Ana içeriğe atla

Paralel bütçe “Varlık Fonu” sahnede

Merkezi bütçeye paralel bir bütçe gibi çalışacak olan Türkiye Varlık Fonu A.Ş., Sayıştay denetiminin dışında. Kaynakları öncelikle cılızlaşan özelleştirme gelirleri ama hedefi İşsizlik Sigortası Fonu, Savunma Sanayi Fonu gibi kamu fonları. Şeffaflık sorunu ise en önemli eleştiri konusu.
CwRXLjOWYAA02k5.jpg

Önceki hafta bir süredir beklenen bir adım daha atıldı: Özelleştirme İdaresi Başkanı Mehmet Bostan yeni kurulan Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ Genel Müdürlüğü’ne ve Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. “Varlık Fonu” dünyanın pek yabancı olduğu bir kurum değil. Norveç (GPF), Birleşik Arap Emirlikleri (ADIA), Çin (CIC), Suudi Arabistan (SAMA), Kuveyt (KIA), dünyada devletin sahipliğinde ve yönetiminde olan en büyük varlık fonları. Bu tür fonların geliri genellikle ülkelerin bütçe fazlalarından oluşuyor. Başka bir deyişle, gerçek anlamda Varlık Fonu olanlar, cari fazla veren ve belli bir doğal kaynağa, çoğunlukla petrol, doğal gaza sahip ülkeler.

Peki, Türkiye’nin temmuz sonlarında gündeme getirdiği ve hızla yasalaştırarak uygulamaya soktuğu Varlık Fonu? Bu fonun, isim benzerliğinden öte bilinen ülke fonlarıyla pek ilgisi yok. Çünkü Türkiye, cari fazlası, bütçe fazlası olan bir ülke değil. Orta Vadeli Program’da belirtildiği gibi iç tasarruf oranı, milli gelirinin yüzde 14’ünü ancak bulan, bu nedenle yoğun dış kaynak bulmak durumunda olan bir ülke.

Türkiye’nin artan ekonomik, siyasi ve jeopolitik riskleri dış kaynak akışını yavaşlattı. Bunun sonucu Türkiye’nin büyüme temposu düştü. Örneğin 2016’da yüzde dört büyüme hedefi konulmuşken yıl sonu gerçekleşmenin yüzde 2.9 olacağını yine kasım ayı başında IMF açıkladı. IMF aynı raporda dış kaynak bulmanın zorluklarına dikkat çekti. Tüm bunlar ekonominin darboğazlar yaşadığı bir dönemden geçtiğinin teyidi.

Böylesi durumlarda kamu maliyesi olası ekonomik yangınlara karşı itfaiyeci rolüyle öne çıkar. Nitekim OVP’de bunun için 2017 merkezi bütçesinin açık hedefi dikkat çekecek biçimde milli gelirin yüzde 1.9’una çıkarıldı. Bu, kamu maliyesi ile olası daralmalara daha çok müdahale edilecek demek. Yani sıkışan sektörlere vergi indirimleri, cömert kamu harcamaları, kredi destekleri vb. hep bütçe açığı göze alınarak yapılacak. Türkiye 2008-2009 krizini de bütçe açığını yüzde beşlere kadar çıkarmayı göze alarak aşabilmişti. Bugün ise bu itfaiyenin yanına ikinci bir itfaiye ekleniyor: Varlık Fonu.

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. 50 milyon TL sermayeli bir anonim şirket olarak kuruldu. Sermaye, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından konuldu ve başkanlığına ÖİB Başkanı getirildi. Şirket, Türkiye Varlık Fonu İçtüzüğünü hazırlayacak ve Türkiye Varlık Fonu kurulacak. Ayrıca bağlı alt fonlar da kurulabilecek.

Peki, fonun kaynakları nereden gelecek? O noktada kurucu ÖİB adı ilk sırada geçiyor. “Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından; özelleştirme kapsam ve programında bulunan ve Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar verilen kuruluş ve varlıklar ile Özelleştirme Fonu’ndan Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmasına karar verilen nakit fazlası.” Ne kadar bu tutar?

Özünde, Türkiye çoğu son 10 yılda olmak üzere satılması mümkün kamu varlıklarının çoğunu satmış durumda. ÖİB verilerine göre, 267 kuruluşta hisse senedi veya varlık satış/devir işlemi yapıldı ve bu kuruluşların 257’sinde hiç kamu payı kalmadı. 1986 yılından temmuz 2016 tarihine kadar 30 yılda gerçekleştirilen özelleştirmeden sağlanan gelir, 68 milyar ABD doları. Özelleştirme Fonu’ndan Hazine’ye 1995 yılından temmuz 2016’ya kadar aktarılan tutar ise 45.1 milyar ABD doları.

