Ana içeriğe atla

Rusya, SDG ile Suriye rejimi arasındaki gerginlikten nasıl çıkar sağlıyor

Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye rejiminin Haseke’deki mevzilerine yönelik kuşatması sürerken iki taraf arasındaki gerginliğin tırmanmasından endişe ediliyor.
GettyImages-4.jpg

HALEP, Suriye — Suriye rejimi ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Suriye’nin kuzeydoğu vilayeti Haseke’de devam eden gerginlik tırmanıyor.

Rejime bağlı Ulusal Savunma Güçleri ile SDG’nin yerel kolu Asayiş arasında Haseke’ye bağlı Kamışlı’da 23 Ocak’ta çatışma çıktı. Ulusal Savunma Güçleri çatışmadan SDG’yi sorumlu tutarak Facebook üzerinden şu açıklamayı yaptı: “Suriye ordusu mevzilerine yakın bir noktada düzenlenen bir düğün sırasında bazı insanların kutlama amacıyla havaya ateş açmalarının ardından, Asayiş unsurları Suriye ordusunun bölgedeki güvenlik noktalarını vurdu. Saldırılara derhal karşılık verildi.”

Asayiş ise suçlamaları reddederek Ulusal Savunma Güçleri’nin örgütün güvenlik noktalarına saldırdığını ve Asayiş yetkililerine gerçek mermiyle ateş açtığını söyledi. Asayiş tarafından yapılan basın açıklamasında şöyle denildi: “Rus güçleri irtibat birimlerimizin de koordinasyonuyla kentte sukûneti yeniden tesis etti. Ruslar, Ulusal Savunma Güçleri’nin bu eylemleri bir daha tekrarlamayacaklarının da taahhüdünü verdi.”

Ancak 23 Ocak gecesi yeniden başlayan çatışmalar Ulusal Savunma Güçleri saflarında yaralanmalara yol açtı.

Rejim ile SDG arasındaki gerginlik ilk olarak ocak ayının başında, SDG’ye göre Ulusal Savunma Güçleri’ne mensup bir adamın Haseke merkezindeki bir SDG devriyesine saldırmasıyla patlak verdi. Kuzey Basın Ajansı’nın aktardığına göre saldırıda bir kişi öldü, aralarında SDG güçlerinin de bulunduğu 20 kişi yaralandı.

SDG ise önce Haseke kırsalında bulunan Kamışlı’daki El Tay ve Halko mahallelerini kuşattı ardından da kuşatmayı Haseke kırsalındaki Tel Temir’de bulunan rejim mevzilerine, Haseke merkezindeki mahallelere ve rejime bağlı resmi makamların konuşlandığı güvenli bölgeye kadar genişletti.

Rusya taraflar arasında arabuluculuk yaparak gerginliği düşürmeye çalışıyor. Eskalasyon Rusya’nın Haseke’ye askeri sevkiyatıyla aynı zamanda gerçekleşti. Rus internet sitesi Rusvesna’nın 22 Ocak’taki haberine göre Rus birlikleri Rus hava kuvvetlerine ait bir uçakla Kamışlı askeri havaalanına sevk edildi. Rus TASS haber ajansı da uçakta Rus askeri polisinin yanı sıra 300 kadar Rus askerinin bulunduğunu aktardı.

SDG’nin Haseke’deki rejim mevzilerine yönelik kuşatmayı kaldırmak için bir dizi şart öne sürdüğü belirtiliyor. Rejim ise bu taleplerin, SDG’nin bölge ve çevresindeki kontrol alanını artırmaya yönelik çabaları yansıttığını savunuyor ve olası bir çatışmaya karşı birliklerinin hazır olduğu mesajını veriyor. 

SDG’nin taleplerinin ne olduğu ve bu taleplerin, rejimin Haseke’deki etkinliğini baltalamaya ya da rejimi Haseke’den tamamen çıkarmaya yönelik örgütün eline koz verip vermeyeceği sorgulanıyor. Keza, Rusya’nın anlaşmazlıkta oynadığı aracılık rolüne dair de soru işaretleri var.

