Ana içeriğe atla

Batılı gönüllüler Suriye’de hayat kurtarıyor

Batılı savaş sağlıkçılarından oluşan bir grup, Suriye’nin kuzeyinde İslam Devleti’yle mücadelede yaralananlara yardım ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
YekîneyênBijîşkîTaktîkî.jpg

HASEKE, Suriye — Suriye’nin kuzeyinde Batılı gönüllülerden oluşan bir grup, İslam Devleti (İD) ile mücadeleye muharip sağlıkçıların katkısını sağlamaya çalışıyor.

Eylülde Suriye’deki havanın kum sineklerinin hâlâ ısıracağı kadar sıcak olduğu günlerde John Harding, Halk Savunma Birlikleri (YPG) tarafından üs olarak kullanılan eski bir mandıra binasında, kontrplak ve beton tuğlalardan yapılmış derme çatma bir masada oturuyor ve İD’le savaşan YPG ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) yanında gönüllü olarak yer aldığı bu ikinci gelişinden en çok sevdiği hikayeyi anlatıyordu.

Suriye’nin Menbiç kenti, aylar süren yoğun çatışmaların ardından ağustos ortalarında İD’den kurtarılmıştı. İngiltere vatandaşı eski bir asker olan Harding’in hikayesi de o günlere ait. Yerli halktan bir kişi, İD’in geride bıraktığı çok sayıda mayınlardan birini bulmuş ve Taktik Sıhhiye Birliği’ne (TSB) getirmiş. Kürtçe ismiyle Yekineyen Bijiski Taktiki olarak bilinen bu birlik çoğu Batılı olan yarım düzine kadar gönüllüden oluşuyor.

Grubun yaşça en büyüğü olan ve çoğu kişinin “Pops” lakabıyla bildiği Harding, mayını yakınlardaki boş bir binanın bodrumuna götürmeye gönüllü olmuş ve patlama hâlinde sakat bir insan olarak hayatta kalmamak için mayını çenesinin altında taşımış. Bu, muharip sağlıkçılardan oluşan TSB için alışılmış bir görev olmadığı gibi mayın imhasında da tercih edilen bir yöntem sayılmaz.

Harding bu hikâyeyi Al-Monitor’a anlattıktan iki hafta sonra TSB üyeleri Menbiç’te bir hastaneyi ziyaret ederken Al-Monitor muhabiri de orada bulunuyordu. Aniden oda bir patlama sesiyle sarsıldı ve duvar herkesin gözü önünde çatladı.

Bir hastane çalışanının “Korkmayın.” demesiyle yakınlarda mayın imha çalışmasının yapıldığı anlaşıldı. Kürtçe lakabıyla Karker olarak bilinen genç bir TSB gönüllüsü Alman, elinde M-16 tüfeğiyle sakin bir şekilde “Korktuğumuzu kim söyledi?” diye cevap verdi.

TSB yaz aylarını Menbiç’te geçirdi. Artık grubun komutanı olan Harding’e göre TSB birkaç yüz yaralıyı tedavi etti ve tedaviler cephenin çok yakınında yapıldığı için bu kişilerin yarısı hayatta kaldı.

TSB’nin kuzey Suriye’de faaliyet gösteren tüm gruplardan farklı olmasının tek sebebi yabancılardan oluşması değil. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Harding “YPG birimlerinin çoğu savaş odaklı. TSB piyade birliği ile seyyar hastanenin karışımı. Ancak bizim sağlıkçılar yaralı beklemek yerine düşmanla aktif şekilde de çatışır.” diyor.

TSB basit ambulanslar kullanıyor ama ambulans ekipleri gayet iyi silahlanmış gönüllülerden oluşuyor. Gönüllüler cephenin olabildiğince yakınına gitmek için eğitiliyor ve bu da doğrudan ateş altında kalmak anlamına geliyor. Dolayısıyla yaralılar tedavi ve tahliye edilirken silahlı koruma da sağlıyorlar. Harding “Bize göre savaş alanındaki en iyi önleyici ilaç üstün bir ateş gücüdür.” diyor.

Ancak Harding, savaştaki kıymetlerini anlatmakta zorluk çektiklerini aktarıyor: “İnsanlara bu birimin yaralıları sadece taşımakla kalmadığını, yaralıları tahliye öncesi ve tahliye sırasında stabilize etmek, onlarla ilgilenmek için aktif müdahalede bulunduğunu anlatmak epey zaman aldı.”

