Ana içeriğe atla

Mısır Tarihi Eserler Bakanlığı sizden telefon bekliyor

Mısır, tarihi mekânlarda yeni bir kullanım geliştirmeyi planlıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A picture taken on October 16, 2015 in Egyptian capital Cairo, shows the Baron Empain Palace, considered a unique architectural masterpiece and built by the Belgian industrialist, Baron Edouard Empain (1852-1929) who lived in Cairo and developed the East Cairo desert into the populated district known today as Heliopolis. The two-storey Cairo landmark, adorned with Hindu motives and figures, sitting on 2.5 hectares of prime real state land was completed in 1911. AFP PHOTO/ MOHAMED EL-SHAHED        (Photo cre

KAHİRE — Nakit sıkıntısı çeken Mısır, firavunlara mezarlarında takla attırabilecek bir para kazanma planı geliştirdi.

Turizm sektörünü canlandırmak ve yeni bir gelir kaynağı yaratmak için harekete geçen Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi 1 Kasım’dan itibaren arkeolojik alanların kapısını her türlü sosyal etkinliğe açmaya başlayacak. Bunlara düğünler, doğum günü kutlamaları da dâhil.

Hükümet nakit krizini Tarihi Eserler Bakanlığı’na bağlı ve “kendi kendini finanse eden” tarihi alanlarla aşmaya çalışıyor. Mısır’a yabancı turist akışı 2011 devriminden bu yana dibe vurmuş durumda. Yıllık gelirlerdeki düşüş yeni müze inşaatlarını da etkileyen bir noktaya geldi.

Mısır’ın arkeoloji sektörünün gelirleri, azalan turist sayısı yüzünden 2015-2016 mali yılında 146 milyon dolardan 31 milyon dolara düştü. 2010’da Mısır’ı ziyaret eden yaklaşık 14.7 milyon turist ülkede toplamda 147.4 milyon harcadı. 2015’te ise turist sayısı 9.3 milyona, ülkede harcanan para da 84.1 milyona düştü.

Bu durum, 20’yi aşkın müze inşaatı projesinin iptaline ya da ertelenmesine yol açtı ve bakanlıkları para getiren yeni projeler aramaya sevk etti. Ancak tarihi alanları kutlamalara açma fikri eserlerin zarar görebileceğinden endişelenen bazı kesimlerden doğal olarak tepki çekiyor.

Bakanlığın Mısır Arkeolojisi Daire Başkanı Mahmut Afifi ise Al-Monitor’a ellerinde mali kaynak sorununu çözecek “sihirli değnek” olmadığını, bir şeyler yapılması gerektiğini söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Bu nedenle yeni bir yol haritası oluşturduk. Kutlama düzenlenebilecek ve fotoğraf çekilebilecek arkeolojik alanları belirledik. Örneğin, Muhammed Ali’nin Manial Sarayı’nda, Baron Empain Sarayı’nda, Faruk Sarayı’nda ve Manastır Sarayı’nda her 300 konuk için 50 bin ila 60 bin Mısır lirası arasında bir fiyat belirlendi. Ahmet İbni Tulun Camii, Hâkim Bi-Emr Allah Camii, Muhammed Ali Camii, El Rifa Camii’nde ise ücretler 10 bin Mısır lirası olacak”.

Afifi bakanlığın diğer etkinlikler için belirlediği ücretleri de şöyle sıraladı:

  • Faal kazıların sürdüğü alanlarda çekim yapmak yabancılar için 788 dolar, Mısırlılar için 563 dolar.

  • En eski lahit ve mezarlarda fotoğraf çekmek hem yabancılar hem de Mısırlılar için 225 dolar. Tutankamon, Nefertari, I. Seti’nin mezarlarında fotoğraf çekmenin bedeli ise 5000 Mısır lirası olacak.