Haseke ve Suriye’nin kuzeydoğusundan haber geçen El Khabour sitesinden Gazeteci Suhib El Yarubi Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “SDG’nin sadece rejimden değil Rusya’dan da talepleri var. SDG, Rusya’dan Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa’da yaşananlar konusunda tavrını netleştirmesini istiyor, örneğin bölgeye yönelik olası bir Türk saldırısına karşı güvence talep ediyor. Ayrıca Ayn İsa’da müşterek idari ve askeri yapı kurulmasına dair talebin rejim ve Rusya tarafından kabul edilmesi isteniyor.”

Yarubi diğer talepleri de şöyle sıralıyor: “SDG ayrıca 2004’ten bu yana tutuklu bulunan 500 kadar Kürt esirin serbest bırakılmasını, M4 otoyolunda hareket serbestisi ve Halep’in kuzey kırsalındaki El Şehba ile Halep merkezinde bulunan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine giriş-çıkışlara izin verilmesini talep ediyor.”

SDG’nin taleplerinin çoğu, bilhassa da M4 üzerinde hareket serbestisi ve kendi kontrolündeki bölgeler arasında bağlantı sağlanmasına isteği meşru görünüyor. Afrin’den kaçan Kürtlerin kaldığı kamplara ev sahipliği yapan El Şehba şu an rejime bağlı 4’ncü bölüğün kuşatması altında. Şeyh Maksut ile Eşrefiye mahallelerine giriş-çıkışlar da kısıtlı ve rejim güçleri mahallelere yakıt da dahil bazı malzemelerin girişine izin vermiyor.

Yarubi şöyle devam ediyor: Ruslar iki taraf arasında tampon güç olmaya hazırlanıyorlar. Rus askeri polisini taşıyan zırhlı birlikler hâlihazırda Haseke ve Kamışlı’da konuşlanarak, birçok binaya kendi bayraklarını çektiler. Buna karşılık SDG de elindeki kozları kullanmaya başladı. Tel Temir’deki sivil idare ve yargıda görev yapan hükümet yetkililerini tasfiye etti. Hükümete bağlı tıbbi personelin Kamışlı’daki devlet hastanelerine girişine izin vermiyor ve rejime ait bazı karargahları ele geçirdi. Rejim, Rus varlığının eskalasyonu ve SDG lehine olası bir ABD müdahalesini önleyeceğine bel bağlıyor. Rusya’ya göre ise bu durum, bölgeye ilave birlik sevk etmek için bir fırsat.”

Siyasi aktivist Ahmet Hasan Abdulkadir Al-Monitor’a şöyle diyor: “SDG, Ayn İsa’daki rejim ve Rus şantajlarına son vermeye çalışıyor. Suriye’nin kuzeydoğusunda kendi kontrolünde bulunan bölgelerde Suriye rejimi ve desteklediği milislerin etkinliğini azaltmaya çalışıyor. SDG’nin rejimi Haseke’den çıkarma gibi bir niyeti olduğunu sanmıyorum.”

Halep’in kuzeyinden siyaset bilimi araştırmaları yapan Bilal Sattuf’un değerlendirmesi ise şöyle: “SDG elinde tuttuğu kozlarla Suriye rejimi ve Rusya’ya bir mesaj vermeye çalışıyor. SDG kendisini daima otoriter rejime karşı mücadele eden devrimci bir güç addetti. Ancak siyasi ve askeri Türk baskıları karşısında zaman zaman rejimle yakınlaşmaya yönelik stratejik adımlar da attı.” 

Sattuf’a göre “Rus arabuluculuk çabalarının başarıya ulaşması SDG’nin taleplerine verilecek yanıtlara bağlı. İleride olası bir uzlaşıda kimin elinin daha güçlü olacağında yeni ABD yönetiminin takınacağı tavır da belirleyici olacak.”

Askeri araştırmacı Yüzbaşı Abdüsselam Abdurrezzak ise Al-Monitor’a şöyle diyor: “SDG ile rejim arasında Haseke’de süren gerginliğin uzaması Rusya’ya bölgeye tahkimatını tamamlamak için fırsat sunuyor. Bu gerginlik, Rusya’nın Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD etkinliği altında olan bölgelere girişinin önünü açıyor. Rusya’nın yeni girdiği bölgede göstereceği varlık ABD ile rekabet etmesine izin verecek, bunun etkileri ise zaman içinde görülecek."

More from Khaled al-Khateb

Recommended Articles