Suriye savaşında yaralılar genelde çalışan herhangi bir araca konup en yakın hastaneye götürülüyor. Hâlen ağırlıklı olarak gerilla-milis melezi bir yapıda olan YPG ve SDG muharip sağlıkçılardan oluşan özel ekiplere sahip değil. Harding “Ölümcül olmaması gereken yaralanmalardan ölenler oldu.” diyor.

Grubun Alman üyelerinden Michael Makuch YPG saflarında savaşmış ve çatışmalarda arkadaşlarını kaybettikten sonra TSB’ye katılmak istemiş. Makuch bu kararını şöyle anlatıyor: “Sıhhiye birliğini bir fırsat olarak gördüm. Çünkü bu birlik sadece YPG ve YPJ’ye (YPG’nin sadece kadınlardan oluşan uzantısı) değil, sivillere yardım etme açısından da önem taşıyor.”

ABD’li Paul Hetfield, farmakoloji ve ilk yardım alanında eğitim aldığı için TSB’ye hemen alınmış. Hetfield, Kürtçede arkadaş anlamına gelen sözcüğü kullanarak “Tıbbi deneyimimi hevallerle paylaşmak istedim.” diyor.

TSB mensupları iş başında olmadıkları zaman mevzileri dolaşıyor ve savaşçılara göğüs bandajı ve turnike gibi kendi kendilerine kullanabilecekleri temel malzemelerden oluşan bireysel ilk yardım paketleri dağıtıyorlar.

Harding “Savaş sağlıkçılarının sayısını artırmayı amaçlıyoruz. Umudumuz YPG ve YPJ içinde birkaç tane TSB’nin olması.” diyor.

YPG güçlerinin Rakka’ya doğru ilerlediği şu günlerde TSB üste eğitim yaparak zaman geçiriyor ve seferberlik emrini bekliyor. Eğitim faaliyetleri arasında Kürtçe öğrenmeye çalışan Harding'in Menbiç anıları hâlâ canlı.

Bir anısı göğsünden vurulan 6 yaşlarındaki bir erkek çocuğuyla ilgili. Harding merminin girdiği yaraya bandaj yaparken bir arkadaşı da merminin çıktığı noktayı bandajlamış. Hastane yolunda oksijen maskesini ve minicik bedenini kaplayan bandajları çıkarmaya çalışan çocuğun elini kolunu tutmak zorunda kalmışlar. Harding “Onu kucağımda tutarken ailesinin gözleri önünde onu hareketsiz tutmaya çalışan, yüzüne bir şey dayayan yabancı beyaz adamdan dehşete düşmüş olmalı diye düşündüm.” diye anlatıyor.

Çocuğu Kobani’deki hastaneye ulaştırdıktan sonra Harding cepheye dönmek yerine çocuğun yanında kalmak istemiş. Hastane çalışanları çocuğun kalbini çalışır durumda tutmaya uğraşırken o da torba ve hava borusuyla çocuğun nefes almasına yardımcı olmuş. Ne var ki ultrasonda merminin çocuğun kalbini parçaladığı ortaya çıkmış. Harding “O aslında tetiğin çekildiği an ölmüştü.” diyor.

Ameliyathanenin dışında bekleyen anne, iyi haberler almak umuduyla tedirgin bir şekilde gülümsüyormuş. Tekrar ameliyathaneye dönen Harding, anne, baba içeri alınmadan önce çocuğun bedenine bağlanan kablo ve tüplerin sökülmesine, kanın temizlenmesine yardım etmiş.

Sessizlik içinde Menbiç’e dönen ekip kente ulaşır ulaşmaz bir başka yaralı çocuğa denk gelmiş. Harding “Çocuğun adı Hamid’di. Onu özellikle düşünmemeye çalışıyorum çünkü bana fazlasıyla acı veriyor. Ancak ne zaman altı yedi yaşlarında bir çocuk görsem aklıma o geliyor.” diye anlatıyor.

Ekip cepheden uzakta olduğu zaman da insanlara yardım etme olanakları eksik olmuyor. Kasım sonlarında örneğin üste cephane dolu bir odada patlama yaşanmış ve altı kişi hayatını kaybetmiş. Harding olayın ardından Facebook’tan şu mesajı paylaşmış: “Ekipteki yeni sağlıkçılar bugün gerçek bir acil durumda sınavdan geçti. Çocukların iyi iş çıkardığını memnuniyetle söyleyebilirim.”

More from Justin Higginbottom