Ana içeriğe atla

İsrail’e göçler Yemen’deki Yahudi toplumunu eritti

Yemenli Yahudilerin İsrail’e göç etmesiyle Yemen’deki dinsel çeşitlilik soluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
RTXDTE5.jpg

ADEN, Yemen — İsrail’in geçen ay 19 Yahudi’yi gizlice Yemen’den çıkarması, Yemen basını ve kamuoyunda Yemenli Yahudilerin dalgalar hâlinde anayurtlarından yeni vatan İsrail’e göçünü tartışma konusu yaptı. Yemen’i sarsan siyasi çatışma dahi ülkedeki Yahudi varlığıyla ilişkilendirilirdi. Ancak marttaki Yahudi göçü hem Yemen kamuoyunda hem siyasette özellikle kızgınlık yarattı. Birçok Yemenliye göre bu adım, Yahudilerin Filistin’e yerleştirilmesinde “ilan edilmiş bir suç ortaklığı” idi. Başkent Sana’yı kontrol eden Husilerin Yahudilerin ülkeden ayrılışına kolaylık gösterilmesini isteyen Yahudi Ajansı’nın bu talebine olumlu yaklaşması birçok Yemenliden tepki topladı.

Yahudilerin İsrail’e göçü yıllar boyu sorunsuz devam etmiş olsa da pek çok insan bu süreci karanlık işlerle ilişkilendiriyor. Yapılan anlaşmaların bazıları biliniyor ama bazıları hâlâ gizemini koruyor. Yemenli araştırmacı Nebil El Bekiri’ye göre Yemen hükümetlerinin bu konuda gizli anlaşmalar yapmış olması ihtimal dışı değil.

Al-Monitor’a konuşan Bekiri, Yahudi göçünün Yemen’deki monarşi yanlısı yöneticiler ile Siyonistler arasında bir nevi yakınlık yarattığını, bu durumun özellikle 1949-1950’de 50 bin civarında Yahudi’nin göçüne yeşil ışık yakılmasıyla belirginleştiğini kaydetti. Bekiri’ye göre İsrail bu yakınlığı unutmadı ve Mısır Cemal Abdül Nasır döneminde cumhuriyetçilere destek verince onlara karşı savaşan monarşi yanlılarına uçak desteği gönderdi.

Yemenli Yahudilere yönelik tutumların konunun önemini yansıttığını belirten Bekiri, uluslararası toplumun tanıdığı Yemen hükümetine karşı bir yılı aşkındır savaşan Husilerin de Yahudilerin göçüne kolaylık gösterdiğine dikkat çekti. Bekiri’ye göre Husiler bu tutumlarıyla uluslararası toplumla ilişki geliştirmeyi ve Cumhurbaşkanı Abid Rabbo Mansur Hadi’ye bağlı kurumlara destek olarak Suudi öncülüğünde yürütülen harekâttan kurtulmayı amaçlıyor.

Bekiri’ye göre Şii bir azınlık olan Husiler konusunda bölgede kafa karışıklığı sürse de ABD ve İsrail’in desteği aşikâr görünüyor. Bu durum, Husilerin geçen ayki Sihirli Halı-2 operasyonu için iletişim kanalları kurmasını da açıklıyor.

Yemenli Yahudiler 1882’de göç etmeye başladı. Tarihsel kaynaklara göre 150 göçmen “meşakkatli” bir yolculuğun ardından o yıl Kudüs’e ulaştı. 1907-1909 yıllarında ise kuzey Yemen’den kitlesel bir göç dalgası oldu.

1948’de başlayan ve iki yıl boyunca Yemen’in farklı bölgelerinden binlerce Yahudi’nin gidişini sağlayan Sihirli Halı Operasyonu toplu Yahudi göçlerinde en ünlü operasyon oldu. O yıllarda Yemen’in başında bulunan İmam Ahmed Bin Humaid El Din’in Yahudilerin göçüne para karşılığı onay verdiği söylenir. Giden Yahudilerin mülkleri de İmamet yönetimine bırakıldı. Bu operasyonla 52 bin civarında Yahudi Tel Aviv’e taşındı.

Yemenli Yahudilerin göçü 1990’larda yeniden gündeme geldi. Ali Abdullah Salih’in cumhurbaşkanı olduğu 1992-1995 yıllarında yaklaşık 800 Yahudi’ye İsrail’e göç izni verildi.

