça ‘Biz yaptık’ demiyorlar ama darbenin başarısız olmasından büyük üzüntü duyduklarını gösteriyorlar. Bundan tabii ki ABD’nin 2016 darbesini düzenlediği, yönlendirdiği sonucu çıkmıyor. Elinizde somut delil olmadan, belge olmadan böyle bir sonuca varamazsınız. Bizim açımızdan önemli olan resmi açıklamalardır. Obama ‘İlgimiz yok’ dedi. Biden darbeye tepkisini göstermek için Ankara’ya daha erken gelmediği için özür diledi.” 

Biden’ın ABD seçimleri öncesi bir mülakatında Türkiye’de darbeyle değil muhalefeti destekleyerek iktidarın değişmesinden bahsettiğini anımsatan Öymen, “Halk bunları televizyonlarda duyuyor. Biri çıkıp büyük devletler böyle şeyler yapmaz derse ona inanan çok az insan çıkar dünyada. Ülkelerin birbirlerinin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerekir. Maalesef bugün böyle bir manzara yok” diye konuştu. 

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Hüseyin Bağcı ise ABD’nin Irak’a müdahalesi ve ABD askerleri ile Türk askerleri arasında 2003’teki çuval krizinin sonrasında Türkiye’deki ABD karşıtlığının yüzde 85’lere kadar yükseldiği zamanlar olduğunu hatırlattı.

Türk kamuoyunun Washington’dan gelen yalanlamalara rağmen Soylu’nun sözlerine inandığını belirten Bağcı, Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu bir vakıa, doğrudur yanlıştır bilemeyiz. ABD’lilerin savunmaya geçmesi anlaşılır ama Türk kamuoyunda öyle bir algı var ve bu algının öngörülebilir bir gelecekte değişeceğini de düşünmüyorum. Ancak algılar değişebiliyor. Örneğin Clinton’ın deprem bölgesinde bir çocuğu kucağına alması, Türkiye’deki bütün ABD algısını değiştirmişti.”

Bağcı’ya göre Fethullah Gülen’in Türkiye’de terörist ilan edilmesine rağmen ABD’de kalmasına izin verilmesi ve Ankara’nın iade taleplerinin reddedilmesi kamuoyundaki olumsuz algının pekişmesine yol açıyor.

Soylu’nun beyanlarını öylesine yapılmış bir açıklama olarak görmemek gerektiğini ifade eden Bağcı şöyle devam etti: “Öyle gözüküyor ki Türkiye, Biden yönetimine karşı satrançtaki gibi bir hamle yaptı. Dedi ki ‘Sen sorumlusun, Obama döneminde yönetimdeydin, o zaman bunu müzakere edelim’. O açıdan iyi bir hamle diye düşünüyorum. Bunun arkasından da 54 ABD senatörünün Türkiye’ye yönelik eleştirileri ortaya çıktı. Karşılıklı hamleler müzakereleri de getirebilir.”

Emekli büyükelçi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz’e göre anket sonuçları AKP iktidarının başından bu yana darbe girişimini ABD’nin yaptığı yönünde algı oluşturmasından ve iki ülke ilişkilerinin dostane olmamasından kaynaklanıyor. Sonuçlarda “iki tarafın da kusuru” olduğunu belirten Çeviköz, “İki ülke arasındaki ilişkiler olumlu gitmiyor. Araştırmada böyle bir sonuç çıkması normal. Ayrıca Türkiye’de basın özgürlüğü yok. İktidar medyaya hakim. İktidarın yönlendirmesiyle algı oluşturuluyor” diye konuştu.

More from Ayla Ganioglu

Recommended Articles