Ana içeriğe atla

Trump’ın Orta Doğu planı şekillenmeye başladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu ekibi İsrail-Filistin barışı ve Orta Doğu müzakereleri için çift ayaklı bir diplomatik girişim üzerinde çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
U.S. President Donald Trump gives a thumbs-up as he and White House Senior Advisor Jared Kushner depart the White House in Washington, U.S., March 15, 2017. REUTERS/Kevin Lamarque - RTX3155P

İsrail-ABD ilişkilerine vakıf kıdemli bir İsrailli diplomatın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Trump yönetiminden yetkililer kısa süre önce Orta Doğu’da olası bir Amerikan girişimi ve Filistin-İsrail barışı için İsrail’le temasa geçti. Trump’ın ekibi, şu an ABD Başkanı’nın 22 Mayıs’ta gerçekleşmesi beklenen ilk resmi İsrail ziyaretinin hazırlıklarını yapıyor. Söz konusu temasların da ziyaret öncesi istişare amaçlı olduğu belirtiliyor. ABD’li yetkililer görüşmelerde İsrailli muhataplarına Trump’ın Orta Doğu ekibi ve diğer karar vericilerin henüz Orta Doğu politikasına ilişkin net bir karar almadığını vurguluyor. Trump’ın Orta Doğu ekibinde dışişleri ve savunma bakanlıklarından yetkililerin yanı sıra Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı ile Başkan’ın danışmanları Jared Kushner ve Jason Greenblatt yer alıyor.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan İsrailli diplomat, Amerikan tarafının görüşmelerde açıkça İsrail’in güvenlik çıkarlarının “daha önce hiç olmadığı kadar” korunacağını vurguladıklarını belirtiyor. Ancak yine de İsrail Dışişleri Bakanlığı’nda çalışan kıdemli diplomatı endişelendiren bir konu var: ABD tarafının İsrail tarafına 2002’de kabul edilen Arap Barış Girişimi’nin bazı bölümlerini kabul etmeye hazır olup olmadığını sorması. İsrailli diplomata göre bu soru, Trump yönetiminin Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi, Ürdün Kralı Abdullah ve Filistin lideri Mahmud Abbas gibi Arap aktörlerin etkisinde kaldığını gösteriyor. Zira bu isimlerin hepsi Arap Barış Girişimi’nin Filistin’de çözümü ilerletmek için tek dayanak olduğu konusunda hem fikir.

Trump’ın Orta Doğu ekibine danışmanlık yapan tecrübeli bir bölge uzmanı da Al-Monitor’a Washington’ın Orta Doğu’da üç önceliği bulunduğunu anlatıyor: İslam Devleti’nin bertaraf edilmesi, Suriye’de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı kapsamayan bir ateşkesin sağlanması ve İsrail-Filistin barışı konusunda bölgesel bir uzlaşı.

Danışmana göre Trump yönetimi bu üç konuda da pragmatik bir Arap koalisyonu olarak gördüğü Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan’la çalışmak istiyor. Ancak danışman, Trump’ın İsrail-Filistin uzlaşısına ilişkin menfaatlerinin İD’le mücadele gibi diğer konularla bağlantılandırılmasının hata olacağı görüşünde. Zira Trump için bunlar birinden bağımsız hedefler. Trump, diğer bölgesel sorunlar bir kenara, İsrailliler ile Filistinliler arasında geçmişteki tüm ABD başkanlarını geride bırakacak kadar başarılı bir barış anlaşması ortaya çıkarmak istiyor.

Ancak danışmana göre Trump’ın bu konuda çekinceleri söz konusu: İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun böyle bir anlaşmaya istekli olup olmaması, istekliyse süreci ilerletebilme yeteneği ve Abbas’ın siyasi zayıflığı. Trump bu nedenle süreçte pragmatik Arap liderleriyle birlikte çalışmak istiyor ve bu kapsamda Greenblatt’ı yakın zamanda yeniden bölgeye göndermeyi planlıyor.

Trump Arap Barış Girişimi’ni ilerlemenin aracı olarak görüyor. Girişimin her maddesine katılmasa da İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için gereken değerlerin bu girişimin temelini oluşturduğuna inanıyor.

Abbas’a yakın kıdemli bir FKÖ yetkilisi ise Al-Monitor’a Trump’la ilerleyen günlerde yapacakları görüşmelerde Arap Barış Girişimi’ni nasıl yorumladıklarını anlatacaklarını söyledi. Filistin tarafı bu kapsamda girişimin üç unsurunu vurgulayacak: Abbas için asgari ve eşit toprak mübadeleleri hariç 1967 sınırlarının kabulü, Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti kabul edilmesi ve mülteci meselesinin adil ve uzlaşı içinde çözülmesi konuları vazgeçilmez önem taşıyor.

Abbas için İsrail ile diğer Arap ülkeleri arasındaki ilişkinin normalleşmesi de önem taşıyor.

Trump ekibinin Washington’daki danışmanına göre ABD yönetiminin olası bir bölgesel barış süreci için Arap Barış Girişimi’nin bazı bölümlerinden faydalanması mümkün. Yönetim, bu kapsamda kendi gözetiminde iki aşamalı bir süreç öngörüyor: İsrail ile Filistin arasında müşterek bir barış anlaşmasını hedefleyen, ABD’nin hiçbir dayatmada bulunmayacağı ikili bir müzakere aşaması ve İsrail ile Filistin, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Fas arasında kademeli bir normalleşmeyi hedefleyen bölgesel aşama. Bölgesel aşamanın derhal başlatılması planlanıyor. Danışmana göre yönetim birkaç hafta içinde plana nihai şeklini verebilir.

İsrailli diplomat ise Trump’la yapılacak görüşmelerde son sözün Netanyahu’ya ait olacağından emin görünüyor. Diplomata göre Arap Barış Girişimi’ne dair yorumlar İD karşıtı Arap koalisyonu için sadece bir arka plan gürültüsünden ibaret.