İdlib Türkiye için yakıcı son perde
Tahrir El Şam’ın İdlib’de Türkiye’nin desteklediği grupları süpürmesi Ankara’yı zor seçeneklerle baş başa bıraktı.
Türkiye’nin Hatay iline iki tarafından sınır olan İdlib’in El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir El Şam’ın (HTŞ) eline geçmesi Ankara’yı ciddi bir açmazla karşı karşıya bıraktı.
18-24 Temmuz arasında yaşanan çatışmaların neticesinde 30’un üzerinde yer HTŞ’nin eline geçerken Türkiye’nin desteklediği Ahrar El Şam (Ahrar) ve müttefikleri Ariha ve Cebel Zaviye dışındaki bölgelerden İdlib’in güneyine yani Hama kırsalına çekildi.
HTŞ Türkiye ile sınır kapılarının olduğu bölgeleri de kontrolü altına aldı. Ancak 21 Temmuz’da iki taraf anasında varılan ilk anlaşma gereği Cilvegözü’nün karşısındaki Bab El Havva kapısı, Ahrar’ın kontrolünden çıkarak oluşturulan sivil bir yönetime geçti. Anlaşmaya rağmen tekrarlanan çatışmalar nedeniyle kapatılan sınır kapısı 26 Temmuz itibarıyla yeniden açıldı. Bu sınır kapısından günde ortalama 300 TIR geçiş yapıyordu.
İdlib’deki dengelerin önemli ölçüde El Kaide çizgisindeki bir yapının eline geçmesinin ardından Türkiye’nin nasıl bir tutum izleyeceği merak konusu oldu. Türkiye’yi zorlayacak tabloda şu hususlar öne çıkıyor: