Ana içeriğe atla

Kürt sorunu hayvancılığı nasıl vurdu?

Türkiye’nin canlı hayvan ve et üretiminde büyük paya sahip Doğu ve Güneydoğu’daki terör nedeniyle hayvancılık bitme noktasında. Hükümet sorunu canlı Buffalo ithalatıyla çözmeye karar verdi. Peki, halk Buffalo etini sevecek mi?
RTR1UZFB.jpg

Geçmiş yıllarda dünyada gıda konusunda kendi kendisine yeten ve gıda maddesi ihracatından önemli gelir elde eden Türkiye son yıllarda tarım ve hayvancılıkta “net ithalatçı” konumuna geldi. Bunda tarım ve hayvancılığa sağlanan devlet destekleri ve sübvansiyonların AKP hükümetleri döneminde azaltılması etkili olurken, et, süt, tarımsal üretimde faaliyet gösteren devlet işletmelerinin özelleştirilerek satılması da diğer boyutu oluşturdu.

Özellikle etteki sıkıntılar ve astronomik şekilde artan fiyatlar nüfusun geniş kesimini oluşturan dar gelirli halkı et tüketemez hale getirdi. Et ya da canlı hayvan ithalatı soruna çözüm olamadı. Türkiye’nin büyük ve küçükbaş hayvan üretimi ile besicilikte en büyük paya ve kapasiteye sahip Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde artan terör bu alandaki krizi daha da büyüttü.

Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Özden Güngör son 12 yılda tarıma ve hayvancılığa sağlanan desteklerin 70 milyar lira olmasına karşılık, tarımsal ve hayvansal ürünlere ve gıda ithalatına ödenen paranın 320 milyar lira olduğunu açıkladı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise Türkiye’nin büyük ve küçükbaş hayvan varlığının büyük bölümünün Doğu ve Güneydoğu’da bulunduğunu belirterek, “toplam koyun sayısının yüzde 46.3’ü, keçi sayısının yüzde 36.8’i, sığır sayısının yüzde 28.4’ü, manda sayısının yüzde 23.2’si Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde” diyor.

Ancak bu bölgede gittikçe ağırlaşan terör ve saldırılar, askeri operasyonlar, sokağa çıkma yasakları nedeniyle kentlerden ve kırsal kesimden yüz binlerce kişi göç etti. Hayvanların yaylalara, meralara, otlaklara götürülmesi giriş-çıkışa yasaklanan bölgeler ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle olanaksız hale geldi. Bölgedeki binlerce üretici hayvanlarını satmak ya da hayvancılığı bırakmak zorunda kaldı. Bu gelişmeler, Doğu ve Güneydoğu’da hayvancılığı bitme noktasına getirirken, et üretimi ve canlı hayvan besiciliğinde açıkları büyüttü. 100 binin üzerinde üretici ve besici tarlalarını, köylerini, hayvanlarını yetiştirdikleri yaylaları terk etmek mecburiyetinde kalınca şehirlere, daha güvenli bölgelere göç etti.

Terörün etkisiyle duran hayvancılık ve et üretimi Türkiye’de kırmızı et tüketimindeki talebin karşılanamaması olağanüstü fiyat artışlarını gündeme getirdi. Son bir yılda et fiyatları yüzde 25’in üzerinde artarken Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ette “tavan fiyat” uygulamasına geçme kararı aldı.

Gerek tavan fiyat uygulaması gerekse kırmızı et ithalatından beklenen sonuç alınamayınca daha önce yapıldığı gibi yeniden canlı hayvan ithalatı kararı alındı. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı ve AKP genel başkanlığını bırakma kararı öncesinde imza attığı son Bakanlar Kurulu kararlarından birisi canlı hayvan ithalatına onay oldu. Kısa süre önce alınan Bakanlar Kurulu kararıyla yılsonuna kadar toplam 570 bin büyük ve küçükbaş hayvan ithal edilecek.

Bakanlar Kurulu kamu kuruluşlarına “sıfır gümrük vergisi” ile 400 bin besilik, 150 bin damızlık sığır ve 20 bin de koyun ve keçi ithal etme izni verirken dikkat çeken ilginç nokta Buffalo ithalatının da serbest bırakılması. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Et ve Süt Kurumu (ESK), Sumatra ve Cava adalarından Bibos ve Poephagus türü sığır, Afrika ülkelerinden de Buffalo cinsi sığır ithal edecek.

Önceki yıllarda Türkiye’ye kaçak yollardan giren tonlarca Buffalo etinin yakalanması tartışma yaratmıştı. O dönemde, Uruguay’dan ithal edilen binlerce Angus sığırı halkın damak tadına hitap etmeyince kasaplarda ve marketlerde “yerli et” etiketiyle satılmaya çalışıldıysa da beğenilmedi.

Yaklaşan Kurban Bayramı’nda ithal canlı hayvanların kurban olarak kesilmesinin dini açıdan helal olup olmadığı tartışmalarının da yeniden alevlenmesi bekleniyor. Önceki dönemde ithal kurbanlıklar için “Koyun ve sığırın Müslümanı olur mu?” tartışmaları yaşanmış ithal sığır ve koyunların domuzlarla birlikte aynı ahırları paylaştığı gerekçesiyle İslami açıdan makbul sayılmayacağı görüşü savunulmuştu.

Tarım Bakanı Faruk Çelik et fiyatlarının düşürülmesi için canlı hayvan ve et ithalatının sürdürüleceğini söylerken listeye dâhil edilen Afrikalı Buffalo’ların hangi bölge ve şehirlerde besleneceği şimdilik bilinmiyor. Damızlık Buffalo’ların ise hangi bölgelere dağıtılacağı ve yerli üretimin nasıl gerçekleştirileceği belirsiz. Ancak asıl merak edilen Uruguaylı Angusları sevmeyen Türkiyeli et tüketicilerinin terör yüzünden yemeye mecbur kalacakları Buffalo etiyle aralarının nasıl olacağı.

More from Zulfikar Dogan