Ana içeriğe atla

Ekonomik fırsatlar Türkiye ve Mısır’ı yakınlaştırabilir mi?

Türkiye ve Mısır, ekonomik ilişkileri geliştirmek için peşi sıra hamleler yaparken iki ülke arasındaki siyasi husumet aşılacağa benzemiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
C3aAyBbWAAAiSzV.jpg

KAHİRE — Mısır ve Türkiye iki ülkenin de menfaatine olacak ekonomik adımlar atmaya çabalarken uzmanlar ekonomik ilişkilerdeki gelişmenin diğer alanlardaki sorunların çözümüne yansımayacağı görüşünde.

Türkiye, Kahire’de 29-30 Ocak tarihleri arasında düzenlenen Mısır-Türk İş Forumu’na üst düzey bir ekonomik heyetle katıldı. Bu, bir Türk heyetinin Müslüman Kardeşler iktidarını sonlandıran kitlesel protestoların yaşandığı haziran 2013’ten bu yana ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaretti.

Mısır Ticaret Odaları Federasyonu (FEDCOC) Başkanı Ahmet El Vekil’in davetlisi olarak Kahire’ye gelen heyete Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlık etti.

Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği heyette mühendislik, kimya, tekstil, enerji, tarım ve başka sektörlerden 10 üst düzey yetkilinin ve tecrübeli Türk yatırımcılarının yer aldığını bildirdi. Ziyaretin amacı Türk iş adamlarının Mısır’daki yatırım ve ticari faaliyetlerini geliştirmek olarak açıklandı.

Hisarcıklıoğlu forumda yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Türk heyeti Mısır’a ciddi bir yatırım yapmak istiyor. Daha fazla ticari faaliyet görmek istiyoruz. Ankara ile Kahire arasındaki donmuş ilişkilerin kimseye bir yararı, faydası yok. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine ve ekonomik iş birliğinin güçlenmesine katkıda bulunmalıyız.”

Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidarının düştüğü haziran 2013’ten bu yana gergin seyrediyor. O tarihten bu yana Mısır’daki tüm Türk yatırımları durmuş durumda. Hatta Giza’daki Mısır Ticaret Odası’nın İhracat ve İthalat Birimi, Kahire’deki yönetime başta ikili ticaret anlaşmaları olmak üzere Türkiye ile yapılan tüm anlaşmaların gözden geçirilmesi için çağrı yapmıştı.

O tarihte başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısırlı âlim ve din adamlarına devrimi destekledikleri için tepki gösterirken Kahire yönetimi, buna Türkiye’nin Mısır’daki diplomatik temsil seviyesini maslahatgüzar seviyesine düşürüp Türkiye büyükelçisini ülkeden göndererek yanıt vermişti.

Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi yönetimini tanımayı hâlen reddeden Türkiye ülkede yaşananları seçilmiş sivil bir iktidara karşı yapılan darbe olarak tanımlıyor.

İki ülke arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi Türkiye heyetinin Mısır ziyaretiyle bir kez daha gündeme geldi. Ancak ziyaret bazı soru işaretlerine de yol açtı: Bu ziyaret iki ülke arasındaki donmuş ticari ilişkilerin ve yatırımların hemen canlandırılmasını sağlayacak mı? Türkiye Mısır’a karşı hasmane tutumunu değiştirecek mi?

Siyasi, Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’nın araştırmacılarından Mustafa Zahran konuyu Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Uzmanlar Türkiye’nin Mısır’la ilişkileri düzeltmek istediğine dikkat çekiyor. Bu, son dört yıl içinde Mısır’a gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret. Mısır-Türk İş Forumu 30 Haziran 2013’ten bu yana ilk kez Kahire’de yeniden toplanacak.”

Zahran, bu kapsamda Mısır’ın 26-29 Ocak tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na katılımının Türk Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı tarafından övgüyle karşıladığını hatırlattı. Mısır’ın iki yılın ardından ilk kez bu yıl fuara katıldığına dikkati çeken Zahran, bunun Türkiye’nin Mısır’la ilişkileri düzeltme iradesinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Mısır, 85 ülkenin katıldığı fuarda Mısır turizmini Türk yetkililerin himayesinde tanıtma fırsatı buldu.

Zahran değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Mısır Türkiye’nin Afrika’ya, Türkiye de Mısır’ın Doğu Avrupa ve Orta Asya’ya açılan kapısı. İki ülke de bunun pekâlâ bilincinde. Bilhassa da Türklerin Mısır pazarındaki büyük yatırımları düşünüldüğünde iki ülke de birbirlerine bağımlı durumda”.

Vekil’in verdiği bilgilere göre ise Türkiye’nin Mısır’da toplam 5 milyar dolar değerinde yatırımı bulunuyor. FEDCOC Genel Sekreteri Alla Ezz Daily News Egypt gazetesine verdiği demeçte Türk iş adamlarının bu yıl içinde bu rakamı 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini anlattı. Vekil de Mısır’ın Türkiye’ye ihracatının 1,2 milyar dolar, Türkiye’den ithalatının da 2,7 milyar doları bulduğunu söyledi.

Zahran’a göre heyetteki Türk şirketlerinin sahipleri Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki Port Said kentinde ve Kızıl Deniz kıyısındaki Safaga’da fabrikalar inşa etmek isteklerini dile getirdiler. Zahran “Mısır’ın bu tür yatırımlara fazlasıyla ihtiyacı var.” dedi.

Mısır’daki Türk şirketlerinin çoğu, 2011’de Hüsnü Mübarek iktidarının devrilmesi ve 2013’te Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin iktidardan indirilmesiyle patlak veren şiddet olayları nedeniyle ülkedeki faaliyetlerine son vermişti. Binlerce Mısırlıya istihdam sağlayan bu fabrikaların çoğu hâlen kapalı durumda. Bunların bir kısmının yeniden faaliyete geçeceğini belirten Zahran “Bu fabrikalarda üretilenlerin çoğu yurt dışına ihraç edildiği için fabrikaların yeniden açılması Mısır’a döviz getirecek.” dedi.

Ne var ki Mısır-Türkiye ilişkilerindeki genel havaya hâlen gerginlik hâkim. El Ahram Siyaset ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nin araştırmacılarından Beşir Abdülfettah Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “İki taraf güvenlik ve ekonomi konularında iş birliği yapma konusunda uzlaştı. Ancak iki cumhurbaşkanı arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde hâlen en ufak bir gelişme söz konusu değil. Erdoğan Sisi rejimini ancak belirli koşullar altında tanıyacağını söylüyor. Sisi de bunları reddediyor.”

Nitekim Sisi rejiminin meşruiyetini tanımayı reddeden Erdoğan, iyi ilişkilerin yeniden tesisi için Mısır’ın yeniden özgür ve demokratik bir cumhurbaşkanlığı seçimine gitmesi ve 30 Haziran 2013’ten sonra tutuklanan tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini savunuyor.

Abdülfettah değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Bana göre iki ülke arasındaki ilişkiler eski hâline dönmez. İlerleyen günlerin ekonomi, yatırım ve ticaret alanlarında önemli gelişmelere gebe olduğu kesin. Ancak bu, Müslüman Kardeşler iktidarındakine benzer bir siyasi destek, yardım ve ittifaka evrilmez. (...) Türkiye’nin Mısır’la ticari ilişkilerini geliştirmek istemesi Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Sisi’nin meşruiyetini tanıyacağı ya da Türkiye’nin Müslüman Kardeşler’i desteklemekten vazgeçip onlara karşı siyasi tutumunu değiştireceği anlamına gelmiyor.”

Öte yandan Erdoğan’ın son üç aydır sessizliğini korumayı başardığına ve Mısır’a saldırılarına son verdiğine işaret eden Abdülfettah “Mısır’la iş birliği çabalarını memnuniyetle karşılayan bir dizi Türk yetkili var.” dedi.

Nitekim Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım da 20 Ağustos’ta yaptığı bir açıklamada şöyle konuşmuştu: “Ekonomik alanda ve siyasi alandaki normalleşme zaman alsa da turizm, tarım, kültür gibi alanlarda ilişkileri süratle geliştirebiliriz. Buna her iki ülkenin de ihtiyacı var.”

Yıldırım konuya ilişkin 3 Eylül’de yaptığı bir diğer açıklamada da hükümetin izlediği dış politikanın dostları artırmayı, düşmanları azaltmayı hedeflediğini belirterek Rusya ve İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesinin ardından Mısır da dâhil pek çok diğer ülkeyle ilişkileri düzeltmeyi hedeflediklerini anlatmıştı. Yıldırım, Türkiye’nin Mısır ve Suriye ile ilişkilerini düzeltmek için ciddi çaba sarf ettiğini de eklemişti.

Abdülfettah bu durumu şöyle yorumladı: “İki ülke arasındaki siyasi anlaşmazlıklar hâlen devam ediyor. Türkiye Müslüman Kardeşler’e desteğini sürdürecektir. Ama ekonomik ilişkiler son süratle düzeltilecek. Zaten Türkiye’nin tek hedefi de bu.”

Görünen o ki hem Mısır hem de Türkiye ekonomik ilişkilerdeki düzelmenin iki tarafın da menfaatine olduğunun farkında. Öte yandan iki ülke arasındaki diplomatik ve siyasi ilişkilerin yakın zamanda düzelmeyeceği neredeyse aşikâr. Zira ne Mısır Türkiye’nin şartlarını kabul edeceğe ne de Türkiye bu şartlardan vazgeçeceğe benziyor. Ekonomik ilişkilerdeki düzelme yatırımların ve ticari ilişkilerin yeniden canlandırılmasıyla sınırlı kalırken Türkiye’nin Sisi rejiminin meşruiyetini tanıması hiçbir şekilde mümkün görünmüyor. Dolayısıyla iki ülke arasındaki diplomatik gerginlik hâlen devam ediyor.

More from Khalid Hassan