Ana içeriğe atla

Irak: Şii milisler Sünni bölgelerde büro kuruyor

Şii milislerin İslam Devleti’nden kurtarılan Sünni bölgelerde hâkimiyet kurma çabaları yerli halkı kaygılandırıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Shi'ite fighters ride on the back of a truck with their weapons in al-Fatha, northeast of Baiji, October 18, 2015. Iraqi forces backed by Shi'ite militia fighters say they have retaken a mountain palace complex of former President Saddam Hussein from Islamic State fighters, as government forces push ahead on a major offensive against the insurgents.   REUTERS/Thaier Al-Sudani  - RTS4Z28

BAĞDAT — Irak’taki Şii partiler ve onlara bağlı silahlı gruplar İslam Devleti’nden (İD) kurtarılan Sünni bölgelerde bürolar açmaya başladılar. Oysa buralarda tabanları bile yok.

Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) 16 Ocak’ta Anbar vilayetinin Felluce kentinde büro açtı. Bu gelişmeyi endişeyle karşılayan Sünni gazeteciler, HSB’nin “kurtarılmış bölgelerde köprübaşı tutmaya çalıştığını” söylüyor. Çok daha kaygılı olan kimi medya yorumcuları ise bunu Sünni kimliğini yok etme yolunda atılmış bir adım olarak görüyor.

Al-Monitor’a değerlendirme yapan Ulusal Irak İttifakı vekili Cemile El Ubeyd’e göre “Sünni bölgelerde açılan HSB büroları siyasi amaçlı. Buralarda halkın sempatisini kazanmaya çalışıyorlar ve ülkede kendi (Şii) partilerinin amaçları doğrultusunda yeni bir politika oluşturmak istiyorlar.”

HSB bağlantılı silahlı gruplar, geçtiğimiz aylarda İD’den kurtarılan Felluce ilçesinde görevli güvenlik birimlerinin işlerine karışıyor, bazen de yerel polisin uygulamalarına aykırı davranıyor.

Felluce’de yaşayan Muhammed El Elvani, silahlı bir Şii grubunun bürosunun yakınlarındaki bir duvara Şii bir din adamının resminin asıldığını görünce şaşırmış. Elvani, Al-Monitor’a şöyle diyor: “Bir toplum olarak Şiilerle hiçbir sorunum yok. Onlar benim kardeşlerim. Ancak Şii politikalarından rahatsızım. Kentimizde hiçbir destekçisi veya takipçisi olmayan bu büroların ne amaçla kurulduğunu bilmiyorum.”

Bir görüşe göre İran, Şii bölgelerdeki nüfuzunu HSB üzerinden Sünni bölgelere yaymaya çalışıyor, Şii siyaset dalgası yükselirken Irak’ın başka kentlerinde de köprübaşılar tutmak istiyor.

Al-Monitor’a konuşan HSB sözcüsü Yusuf El Kilabi ise bu iddiaları yalanlıyor: “Direniş gruplarının Sünni bölgelerde açtığı büroların siyasal Şiilik kavramıyla hiçbir alakası yok. HSB, tüm Iraklıları temsil eden resmi ve yasal bir yapıdır. HSB aynı zamanda ordu kadar meşru bir askeri yapıdır ve güttüğü hedefler hükümetin hedeflerinden farklı değildir. HSB terörle mücadele için kurulmuştur. (…) HSB’deki grupların çoğu bu yapı kurulmadan önce de siyasi varlık gösteriyordu. Bu grupların siyasi faaliyette bulunma hakkı var, tabii HSB dışında ve siyasi partilerle ilgili yasalara göre. Sünni bölgelerde milis bürolarının kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Görev dağılımını uygun yetkiler çerçevesinde yapmaya çalışıyoruz.”

Yerel polis kaynakları, 21 Aralık 2016’da Hizbullah, Bedir Örgütü ve Ali El Ekber Tugayı gibi HSB gruplarının İD’den kurtarılan Ramadi ve Felluce ilçelerinde resmi bürolar açmayı planladığı yönünde basına bilgi vermişti.

Anbar milletvekili Salim El İsavi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Sünni bölgelerde silahlı grupların bürolarının olması provokasyondur, kimseye yarar sağlamayacak siyasi amaçlı bir adımdır. (…) Sünni bölgelerde önemli bir tabanı olmayan siyasi partiler buralarda niçin büro açar bilmiyorum.  Bunlar Sünni bölgelerde hem güvenlik durumunu hem toplumsal durumu olumsuz etkileyebilir.”

Sünnilerin bürolardan hoşnut olmamasına rağmen bölgedeki kimi yurttaşların Fath News’a aktardığına göre bazı aşiret reisleri ve önde gelenleri güvenliğin sağlanması adına HSB’nin buralarda varlık göstermesini istiyor ve bürolar onların arzusu doğrultusunda kuruluyor.

HSB son birkaç ayda Ramadi, Felluce, Saklaviye, Ratbe ve Hadise’de en az 10 büro açtı. HSB grupları Bağdat’ın kuzeyindeki Termiye ve Taci kentlerinde de kurtardıkları bölgelerde güvenliği tesis etme iddiasıyla bürolar kurdular. Anlaşılan o ki HSB’nin kurtarma harekâtlarına katıldığı bölgelerde bu bürolar açılamaya devam edecek.

HSB’nin gerekli gördüğü her yere gitme hakkı olan yasal bir yapı olduğu ifade edilse de İsavi’ye göre son gelişmeler söz konusu bölgelerde gerilimi iyice tırmandırabilir. İnsan haklarını ihlal etmekle, İran’la bağlantılı olmakla suçlanan silahlı grupların Sünni bölgelerde varlık tesis etmesi tehlikeli bir girişim olabilir. Fakat buna gerekçe olarak yerel güçlerin bölgelerini koruyamaması, güvenliği sağlayamaması gösterilebilir.

Kurtarılan Sünni bölgelerde güvenliği sağlamak kolay olmayacak. HSB nüfuzunu artırma ve durumu kontrol etme konusunda ısrar ederken yerli halk güvenlikten kendi güçlerinin sorumlu olmasını istiyor. Öyle ki yeni kurulan bürolar bölgenin yerlisi Sünniler tarafından saldırıya uğrayabilir ya da boykot edilebilir. Bu da söz konusu bölgelerde emniyeti sağlamaz, aksine onları iyice istikrarsızlaştırır.

More from Mustafa Saadoun