Ana içeriğe atla

Suriye rejimi ve Rusya El Bab’a operasyon hazırlığında mı?

Rejim ve müttefiklerinin El Bab’a yönelik bir operasyon hazırlığında olduğuna dair haberler muhalif gruplar arasında bölünmeye yol açtı.
GettyImages-1167507969.jpg

HALEP, Suriye — Türkiye destekli muhaliflerin kontrolünde bulunan El Bab’daki askeri ve sivil çevreler bir süredir Suriye rejimi ve Rus müttefiklerinin Halep’in kuzeydoğusundaki kente çok yakında bir askeri operasyon düzenleyeceği haberleri ile çalkalanıyor.

El Bab halkı rejimin ocak ayının başından bu yana stratejik öneme haiz kent çevresinde yaptığı askeri tahkimatları bölgeyi ele geçirmeye yönelik olası bir operasyonun hazırlığı olarak görüyor. 

Mutasım Tugayı komutanlarından Mustafa Secari’nin son açıklamaları da kent sakinlerinin korkularını tırmandırmış durumda. Secari 2 Ocak’ta Twitter’dan şu açıklamayı yaptı: “Uluslararası toplumu ve Suriye Halkının Dostları Grubu’nu El Bab’a yönelik bir Rus saldırısına karşı uyarıyoruz. Muhalefete bağlı siyasi yapılardan ve kurumlardan askeri destek için harekete geçmelerini bekliyoruz. Esad rejimi ve müttefikleri siyasi çözüme inanmıyor ve yeni bir taarruz için askeri eyleme geçmeye hazırlanıyorlar.”

Olası operasyon haberleri muhalif saflarında bölünmelere yol açmış durumda. Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nun önde gelen liderleri yaklaşan tehlikeyi ciddiye almayarak operasyon ihtimalini olası görmediklerini söylüyorlar. Yaklaşan operasyona dair haberler halkın korkularını yatıştırmak amacıyla yalanlanıyor.

ÖSO sözcülerinden Yüzbaşı Yusuf Hamud Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriye rejiminin El Bab kentine yönelik eli kulağında bir operasyon hazırlığında olduğuna dair askeri bir gösterge yok. Bu cepheye yönlendirilmiş bir düşman birliği de yok. Kimi cephelerdeki birliklerin buraya kaydırıldığına dair haberler gerçeği yansıtmıyor. Ancak düşmanımız hiçbir sözüne ya da anlaşmaya riayet etmediği ve arkadan bıçaklamayı bildiği için ÖSO grupları tüm olasılıklara karşı sürekli hazır durumdalar.”

Secari ise Al-Monitor’un konuya ilişkin sorularını şöyle yanıtladı: “Rejim ve müttefiklerinin El Bab’a karşı [olası] askeri harekâtına dair yaptığımız uyarıların amacı uluslararası toplumun dikkatini çekmek ve muhalefete bağlı kurumların üstlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelerini sağlamaktır. Bu kentin sakinlerini korumak için çaba göstermeleri ve düşmanın planını bozguna uğratmaları lazım.”

Rejim ve Rusya’nın El Bab’a yönelik planlarına dair bilgi ve haberleri görmezden gelmenin yıkıcı sonuçlar doğuracağını söyleyen Secari “Harekete geçmemenin ve kent sakinlerini paniğe sevk etmemek adına bu tehditleri reddetmenin kimseye faydası olmaz” dedi. 

Rusya’nın El Bab’ı Ankara-Moskova mutabakatlarının kapsamı dışında, meşru bir hedef olarak gördüğünü belirten Secari şöyle devam etti: “Stratejik öneme haiz bu kent terör örgütlerinin de hedefinde. İçeride muhtelif [muhalif] gruplar arasındaki anlaşmazlıklar hâlen sürüyor. Bu da merkezi bir güvenlik sistemi kurulmasını engelliyor ve kaosun sürmesine yol açıyor.”

Fırat Kalkanı bölgesinin en büyük kenti olan El Bab’da gerçekten de bir güvenlik kaosu yaşanıyor. Kent sık sık suikastlara ve bombalı saldırılara sahne oluyor. Türkiye’nin Ağustos 2016’da İslam Devleti’ne karşı başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı’nın ardından 2017’de muhaliflerin kontrolüne giren kente Suriye’nin farklı bölgelerinden çok sayıda mülteci akın etti. 

ÖSO’ya bağlı El Selam Tugayı’nın Siyasi Büro Şefi Vekili Hişam Eskif de El Bab’ı bekleyen tehlikenin ciddiye alınması gerektiği görüşünde. Rejimin olası bir saldırısına karşı teyakkuza geçilmesi gerektiğini belirten Eskif Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Rejim ve müttefiklerinin El Bab’la ilgilenmelerinin başlıca nedeni kentin M4 otoyolu üzerinde yer alması. Burasının kontrol altına alınması Rusya’nın muhalifleri Suriye’deki ana otoyollardan uzak tutma planıyla da örtüşüyor.”

M4 otoyolu Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke’den Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa’ya, Halep’in kuzeydoğusundaki Menbic’e oradan da El Bab, Halep merkezi, Lazkiye ve Akdeniz’e kadar uzanıyor. 

El Bab bu nedenle M4 üzerindeki diğer merkezler gibi hem Rusya hem de rejim için stratejik önem taşıyor. Rejim daha önce de M4 üzerinde yer alan İdlib’in güney kırsalındaki Jeriko ve Cisr El Şugur ile Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa’yı ele geçirmek için muhtelif operasyonlar gerçekleştirdi. Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolünde bulunan Ayn İsa’da Türk ordusu ve müttefiklerinden gelecek olası saldırıları önleme gerekçesiyle Rus güvenlik noktaları kuruldu.

Mutasım Tugayı’nın komutanlarından El Faruk Ebu Bekir de Rusya’nın El Bab’ı “Türkiye ile yapılan anlaşmaların kapsamı dışında gördüğü” kanısında. Ebu Bekir Al-Monitor’a şöyle diyor: “Dolayısıyla gerek görüldüğü zaman buraya yönelik bir askeri operasyon ihtimal dahilinde. Ben bu tehlikenin ciddiye alınması gerektiğine inanıyorum.”

Muhaliflerin kontrolündeki Halep kırsalında bir üniversitede siyaset bilimi dersleri veren Muhammed Bukay ise şu değerlendirmeyi yapıyor: “Rejim ve müttefiklerinin şu aşamada El Bab’a bir askeri operasyona girişeceklerine inanmıyorum. Burası, Fırat Kalkanı’nın en önemli ve geniş kenti olarak Türkiye için simgesel bir önem taşıyor. Kentteki kamu hizmetlerinden okulların onarılmasına kadar her şeyi Türkiye üstleniyor. Burayı kolay bırakmazlar.”

Halep’in kuzey kırsalında İslami örgütlerle ilgili araştırmalar yapan Muhammed Edip’in değerlendirmesi de benzer: “Rejim ve Rusya, El Bab konusunda genelde bu tip operasyonlar için kullandıkları tipik bahaneden yoksunlar. Onlar için önemli bir yer olsa da kent militan bir örgüt tarafından değil Türk idaresi altında olan ılımlı muhalifler tarafından yönetiliyor. Dolayısıyla operasyon ihtimali en azından şu an için düşük.”

More from Khaled al-Khateb

Recommended Articles