Ana içeriğe atla

Anayasanın ardından Suriyeli Kürtler için sırada ne var?

Kürtler Suriye muhalefetinden gelen itirazlara rağmen kuzey Suriye’de federasyon ilan ederken Suriye Demokratik Güçleri de Membic’i kurtarma operasyonunu tamamlamak üzere. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Bureau members of a preparatory conference to announce a federal system discuss a "Democratic Federal System for Rojava - Northern Syria" in the Kurdish-controlled town of Rmeilan, Hasaka province, Syria March 16, 2016. REUTERS/Rodi Said - RTSARA8

GAZİANTEP, Türkiye — Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi Kurucu Meclisi’ne bağlı düzenleyici komite, Suriye’deki Kürt bölgelerinde anayasa işlevi görecek 85 maddelik “toplumsal sözleşmeyi” onayladı.

Kurucu Meclis taslağı incelemek için 27-28 Haziran tarihlerinde Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan Haseke vilayetinin kırsalındaki El Malikiye’de (Kürtçesi Derik) bir araya geldi. Toplantıda yapılan son değişikliklerin ardından anayasa onaylanarak kabul edildi.

Suriyeli Kürtler Haseke’deki Rimelan’da mart 2016’da düzenledikleri konferansta kendi kontrolündeki bölgelerde federal sistem ilan etmişlerdi. Kurucu Meclis tarafından seçilen 31 üyeli düzenleyici komite de Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi’nin anayasasını hayata geçirmekle görevlendirilmişti.

“Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi” üç isim arasından seçildi. Diğer iki seçenek “Marbo Beth Nahrin” ve “Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi” idi. Düzenleyici komite üyeleri geçmişteki açıklamalarında Kurucu Meclis’in İsviçre modeline dayandığını belirtmişlerdi.

Basında çıkan kimi yorumlara göre Kürtler anayasa taslağının hazırlanması ve onaylanmasında çok aceleci davrandı. Suriye halkı henüz Suriye devletinin müstakbel yapısı üzerinde uzlaşıya varmamış olmasına rağmen taslağın 5’inci maddesi federasyonun kendisine ait bir bayrağının olmasını, 66’ncı maddesi de yabancı ülkelerle diplomatik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Yaygın kaygılara göre federasyon ilanı Suriye’yi bölecek bir projenin başlangıcı olacak. Zira federasyonu kuran Kürtler ve Kürt özerk yönetimi Suriyeliler tarafından düşman addediliyor.

Taslağın 76’ncı maddesi ise genç Kürt erkeklerinin Suriye Demokratik Güçleri’ne katılımını öngörüyor. Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi Kurucu Meclisi Eş Başkanı Mansur Sallum bu konuda Al-Monitor’a şöyle dedi: “Askerlik, güvenli bir ülkede yaşamak isteyen her erkeğin görevidir. Pek çok düşmanımız var, İslam Devleti’yle (İD) mücadele ediyoruz. Vatanımızı güvence altına almak istiyorsak savunmak zorundayız. Biz başka ülkeleri işgal için askeri operasyonlar düzenlemiyoruz, savaş arayışında değiliz. Tek isteğimiz eğitim ve kültüre dayalı bir devlet inşa etmek.”

Kürt Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim ise 3 Temmuz’da El Hayat’a Rojava federasyonunu kurma fikrinden vazgeçmeyeceklerini, Suriye’nin kuzeyindeki bölgeleri (Cezire’nin Kürt bölgeleri) er ya da geç Halep kırsalındaki Afrin’le birleştireceklerini söyledi. Suriye Demokratik Konseyi Eş Başkanı İlham Ahmet de aynı gazeteye “Süper güçler, İD’in yenilmesinde önemli rol oynayan bizim gibi öncü bir güce engel olmazlar.” diye konuştu.

Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Enes El Abda ise martta federasyon ilanını ve anayasayı tanımadıklarını açıklayarak emrivaki ve tek taraflı olarak tanımladığı bu eylemin yok hükmünde olduğunu belirtmişti.

Onaylanan anayasa dört bölüm ve 11 başlıktan oluşuyor ve girişinde şöyle deniyor: “Biz Rojava halkı olarak -- Kürtler, Araplar, Süryaniler, Türkmenler, Ermeniler, Çeçenler, Çerkezler, Müslümanlar, Hristiyanlar, Ezidiler ve muhtelif diğerleri -- ulus devletin halkımıza getirdiği sorunları, derin krizleri ve trajedileri biliyoruz.”

Sallum, federasyonunun ulus devlete mesafe koymasını ulus devletlerin başarısız oluşuyla açıkladı. Ulus devlet yönetimlerinin dışlama, ötekileştirme ve otoriterlik anlayışını yerleştirdiğini, yurttaşların demokratik ve çoğulcu toplumlar kurmasını engellediğini belirten Sallum şöyle devam etti: “Federalizm sadece Kürtleri değil, bölgenin tüm unsurlarını temsil ediyor.”

