Ana içeriğe atla

Erdoğan’ın mülteci oyunu toplumu geriyor

Türkiye’de sayıları 2.7 milyonu bulan Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi önerisi Erdoğan’ın siyasi hesaplarına bağlanıyor.

Syrian refugees stroll at a refugee camp in Osmaniye, Turkey, May 17, 2016. REUTERS/Umit Bektas                           - RTSF6J7

Türkiye, kamuoyunu şaşırtmayı seven Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verileceğine dair açıklamasıyla bomba gibi bir gündeme yuvarlandı. Suriye politikasının bedelini ödemeye başlayan ülkenin milliyetçi damarları hemen kabardı. Vatandaşlık vaadine ırkçılığa varan tepkiler verildi. Özellikle sosyal medyada nefret söylemi tavan yaptı.

Ne oldu da Avrupa’ya "Alnımızda enayi yazmıyor, mültecileri otobüslere doldurur Avrupa'ya göndeririz" diye şantaj yapan Erdoğan birden bire milyonlarca sığınmacıyı vatandaş yapmaya karar verdi?

Daha önce Kafkasya ve Balkanlar’dan gelen akraba topluluklara vatandaşlık vermekten kaçınan iktidar neden birden bire çok daha büyük bir kitleye yeşil ışık yaktı?

Doğrusu sığınmacılar için yapılabilecek ilk iyilik, onlara mülteci statüsü tanımaktır. Malum Türkiye 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne imza atarken Avrupa ülkeleri hariç dışarıdan gelenlere mülteci statüsü vermeyeceği şartını koşmuştu. Bu nedenle Ankara diğer coğrafyalardan gelenlerle ilgili sadece ‘geçici koruma’ sorumluluğunu üstleniyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish