Ana içeriğe atla

Tuzhurmatu: Şii-Sünni savaşının yeni sahnesi mi?

Irak’ın Tuzhurmatu kasabası bir süre önce çatışmalara sahne oldu. Çatışmanın bir tarafı Şii milis örgütü Heşdi Şabi, diğer tarafı ise Kürt yönetimine bağlı peşmerge güçleri. İlk bakışta lokal bir çatışma gibi görünüyor. Ancak olayların perde arkasında Şii-Sünni güç savaşı olduğu görülüyor.
RTX2BGA2.jpg

Irak’ın Kerkük vilayetinin güneydoğusundaki Tuzhurmatu kasabası son aylardaki gerginliğe rağmen sakin günler geçiriyordu. Sükunet 23 Nisan gecesine kadar sürdü. İlçe merkezinde meydana gelen bir patlama bir tarafı Şii milislerin oluşturduğu Heşdi Şabi grubu ile Kürt güçlerini karşı karşıya getirdi. İddiaya göre, Heşdi Şabi grubuna mensup bir kişi, ilçenin tanınan isimlerinden Goran Gewher’in evine el bombası attı. Kürt asıllı Gewher’in korumalarının karşılık vermesi üzerine çatışmalar başladı.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ilçeye takviye güç gönderdi. Ablukaya alınan ilçede üç gün süren çatışmalar tarafların anlaşmasının ardından sona erdi. Çatışmalarda Kürt güçleri altı, Heşdi Şabi milisleri 30’u aşkın kayıp verdi. Varılan anlaşma uyarınca taraflar ilçedeki güçlerini çekme kararı aldı. Görünüş itibariyle lokal bir çatışma ama gerçekten öyle mi?

Nüfusu yaklaşık 60 bin civarında olan ilçede, Sünni ve Şii inancına mensup Kürt, Arap ve Türkmenler yaşıyor. Tuzhurmatu Irak’taki ihtilaflı olarak adlandırılan bölgeler arasında. Yani hem Kürt yönteminin hem merkezi hükümetinin üzerinde hak iddia ettiği ve statülerinin nüfus sayımı ve referandumla belirlenmesi kararlaştırılan bölgeler arasında. Ancak IŞİD’in 2014 yılında Tuzhurmatu yakınlarına kadar gelmesi üzerine Kürt güçleri harekete geçerek ilçenin kontrolünü ele aldı. Bölgeye ilgi duyan sadece Kürtler değildi. Bir süre sonra Şii milis gücü Haşdi Şabi de bölgeye gelince tansiyon yükselmeye başladı.

Peki Haşdi Şabi nedir? Irak Şiileri için en yetkili fetva makamında olan Ayetullah Ali Sistani’nin IŞİD'e karşı verdiği savaş fetvasından sonra Irak'ın güneyindeki Şii aşiretler Haşdi Şabi adıyla bir milis gücü oluşturdu. Şimdi bu güç Tuzhurmatu’da ve ilçeyi kontrol etmek istiyor. İlçede bulunan silahlı güçlerin bir tarafı Şii Arap Haşdi Şabi, diğer tarafı ise Sünni Kürt peşmergeler. Gerilim Kasım ayında çatışmaya dönüştü. Ölenlerin olduğu çatışma sağlanan ateşkes ve anlaşmayla sona erdi. Ateşkesi ise İran’ın sağladığı iddia edildi.

İşte bu iddia Tuzhurmatu’daki son çatışmaların da perde arkasına ışık tutuyor. Haşdi Şabi her ne kadar Şii aşiretler tarafından kurulsa da arka planda İran’ın olduğuna kuşku yok. Tuzhurmatu’da yaşanan olaylar da, lokal gibi görünse de yüz yıllardır süren Şii-Sünni çatışmasının yansıması.

Bu görüşe, bölgeyi iyi bilen Profesör Cabbar Kadir de katılıyor. Modern Kürt tarihi profesörü olan Kadir Süleymaniye, Selahattin, Musul, Amsterdam ve Cihan üniversitelerinde akademisyenlik yaptı. IKBY Eski Başbakanlarından Berham Salih’e danışmanlık da yapan Kadir son çatışmaları Al-Monitor’a değerlendirdi. Şii Arapların, Diyala bölgesi ve Kerkük’ün bir kısmını Sünni Arap ve Kürtlerden temizleme projesi olduğuna dikkat çeken Kadir bu projenin İran için çok önemli olduğunu vurguladı. Kadir şöyle konuştu: “Bu proje onlar için çok önemlidir çünkü bölge İran sınırı üzerindedir. İran ve Bağdat’ın birlikte etkili olduğu bölgeler, Xanekin, Kelar, Kıfri, Hurmatu. Şii bloku dedikleri bölge İran’dan başlıyor Irak’tan geçiyor, oradan Suriye’deki Şiilere ve Lübnan Hizbullah’ına ulaşıyor. Bağdat’a giden en kestirme yol Diyala’dan geçiyor, Hurmatu Diyala için önemlidir. Ancak asıl mesele Hurmatu değil Kerkük’tür. Hurmatu’da başarı elde ederlerse ve orada kendilerine bir mevzi kazanabilirlerse o zaman Dakuk’a doğru ve Tazehurmatu'ya doğru gider. Tazehurmatu’da zaten güçleri bulunuyor. Projeleri bu hat üzerinedir. Hatta bazı yerlerde Şii Türkmenler yaşıyor. Proje Şii projesidir. Şii Araplar yapamıyor, Türkmen Şiiler yoluyla yapmaya çalışıyorlar. Tarihi kompleksleri var Türkmenlerin. Şii Türkmenler İran desteğini arkalarına alarak Kürtleri geriletmeyi istiyor.”

Tuzhurmatu’da yaşanan olayların Orta Doğu’daki Sünni ve Şii cephenin Kürt bölgesindeki yansıması olduğunu savunan Kadir bölgedeki gerilimin son bulmayacağını düşünüyor. Kadir, “KDP Türkiye ile ilişki ve ittifak içindedir. Öbür yandan YNK İran ile ilişki içindedir. İran komutanlarının orada öldürüldüğü söyleniyor. Evet gönüllü oldukları söylenebilir ama bu İran’ın Kürt bölgesinde ve özellikle tartışmalı bölgeler üzerinde iktidarını artırmasıdır. (Tuzhurmatu’daki) O anlaşma yürümez. Haşdi Şabi tek bir yapı değil, onlarca grup ve militan var. Her grubun kendi lideri var. Her grup kendi liderini dinler, başkasını dinlemez. Kürtlerin temsilcileri anlaşma yapsa da kimle konuşacaklarını bilmiyor. Mesela peşmerge güçlerini tek sorumlusu var. Onlar karar aldığında tüm peşmerge güçleri bu karara uyuyor. Haşdi Şabi tarafından böyle değil. Konuşurken barıştan bahsediyorlar ama aşağıya verilen emirler sorun çıkarma yönündedir. Ben onların gerçekten, gönülden anlaşma imzalayacaklarına ve uyacaklarına inanmıyorum” diye konuştu.

Orta Doğu ve Kürtler konusunda araştırmalar yapan akademisyen Mehmet Alkış’a göre de Tuzhurmatu’da yaşanan gerginlikler lokal bir çatışmanın ötesinde anlam taşıyor. Tuzhurmatu’nun Kerkük’ün geleceğinin belirlenmesinde önemli olduğunu belirten Alkış Haşdi Şabi’nin arkasında İran’ın olduğuna inanıyor. Al-Monitor’a konuşan Alkış “İddiaya göre Kasım Süleymani (İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı) anlaşmadan önce Haşdi Şabi komutanlarıyla bir görüşme yaptı. Bu da gösteriyor ki İran’ın etkisi bu mesele üzerinde vardır. İran siyaseti Kürtlerin lehine değildir. Kürtler Sünni’dir İran Şii siyasetini yürütüyor. Şimdiye kadar bu siyasetin hiçbir avantajı olmamıştır Kürtler için. Geçen yaz bile gördük, başkanlık krizi sırasında İran’ın Kürt partileri üzerinde etkisi vardı. Özellikle Goran üzerinde etkisi oldu. Mesut Barzani’nin devam etmesini istemedi. (...) Sorunlu bir ortam olması İran için daha iyidir, İran buna göre siyasetini yürütüyor. Hurmatu savaşı bu siyasetin bir parçasıdır” şeklinde konuştu.

Alkış, bölgede yaşanacak gelişmeler ışığında yeni gerginlikler beklediğini ifade ederek “Yakında bağımsızlık referandumu yapılacak. İran bunu sabote etmeye çalışıyor. Kürtlerin bölgede güçlenmesini, aktör olmasını istemiyor. İran bu meseleyi sabote edecek, kendini bu işin içine sokacak. Ya Erbil’de ya Süleymaniye’de ya Soran bölgesinde sabote edecek. Belki Tuzhurmatu’da bir şeyler olacak. Yeni çatışmalar olabilir Haşdi Şabi ve Kürtler arasında” dedi.

Tuzhurmatu’daki çatışmaların ardından varılan anlaşma uyarınca ilçeye gelen güçlerin tamamı çekilecek. İran’ın anlaşma için Haşdi Şabi’ye baskı yaptığı iddia ediliyor. Nedeni ise bölgede yaşanacak bir çatışmanın Kürtlerin lehine sonuçlanabileceği endişesi. Bu da İran’ın çıkarlarına hizmet etmiyor. Hayat şimdilik normale döndü. Ancak İran’ın Sünni eksene karşı Şii eksen kurma siyaseti nedeniyle, Irak her an yeni çatışmalara sahne olabilir.

More from Mahmut Bozarslan

Recommended Articles