Cezire Kantonu Yürütme Konseyi eski başkanı Ekrem Hasso ise 3 Temmuz’da Facebook sayfasında şunları yazdı: “Anayasa, federasyonun ulus devletten uzak durması gerektiğini söylüyorsa ulusal kimlikleri niçin sıralıyor?”

Giriş bölümünde dini çeşitliliğe bir atıf olarak ‘Ana Tanrıça kültürü’nden söz edilen sözleşmede havariler ve peygamberlerin insani ve ahlaki değerlerinin temel alındığı belirtiliyor. Sallum da buna dikkat çekerek şöyle diyor: “Bireylerin ve toplumun hiçbir zorlama olmadan dinlerini özgürce seçebilecekleri demokratik bir toplum kurmak istiyoruz. Laik bir toplumun inşasına inanıyoruz.”

Suriyeli muhalif Muhammed Habaş ise 4 Temmuz’da All4Syria haber sitesine yaptığı açıklamada anayasadaki ‘Ana Tanrıça’ atfını eleştirerek bunun Kürt halkı için önem taşımayan bir mitten ibaret olduğunu söyledi. Habaş’a göre insan hakları ve yasalara ilişkin temel bir metne böyle bir simgenin eklenmesi, zaten etnik ve mezhepsel çatışmalara gömülmüş bir bölgede dini kutuplaşmayı daha da artırır.

Referandumun ardından federasyonun başkenti olarak Kamışlı seçildi. Referandumun “şeffaf” bir şekilde gerçekleştirildiğini belirten Sallum Kamışlı’nın farklı kültürlere ev sahipliği yapan tarihi bir kent olduğu için seçildiğini anlattı. Sallum federasyonun milliyetçi olmayan, coğrafi toplumsal temele oturacağını da ekledi.

Kurucu Meclis’in diyaloğa açık olduğunu belirten Sallum, haklı gerekçeleri olduğu takdirde bu projeyi reddeden ya da itiraz eden kesimlerle bile görüşebileceklerini söyledi.

Anayasada birçok konu doğrudan ele alınıyor: 15’inci maddede kadın hakları, 16’ncı maddede toplumsal özgürlükler ve haklar, 17’nci maddede yaşam hakkı ve idam cezasına son verilmesi, 21’inci maddede insan haysiyetinin korunması ile fiziksel ve psikolojik işkencenin engellenmesi ve 40’ıncı maddede ücretsiz eğitim güvence altına alınıyor.

Suriyeli muhalif ve avukat Gazvan Kronfol ise metni Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Anayasa, Rojava denen bölgede tüm etnik unsurların haklarına saygı gösterilmesine ilişkin ifadeler içeriyor. Sorun metinde ya da sözcük seçiminde değil, bu ifadelere riayet edilmemesinde. Bu, metnin yazıldığı koşullar, metni hazırlayan iradenin meşruiyeti ve bu iradenin tüm etnik unsurları temsil etme iddiasının meşruiyeti gibi konularla ilgili bir sorun. Bu metinler, dayatma ve silahlı baskı olmaksızın halkın özgür iradesini mi yansıtıyor yoksa fırsattan istifadeyle aşırı güç ele geçiren, bu gücü kullanarak işlerine gelen metinleri hazırlayan bazı kesimlerin tercihlerini mi?”

Federalizmin illa da kötü bir seçenek olmadığını ve birçok etnik sorun için ideal ve işlevsel bir çözüm olabileceğini belirten Kronfol şöyle devam etti: “Ancak bu, nesnel koşullar gerektiren bir şey. Benim bakış açıma göre böyle bir şey ulusal düzeyde kabul edilip onaylanmalı. Federalizm çoğunluk ya da aşırı güç sahibi bir grup tarafından getirilen bir çözüm değil, temel teşkil edebilecek ulusal bir tercih olmalı ve ulusal mutabakata dayanmalı. Ancak ulusal uzlaşıya dayanan kararlar kalıcı olur çünkü toplumun tüm bileşenleri için en iyi çözümü ve herkesin haklarına, tercihlerine ve iradesine saygıyı yansıtır.”

Suriye’deki başka kesimler de Kürtlerin federalizm ilanını henüz sindirmiş değil. Kürt federasyonu hâlâ ülkeyi bölme girişimi olarak görülüyor. Ancak hem rejim hem de muhalefet federal sistemi reddetse de Kürtler federasyonlarını kurma çabalarını siyasi ve askeri düzeylerde sürdürmeye kararlılar.

More from Sardar Mullah Darwish

Recommended Articles