OVP, özelleştirmeden merkezi bütçeye kaynak akışının son yıllarda azaldığını belirtiyor. Bu akış, 2015’te 4.3 milyar dolar iken 2016 için 3.5 milyar dolar tahmin ediliyor. 2017 için konulan hedef ise daha iddialı: 5.3 milyar dolar. Eğer bu gelir, yeni kurulan Varlık Fonu’na alınır ise bu kez merkezi bütçe bu gelirden mahrum kalacak.

Varlık Fonu’nun kaynak sağlama yönünden esas hedefi ise İşsizlik Sigortası Fonu. Sigortalı çalışanların aylık gelirlerinin üzerinden yüzde iki işveren, yüzde bir sigortalı kesintileri ve yüzde bir devlet payı, bu fonun yıllık gelirlerin yarısını oluşturuyor. Fonun birikimlerinden elde edilen banka ve devlet tahvili faizleri ise gelirlerin öteki yarısını oluşturuyor. 2016 eylül itibarıyla fonda birikmiş varlık 100 milyar TL’nin (33 milyar dolar) üzerinde.

Bunun dışında, mevzuatta Varlık Fonu’na kaynak için şöyle bir ifade de yer alıyor: “Kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufu altında bulunan ihtiyaç fazlası gelir, kaynak ve varlıklardan; Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmasına veya Şirket tarafından yönetilmesine karar verilenler.” Bunların neler olacağı, icraatla görülecek.

Devlet kaynağı ve devlet kuruluşu olmasına rağmen, Varlık Fonu’nun merkezi bütçeyi denetleyen Sayıştay tarafından denetlenmeyecek olması ise önemli bir eleştiri konusu. Türkiye Varlık Fonu ve bünyesinde kurulacak alt fonlar, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bağımsız denetime tabi olacak. Şirket, Varlık Fonu ve bu yasaya göre kurulan şirketler, alt fonlar, birçok vergiden de muaf.

Fonun harcama yapacağı yatırımlar arasında “mega projeler” de var. Türkiye ekonomisi için önemli bir kara delik tehdidi gibi duran, Kamu-Özel İşbirliği modeliyle icra edilen bu yatırımlar için yasanın genel gerekçesinde “Otoyollar, Kanal İstanbul, Üçüncü Köprü ve Havalimanı, Nükleer Santral gibi büyük altyapı projelerine kamu kesimi borcu artırılmadan finansman bulunacak” ifadesi yer alıyor. Aynı gerekçenin bir diğer alt başlığı da savunma sanayiinin geliştirilmesi ile ilgili. Buradan, Savunma Sanayi Fonu’nun da bu bünyeye alınabileceği anlaşılıyor.

Merkezi bütçenin dışında kalıp kamusal denetim dışına düşen bütçe ve fonlar öteden beri hem içeride hem de IMF, derecelendirme kuruluşları gibi dış kurumlara sorun oldu, bilinmezliklere ve şaibelere yol açtı. Tarih, Türkiye’yi 2001 krizine götüren, yakın zamanda komşu Yunanistan’ı derin bir krize düşüren etkenlerin başında kamu maliyesi yanlışları olduğu gibi acı derslerle dolu. Hatırlayan olacak mı?

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Already a Member? Sign in

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial
What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

Already a Member? Sign in

Turkey Briefing Turkey Briefing

Turkey Briefing

Top Turkey stories in your inbox each week

Trend Reports

Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman (4th R) attends a meeting with Chinese President Xi Jinping (3rd L) at the Great Hall of the People in Beijing on February 22, 2019. (Photo by HOW HWEE YOUNG / POOL / AFP) (Photo credit should read HOW HWEE YOUNG/AFP via Getty Images)
Premium

From roads to routers: The future of China-Middle East connectivity

A general view shows the solar plant in Uyayna, north of Riyadh, on March 29, 2018. - On March 27, Saudi announced a deal with Japan's SoftBank to build the world's biggest solar plant. (Photo by FAYEZ NURELDINE / AFP) (Photo credit should read FAYEZ NURELDINE/AFP via Getty Images)
Premium

Regulations on Middle East renewable energy industry starting to take shape

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial