Musul’un haziran 2014’te İslam Devleti’nin (İD) ele geçmesinden kısa süre sonra örgüt lideri Ebu Bekir El Bağdadi şehrin en büyük camisinden halifelik ilan etmişti. Üç yılın ardından bu halifeliğin sona ermekte olduğu anlaşılıyor.
Irak hükümet güçleri, üç ay süren çatışmaların ardından 24 Ocak’ta Musul’un doğu kısmını geri almıştı. 15 Mart’ta Terörle Mücadele İdaresi’nin sözcüsü kentin batı kısmının da yüzde 60 oranında güvenlik güçlerinin kontrolüne geçtiğini duyurdu. Başbakan Haydar El Ebadi ise bundan bir gün önce harekâtta son aşamaya gelindiğini, İD’in bertaraf edileceğini söylemişti.
Ancak Musul’daki askeri zafer Irak için daha çetrefilli bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. İD’i Irak’tan temizlemek için çeşitli güçler bugüne kadar birlikte hareket etti. Hedefin ufukta görünmesiyle birlikte altta yatan ve geçmişe dayanan güç mücadeleleri muhtemeldir ki yeniden su yüzüne çıkacak. Bunun yanında 2014’teki İD istilasından sonra İran ve ABD başta olmak üzere çeşitli dış güçler de Irak’ın güvenlikle ilgili iç meselelerine derinden müdahil oldu ve ülkedeki nüfuz alanlarını genişletti.
Kritik sorulardan biri şu: İD sonrası dönemde Musul’daki iktidar boşluğunu kim dolduracak? ABD Orta Doğu’dan çekilme politikasına geri mi dönecek yoksa Irak’taki askeri mevcudiyetinin en azından bir kısmını koruyarak bölgesel müttefiklerine güven vermeyi mi seçecek? İran doğrudan veya müttefikleri üzerinden Irak’ın kuzeyinde yer edinmeye çalışacak mı?
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.