Yahudi Ajansı’na göre kuzey Yemen’in Sada bölgesinde hükümet güçleriyle Husiler arasında çatışmaların patlak vermesinin ardından Yahudilere yönelik saldırılar arttı ve son yıllarda 200 Yemenli Yahudi ülkeden ayrıldı. İran destekli bu Şii grubunun kuzey Yemen’de ortaya çıkmasıyla Yahudi azınlığa karşı nefret kampanyası başladı. 2007’de Sada’daki Yahudiler Sana’ya sürüldü. Yahudi köylerinde dağıtılan el ilanlarıyla Yahudilere birkaç gün içinde gitmeleri, aksi hâlde öldürülecekleri söylendi.

Yemen’de emniyet teşkilatının yavaş işleyişi de Yahudi toplumunun kaygılarını artırdı. Yahudiler konusunda uzmanlaşan Yemenli gazeteci Fuad El Alavi, Yahudilerin zaten her alanda ciddi şekilde dışlandığını, Husilerin tahrikleriyle bu durumun daha da kötü bir hâl aldığını vurguladı.

Yemenli Yahudilerin devletten hiçbir ilgi görmediğini, tüm iktidarlar tarafından dışlandığını belirten Alavi devletin tek yaptığının “Husilerin kalesi Sada’dan sürülen Yahudilere ev vermek ve böylece ülkedeki kimi hayır kuruluşlarından yardım gelmesini sağlamak” olduğunu söyledi.

Yahudilerin eğitim alanında da ayrımcılığa uğradığını söyleyen Alavi şöyle devam etti: “Yahudiler devlet işlerinde çalışma hakkından da mahrum bırakıldı. Son yıllarda Yahudilerin katlini vacip gören ve onların bu ülkede var olma hakkını tanımayan bir grubun ortaya çıkması bu mağduriyetleri iyice artırdı.” Dolayısıyla Yemen’den ayrılmak Yahudiler için var olmak, eğitim almak ve yitirdikleri yurttaşlık haklarına kavuşmak için tek çözüm hâline geldi.

Al-Monitor’a konuşan Alavi, görüştüğü bazı Yemenli Yahudilerin “İsrail’de mutlu olmadıklarını, kendilerini yabancı hissettiklerini” anlattığını aktardı.

Yemenli Yahudilerin muhafazakâr ve dindar yapısına dikkat çeken Alavi “İsrail’deki özgürleşme ortamında onların dindar olması zor.” dedi. Gazeteciye göre bu insanlar, dindarlıklarını yaşamak ve içinde yetiştikleri gelenekleri korumak için Yemen’i en uygun ülke olarak görüyor ve anavatanlarında kalmak istiyor.

Yemenli Yahudilerin İsrail’e göçünde başka etmenler de etkili oluyor. Bunların başında dini duygular geliyor. Birçok Yahudi Vadedilmiş Topraklar’ı görmek ve orada ölmek istiyor. Bazısı da Mesih’in gelişinin yakın olduğuna inanıyor ve kurtuluş sırasında Vadedilmiş Topraklar’da olmak istiyor.

İkinci etmen ise ekonomik. Göç eden Yahudiler Yemen’i vuran kuraklıktan kaçmak, düzgün bir yaşam standardına kavuşmak istedi. Bu, İsrail’in de işine geldi. Filistinli işçilerin yerine genelde tarım ve el zanaatlarıyla uğraşan Yemenli göçmenler kondu.

Göçler Yemen’deki Yahudi topluluğunu eritti ve bugün geriye bir avuç insan kaldı. Görünen o ki Yemen’de de çoğu Arap ülkesinde yaşanan şey yaşanacak ve Yahudi azınlık tamamen yok olacak. Böylece Yahudilerin önemli bir unsur olduğu Yemen’deki dini çeşitlilikte bir devir kapanmış olacak.

Yemenli gazeteci Ashraf al-Falahi, Arap dergi ve internet siteleri için siyasi, toplumsal ve kültürel konularda yazılar yazıyor. Ayrıca Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın internet dergisi Sada’ya katkıda bulunuyor ve Londra merkezli Arabi 21’in Yemen muhabirliğini yürütüyor.