  • Camiler, kiliseler, manastırlar ya da hisar gibi herhangi bir arkeolojik alanda ya da mekânda belgesel yahut reklam filmi çekmenin süresi bir günle sınırlı olacak ve bir kamera kullanılacak. Bunun ücreti de yabancılar için 2300 dolar, Mısırlılar için de 900 dolar.

Tarihi mekânları, çevrelerini ve arkeolojik bölgeyi korumak için pek çok sınırlama da getirilecek. Bakanlık, etkinlik güzergâhlarından en az üç gün önce haberdar edilecek. Misafirlerin davranış ve güvenlik kurallarına uyma zorunluluğu olacak ve faaliyet saatleri Tarihi Eserler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından eş güdümlü olarak belirlenecek.

Bu ücretlerin yalnızca kira bedelini kapsadığını belirten Afifi mekânın dekorasyonu, gerekli mobilyalar, yemek ve seyyar tuvaletlerin temininin kiracıların sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

Tarihi Eserler Bakanlığı’na bağlı arkeolojik araştırma ve çalışmalar dairesi başkanı Abdulrahim Rihan da arkeolojik alanlarda yapılacak kutlamaların geleneksel olacağını ve hoparlör ila ışık efektleri kullanılmayacağını belirtti. Rihan Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bu tür donanımlar alanı olumsuz etkiliyor ve sergilerin kalitesini düşürüyor. Kutlamalar alanın saygınlığı ve kutsallığıyla uyumlu olmalı”.

Rihan’a göre uygun tedbirler alınırsa kutlamalar turistler için de daha cazip hâle gelebilir. Mısır’daki arkeolojik alanlar milyonlarca dolar harcamaya hazır uluslararası simaların lüks düğünlerine ev sahipliği yapabilir.

Rihan şöyle devam etti: “Benzer bir uygulama Kahire’deki Beyt El Sinnari ve Emir Taz Sarayı’nda da yapıldı ve başarılı oldu. Bu, tarihi alanların gerekli tedbirler alınarak tiyatro performanslarına, sinemalara, kültürel etkinliklere ve geleneksel kutlamalara ev sahipliği yapabileceğini gösteriyor”.

Yetkililer, iş adamlarının ve yatırımcıların tarihi alanların gelişimine destek olması için özel sektörü de projeye dâhil etmeyi umuyor. Proje sivil toplum ve çevredeki yerel halka da paylaşılarak bu bölgelerin onların da geçim kapısı olduğu ve daha iyi korunması gerektiği anlatılıyor.

Projenin en güçlü muhaliflerinden Mısır Meclisi’nin Tarihi Eserler Komisyonu üyesi Naşi El Dib ise Al-Monitor’a şöyle dedi: “Bu tür kutlamalar organize etmek Mısır’ın arkeolojik mirasına bir hakarettir. Tarihi Eserler Bakanlığı, partiler düzenlemek için 50 bin ila 60 bin lira arasında değişen ücretler belirlediğinde işler onların kontrolünden çıkar, tarihi eserlerde düzenlenecek etkinliklerin saygın ve medeni bir şekilde yapılmasını sağlayamaz. Partiye gelecek 300 kişinin davranışını kontrol edemez”

Tarihi Eserler Bakanlığı’nın tuvaletlerin temini gibi kutlamalar için gereken hazırlıkları misafirlere bırakmak yerine kendi yapması gerektiğini de belirten Dib şöyle devam etti: “Her etkinlik organizatörünün kendi tuvaletlerini getireceğini düşünmek mantıksız. Niçin buna zahmet etsinler ki?”

Projenin kalıcı değil geçici bir çözüm olduğunu da belirten Dib ülkeye yabancı turistleri tekrar çekmek için yoğun reklam kampanyaları düzenlenmesi ve tatil paketleri hazırlanması gerektiğini söyledi. Dib sözlerini şöyle noktaladı: “Asıl sorun burada yatıyor. Bizim dünyaya Mısır’ın güvenli bir ülke olduğunu anlatmamız lazım”.

More from Rami Galal

Recommended Articles